{
  "version": "https://jsonfeed.org/version/1",
  "user_comment": "I support your decision, I believe in change and hope you find just what it is that you are looking for. If your heart is free, the ground you stand on is liberated territory. Defend it. This feed allows you to read the posts from this site in any feed reader that supports the JSON Feed format. To add this feed to your reader, copy the following URL — https://crimethinc.com/feed.json — and add it your reader. For more info on this format: https://jsonfeed.org",
  "title": "CrimethInc.",
  "description": "CrimethInc. ex-Workers’ Collective: Your ticket to a world free of charge",
  "home_page_url": "https://crimethinc.com",
  "feed_url": "https://crimethinc.com/feed/tr.json",
  "next_url": "https://crimethinc.com/feed/tr.json?page=2",
  "icon": "https://crimethinc.com/assets/icons/icon-600x600-29557d753a75cfd06b42bb2f162a925bb02e0cc3d92c61bed42718abba58775f.png",
  "favicon": "https://crimethinc.com/assets/icons/icon-70x70-09272eec03e5a3309fe3d4a6a612dc4a96b64ee3decbcad924e02c28ded9484e.png",
  "author": {
    "name": "CrimethInc. Ex-Workers Collective",
    "url": "https://crimethinc.com",
    "avatar": "https://crimethinc.com/assets/icons/icon-600x600-29557d753a75cfd06b42bb2f162a925bb02e0cc3d92c61bed42718abba58775f.png"
  },
  "items": [
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2026/01/07/ic-ve-dis-dusmanlarin-kusatmasi-altinda-irandaki-protestolar",
      "url": "https://crimethinc.com/2026/01/07/ic-ve-dis-dusmanlarin-kusatmasi-altinda-irandaki-protestolar",
      "title": "İç ve dış düşmanların kuşatması altında İran’daki protestolar",
      "summary": "Aşağıdaki rapor, Paris merkezli bağımsız, solcu ve feminist bir kolektif olan Roja tarafından kaleme alınmıştır. ",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/header.jpg",
      "date_published": "2026-01-07T05:33:59Z",
      "date_modified": "2026-05-14T16:21:26Z",
      "tags": [
        "Iran",
        "resistance",
        "Kurdistan",
        "Syria",
        "Trump",
        "israel"
      ],
      "content_html": "<p>Aşağıdaki rapor, Paris merkezli bağımsız, solcu ve feminist bir kolektif olan Roja tarafından kaleme alınmıştır. 4 Ocak’ta yayımlanan bu metin, ayaklanmanın arka planına, ülke içindeki yayılımına, taşıdığı çelişkilere ve potansiyellere ilişkin değerli analizler içeriyor.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/3.jpg\" />\n</figure>\n\n<hr />\n\n<p class=\"darkred\"><em><a href=\"https://www.instagram.com/roja.paris/\">Roja Kolektifi</a>, Eylül 2022’de “<a href=\"https://crimethinc.com/2023/03/08/jin-jiyan-azadi-woman-life-freedom-the-genealogy-of-a-slogan\">Jin, Jiyan, Azadi</a>” ayaklanmasının başlamasıyla birlikte, Jina (Mahsa) Amini’nin kadın cinayetinin ardından doğmuştur. Kolektif; Kürt, Hazara, Fars ve daha birçok kimliği kapsayan, İran içindeki farklı milliyetlerden ve politik coğrafyalardan gelen siyasal aktivistlerden oluşmaktadır. Roja’nın faaliyetleri yalnızca İran ve Orta Doğu’daki toplumsal hareketlerle sınırlı değil, aynı zamanda Filistin’le dayanışma dâhil olmak üzere enternasyonalist mücadelelerle eşgüdüm içinde, Paris’teki yerel mücadelelerle de ilişkilidir. “Roja” adı, farklı dillerdeki çeşitli kelimelerin çağrışımından esinlenilmiştir: İspanyolcada roja “kırmızı” anlamına gelir; Kürtçede roj “ışık” ve “gün” demektir; Mazenderani dilinde ise roja, gecenin en parlak gök cismi olarak kabul edilen “sabah yıldızı” ya da “Venüs” anlamına gelir.</em></p>\n\n<hr />\n\n<p><strong>9 Ocak Güncellemesi</strong>: Bu siyasal müdahale metni, Roja Kolektifi tarafından İran’daki ülke çapındaki protestoların altıncı gününde, 4 Ocak 2026 tarihinde kaleme alınmıştır. O tarihten bu yana çok şey yaşandı. Her şeyden önce, ayaklanmanın on ikinci günü olan 8 Ocak gecesi, tarihsel olarak benzeri görülmemiş bir gece oldu. Gün, özellikle Kürdistan’da Kürt partilerinin çağrısıyla esnaf ve ticaret kesiminde başlayan genel grevle açıldı. Kepenk indirme eylemleri, ülke genelindeki sokak ve kampüs seferberlikleri ile birleşti. Güvenlik güçleriyle çatışmalar, başkentten sınır eyaletlerine kadar onlarca kente yayıldı. Bir hak izleme raporu, o gün 21 eyalette en az 46 kentte protesto eylemi gerçekleştiğini ifade etti. Akşam saatlerinde dolaşıma giren görüntüler, olağan polis müdahalesiyle kontrol edilemeyecek ölçüde son derece sarsıcı kalabalıkları gösteriyordu. Milyonlarca insan sokakları rejimden geri alıyor ve birçok yerde kolluk güçlerini geri çekilmeye zorluyordu. Bu atmosfer, pek çok kişi için 1979 devrimine giden aylara dair hafızaları canlandırdı. 8 Ocak akşamı, İslam Cumhuriyeti’nin baskı aygıtı tökezlerken ve sokaklar rejim denetiminin dışına çıkarken, rejim neredeyse tam kapsamlı bir internet kesintisini uygulamaya koydu. Yazının kaleme alındığı sırada karartma sürmektedir. Bu hamle, koordinasyon ağlarını koparma ve katliamların belgelenmesini peşinen engelleme girişimidir.</p>\n\n<p>Aynı zamanda Donald Trump, İslam Cumhuriyeti’nin katliamı tırmandırması hâlinde misilleme tehdidini yineledi. Öte yandan Rıza Pehlevi ile arasına kısmen mesafe koyarak, bir görüşmenin uygun olup olmayacağından emin olmadığını söyledi ve “herkesin sahaya çıkmasına izin vermeliyiz ve kimin ortaya çıkacağını görmeliyiz” dedi. Yalnızca “Şah’ın oğlu”na odaklanma, bu metinde ele aldığımız, ondan daha az gerçek olmayan başka bir eğilimi gölgede bırakıyor: Venezuela’da son zamanlarda yaşananlara benzer şekilde, rejimi içi yeniden yapılanma yoluyla kontrollü bir geçişin, yani kopuş olmadan bir değişimin olasılığı.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/1.jpg\" />\n</figure>\n\n<h2 id=\"i-2017den-bu-yana-besinci-ayaklanma\"><a href=\"#i-2017den-bu-yana-besinci-ayaklanma\"></a>I. 2017’den bu yana beşinci ayaklanma</h2>\n\n<p>28 Aralık 2025’ten bu yana İran, bir kez daha yaygın protestoların ateşiyle yanıyor. “Diktatöre ölüm” ve “Hamaney’e ölüm” sloganları, 26 eyalette 78 kentte en az 222 noktada sokaklarda yankılanıyor. Protestolar yalnızca yoksulluğa, fahiş fiyatlara, enflasyona ve mülksüzleştirmeye karşı değil; bütünüyle çürümüş bir siyasal sisteme karşıdır. Yaşam, çoğunluğu oluşturan işçi sınıfı, kadınlar, lgbti+’lar ve Fars olmayan etnik azınlıklar açısından katlanılmaz hâle gelmiştir. Bunun nedeni yalnızca on iki günlük savaşın ardından İran para biriminin adeta bir serbest düşüşe geçmesi değil; aynı zamanda tekrarlanan elektrik kesintileri dâhil olmak üzere temel toplumsal hizmetlerin çöküşü, derinleşen bir çevresel kriz (hava kirliliği, kuraklık, ormansızlaşma ve su kaynaklarının kötü yönetimi) ve kitlesel idamlardan (2025 yılında en az 2.063 kişi) kaynaklanmaktadır. Tüm bunlar, yaşam koşullarını daha da vahim hale getirmektedir.</p>\n\n<p>Toplumsal yeniden üretim krizi, mevcut protestoların odak noktasıdır ve nihai ufku, yaşamın geri kazanılmasıdır.</p>\n\n<p>Bu ayaklanma, Aralık 2017’de “Ekmek İsyanı” olarak bilinen başkaldırıyla başlayan protestolar zincirinin beşinci dalgasıdır. Bu süreç, Kasım 2019’da akaryakıt fiyatlarındaki artışa ve adaletsizliğe karşı halk öfkesinin patlaması niteliğindeki kanlı ayaklanmayla devam etmiştir. 2021’deki isyan, Arap etnik azınlıkların başlattığı ve sürüklediği “susuzların ayaklanması” olarak bilindi. Bu dalga, 2022’de kadın özgürlük mücadelelerini ve Kürtler ile Beluçlar gibi ezilen ulusların sömürgecilik karşıtı mücadelelerini öne çıkararak yeni ufuklar açan “Kadın, Yaşam, Özgürlük” ayaklanmasıyla doruğa ulaştı. Bugünkü ayaklanma, toplumsal yeniden üretim krizini bir kez daha merkeze alıyor. Bu kez daha radikal ve savaş sonrası bir zeminde. Geçim talepleriyle başlayan protestolar, dikkat çekici bir hızla iktidar yapılarını ve yozlaşmış egemen oligarşiyi hedef almaktadır.</p>\n\n<hr />\n\n<h2 id=\"ii-dissal-ve-icsel-tehditler-tarafindan-kusatilmis-bir-ayaklanma\"><a href=\"#ii-dissal-ve-icsel-tehditler-tarafindan-kusatilmis-bir-ayaklanma\"></a>II. Dışsal ve içsel tehditler tarafından kuşatılmış bir ayaklanma</h2>\n\n<p>İran’da devam eden protestolar, hem dışsal hem de içsel tehditler tarafından her yönden kuşatılmış durumda. Emperyalist ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısından yalnızca bir gün önce, “protestoculara destek” söylemine sarılarak Donald Trump şu tehdidi savurmuştur: İran hükümeti “barışçıl protestocuları öldürürse, ki bu onların alışkanlığıdır, Amerika Birleşik Devletleri onları kurtarmaya gelecektir. Harekete geçmeye hazırız.” Bu, emperyalizmin en eski senaryosudur: “Hayat kurtarma” retoriğini kullanarak savaşı meşrulaştırmak. Irak’ta ya da Libya’da da böyle oldu. ABD bugün de bu senaryoyu izlemeye devam etmektedir. Yalnızca 2025 yılında yedi ülkeye karşı doğrudan askeri saldırılar gerçekleştirmiştir.</p>\n\n<p>Daha önce “Kadın, Yaşam, Özgürlük” adı altında İran’a karşı on iki günlük saldırısını sahneleyen soykırımcı İsrail hükümeti, şimdi sosyal medyada Farsça yazarak “Sizinleyiz, protestocular” demektedir. Siyonizmin yerel uzantısı olarak monarşistler, On İki Gün Savaş’ı sırasında İsrail’i desteklemenin utanç ve lekesini üstlenmiş olmalarına rağmen, şimdi kendilerini Batılı efendilerine tek alternatif olarak sunmaya çalışmaktadır. Bunu, gerçekliği seçici bir şekilde temsil edip manipüle ederek, protestoları kendilerine mal etmek, monarşizm lehine sokak sloganlarını uydurmak, çarpıtmak ve değiştirmek için bir siber kampanya başlatarak yaptılar. Bu durum, onların ikiyüzlülüğünü, tekelci emellerini, medya güçlerini ve en önemlisi, ülke içindeki zayıflıklarını açığa vurmaktadır; zira İran’da maddi bir güçten yoksunlar. “Make Iran Great Again” (“İran’ı Yeniden Büyük Yap”) sloganıyla bu grup, Trump’ın Venezuela’daki emperyal operasyonunu selamlamış ve şimdi İslam Cumhuriyeti liderlerinin Amerikan ve İsrailli tetikçiler tarafından kaçırılmasını beklemektedir.</p>\n\n<p>Ve elbette, İslam Cumhuriyeti’nin diktatörlüğünü, antiemperyalist bir maske takarak aklayan sahte solcular, yani kendilerini “antiemperyalist” olarak adlandıranlar da var. Mevcut protestoların meşruiyetini, “bu koşullarda bir ayaklanma, emperyalizmin sahasında oynamaktan başka bir şey değildir” şeklindeki eskimiş suçlamayı tekrarlayarak sorgularlar. Çünkü İran’ı yalnızca jeopolitik çatışmalar merceğinden okuyabilirler. Sanki her isyan, kılık değiştirmiş bir ABD–İsrail projesinden ibaretmiş gibi. Bunu yaparken, İran halkının siyasal öznelliğini inkâr eder ve kendi halkını katlederken ve bastırırken İslam Cumhuriyeti’ne söylemsel ve siyasal dokunulmazlık tanırlar.</p>\n\n<p>Amir Parviz Puyan’ın kurucu formülasyonunu hatırlatacak olursak, “emperyalizme öfkeli” ama “devrimden korkan” bu tutum, gericiliğe karşı tepkisel bir başka gericilik biçimidir. Hatta, emperyalistlere bir “bahane” vermemek adına, İran’daki son protestolar, katliamlar ve baskılar hakkında uluslararası alanlarda Farsça dışında herhangi bir dilde yazmamamız gerektiği bile söylenmektedir. Sanki Farsçanın ötesinde, bölgede ya da dünyada ortak kaderler, ortak deneyimler, bağlar ve mücadele dayanışması kurabilecek insanlar yokmuş gibi. . Kampçılar için Batılı hükümetlerden başka özne, jeopolitikten başka toplumsal gerçeklik yoktur.</p>\n\n<p>Bu iç ve dış düşmanlara karşı, bu protestoların meşruiyetinde, baskı biçimlerinin kesişimselliğinde ve mücadelelerin ortak kaderinde ısrar ediyoruz. Şahlık yanlısı gerici monarşist akım, İran’daki aşırı sağ muhalefet içinde genişlemektedir ve dış müdahale tehlikesi de dâhil olmak üzere İran halkına yönelik emperyalist tehdit bir gerçektir. Ancak, kırk yıllık acımasız baskı, sömürü ve devletin Fars olmayan toplulukları hedef alan “iç sömürgeciliği”nin sonucunda oluşan halkın öfkesi de gerçektir.</p>\n\n<p>Bu çelişkilerle oldukları hâliyle yüzleşmekten başka seçeneğimiz yok. Bugün gördüğümüz şey, İran’ın toplumsal cehenneminin derinliklerinden yükselen isyancı bir güçtür: Hayatta kalabilmek için yaşamlarını ortaya koyan, baskı aygıtıyla doğrudan yüzleşen insanlar.</p>\n\n<p>Dışsal bir tehdidi bahane ederek İran’da milyonlara yöneltilen şiddeti inkâr etmeye ya da ona karşı ayaklanma hakkını reddetmeye hiçbir hakkımız yok.</p>\n\n<p>Sokaklara çıkanlar, soyut, yüzeysel ve tepeden bakan analizlerden yoruldu. Onlar bu çelişkilerin içinde mücadele ediyorlar. Yaptırımlar altında yaşarken aynı anda yerli bir oligarşinin yağmasına maruz kalıyorlar. Savaştan korkuyorlar, iç diktatörlükten korkuyorlar. Ancak korkuyla donup kalmıyorlar. Kendi kaderlerinin etkin özneleri olma konusunda ısrar ediyorlar. Ve ufukları, en azından Aralık 2017’den bu yana, artık reform değil, İslam Cumhuriyeti’nin yıkılışıdır.</p>\n\n<h2 id=\"iii-isyanin-yayilmasi\"><a href=\"#iii-isyanin-yayilmasi\"></a>III. İsyanın yayılması</h2>\n\n<p>Protestolar, riyalin serbest düşüşüyle tetiklendi. İlk olarak başkentte, özellikle cep telefonu ve bilgisayar piyasalarında faaliyet gösteren esnaf arasında patlak verdi. Ancak kısa sürede, ücretli emekçileri, seyyar satıcıları, hamalları ve Tahran’ın ticari ekonomisi genelindeki hizmet sektöründe çalışanları içine çeken geniş ve heterojen bir ayaklanmaya dönüştü. Ardından isyan, hızla Tahran sokaklarından üniversitelere ve özellikle daha küçük kentler başta olmak üzere diğer şehirlere yayıldı. Bu kentler, protesto dalgasının merkez üssü hâline geldi.</p>\n\n<p>Başlangıcından itibaren sloganlar, İslam Cumhuriyeti’ni bir bütün olarak hedef aldı. Bugün isyan, her şeyden önce yoksullar ve mülksüzler tarafından sürdürülmektedir: gençler, işsizler, yedek işçi ordusu, güvencesiz çalışanlar ve öğrenciler.</p>\n\n<p>Bazıları, protestoların rejimin müttefiki ve ticari kapitalizmin sembolü olarak algılanan Çarşı’da (Tahran’ın ticaret ekonomisi) başlamış olması nedeniyle protestoları önemsemedi. Protestoları “küçük burjuva” veya “rejimle bağlantılı” olarak nitelendirdiler. Bu tepki, 2018’deki Fransa’nın Sarı Yelek hareketine verilen ilk tepkileri hatırlatıyor. Ayaklanma “geleneksel” işçi sınıfı ve bilinen sol çevrelerin dışında ortaya çıktığı ve çelişkili sloganları barındırdığı için, birçokları onu hızla gericilikle yaftalamıştı.</p>\n\n<p>Oysa bir ayaklanmanın nerede başladığı, nereye gideceğini belirlemez. Çıkış noktası, izleyebileceği hattı önceden tayin etmez. İran’daki mevcut protestolar, sadece Çarşı değil, herhangi bir kıvılcımla yeniden alevlenebilirdi. Nitekim burada da, Çarşı’da başlayan hareket kısa sürede ülke genelinde kent yoksullarının mahallelerine yayılmıştır.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/2.jpg\" />\n</figure>\n\n<h2 id=\"iv-isyanin-cografyasi\"><a href=\"#iv-isyanin-cografyasi\"></a>IV. İsyanın coğrafyası</h2>\n\n<p>2022’de “Jin, Jiyan, Azadi”nin kalbi kalbi Kürdistan ve Belucistan gibi marjinalleştirilmiş bölgelerde atıyordu. Bugün ise batı ve güneybatıdaki daha küçük kentler huzursuzluğun merkezi düğümleri hâline gelmiştir: Hamedan, Luristan, Kohgiluyeh ve Buyer-Ahmed, Kirmanşah ve İlam. Bu bölgelerdeki Lor, Bahtiyari ve Lak azınlıkları, İslam Cumhuriyeti’nin iç içe geçen krizleri altında iki kat ezilmektedir. Yaptırımların baskısı ve savaşın gölgesi, etnik baskı ve sömürü, özellikle Zagros boyunca yaşamlarını tehdit eden ekolojik yıkımla birleşmektedir. Burası aynı zamanda, Jina/Mahsa Amini ayaklanması sırasında Lor bir protestocu olan Mojahid Korkor’un, İsrail saldırısından bir gün önce İslam Cumhuriyeti tarafından idam edildiği ve 2022 ayaklanması sırasında güvenlik güçlerinin açtığı gerçek mermilerle dokuz yaşındaki Kian Pirfalak’ın öldürüldüğü bölgedir.</p>\n\n<p>Buna rağmen, Jina ayaklanmasının başından itibaren toplumsal cinsiyet/cinsellik ve etnik fay hatları boyunca genişlemiş olmasının aksine, son protestolarda sınıf çatışması daha açık biçimde öne çıktı. Yayılma süreci ise şimdiye dek daha kitlesel bir mantığı takip etmiştir.</p>\n\n<p>28 Aralık ile 4 Ocak 2025 arasında, İslam Cumhuriyeti’nin baskı güçleri tarafından gerçek mermi ve saçmalı tüfekler kullanılarak en az 17 kişi öldürüldü. Bunların çoğu Lor (geniş anlamda, özellikle Luristan ile Çeharmahal ve Bahtiyari’de) ve Kürt’tür (özellikle İlam ve Kirmanşah’ta). Yüzlerce kişi gözaltına alındı (en az 580 kişi, bunların arasında en az 70 çocuk bulunmaktadır); onlarca kişi yaralandı. Protestolar ilerledikçe polis şiddeti tırmanmaktadır: İlam’da yedinci günde güvenlik güçleri yaralıları tutuklamak için İmam Humeyni Hastanesi’ne baskın düzenlemiş; Birjend’de ise bir kadın öğrenci yurduna saldırmışlardır. Ayaklanma derinleştikçe can kaybı artmaya devam etmektedir ve gerçek sayının açıklananların çok üzerinde olduğu kesindir.</p>\n\n<p>Bu şiddetin dağılımı elbette eşit değil. Baskı, özellikle marjinalleştirilmiş azınlık topluluklarının itildiği küçük kentlerde daha serttir. İlam’daki Malekşahi’de ve Kirmanşah’taki Caferabad’da gerçekleşen kanlı katliamlar, baskı ve tahakkümdeki bu yapısal eşitsizliğe tanıklık etmektedir.</p>\n\n<p>Protestoların dördüncü gününde hükümet, kurumlar arası eşgüdümle, “soğuk hava” ya da “enerji yetersizliği” bahanesiyle 23 eyalette yaygın kapanmalar ilan etti. Gerçekte bu, isyanın yayıldığı devreler olan çarşı, üniversite ve sokak arasındaki koparma girişimiydi. Buna paralel olarak, üniversite yönetimler de direniş mekânları arasındaki yatay bağları kesmek amacıyla dersleri giderek çevrimiçi ortama taşıdı.</p>\n\n<h2 id=\"v-on-iki-gun-savasinin-etkisi\"><a href=\"#v-on-iki-gun-savasinin-etkisi\"></a>V. On İki Gün Savaşı’nın Etkisi</h2>\n\n<p>On İki Gün Savaşı’nın ardından, çöken otoritesini telafi etmek için rejim daha açık bir şekilde şiddete yöneldi. İsrail’in İran’daki askerî tesislere ve sivillere yönelik saldırıları, siyasal ve toplumsal alanı daha da askerîleştirmiş ve güvenlikçi hale getirmiştir. Özellikle Afgan göçmenlerin kitlesel sınır dışı edilmesine yönelik ırkçı kampanya bu sürecin bir parçasıdır. Devlet durmaksızın “ulusal güvenlik” adına konuşurken, bizzat kendisi güvensizliğin başlıca üreticisi haline gelmiştir: idamlarda eşi benzeri görülmemiş bir artış yoluyla yaşam “güvensizliğinin” yoğunlaşması, mahkûmlara yönelik sistematik kötü muamele ve insanların geçim kaynaklarının acımasızca budanmasıyla ekonomik “güvensizliğin” derinleşmesi.</p>\n\n<p>On İki Gün Savaşı, onu takip eden ABD ve AB yaptırımlarının yoğunlaşması ve BM Güvenlik Konseyi’nin “snapback”[1] mekanizmasının devreye sokulmasıyla birlikte, petrol gelirleri, bankacılık ve finans sektörleri üzerindeki baskıyı artırdı; döviz girişlerini boğarak bütçe krizini derinleştirdi.</p>\n\n<p>Savaşın sona erdiği 24 Haziran 2025 tarihinden, Tahran Çarşısı’nda ilk protestoların patlak verdiği 18 Aralık gecesine kadar riyal yaklaşık yüzde 40 değer kaybetti. Bu, “doğal” bir piyasa dalgalanması değildi. Yaptırımların tırmanışı ile İslam Cumhuriyeti’nin krizin etkilerini yukarıdan aşağıya, ulusal paranın kontrollü biçimde değersizleştirilmesi yoluyla yansıtma yönündeki bilinçli çabasının birleşik sonucuydu.</p>\n\n<p>Yaptırımlar koşulsuz biçimde kınanmalıdır. Ancak İran’da bugün yaptırımlar aynı zamanda sınıf iktidarının bir aracı olarak da işlev görüyor. Döviz, yaptırımları delmekten ve kayıtdışı petrol aracılığından kâr sağlayan askerî-güvenlikçi bir oligarşinin elinde giderek daha fazla yoğunlaşmaktadır. İhracat gelirleri fiilen rehin tutulmakta; yalnızca seçili anlarda ve manipüle edilmiş kurlar üzerinden resmi ekonomiye salınmaktadır. Petrol satışları artsa dahi, elde edilen gelirler insanların gündelik yaşamlarına girmek yerine yarı-devlet kurumları ve başta Devrim Muhafızları Ordusu olmak üzere bir “paralel devlet” içinde dolaşmaktadır.</p>\n\n<p>Düşen gelirler ve bloke edilen geri dönüşlerin yarattığı açığı kapatmak için devlet, sübvansiyonların kaldırılmasına ve kemer sıkmaya yönelmektedir. Bu çerçevede riyalin ani düşüşü, iktidarın bir maliye politikası haline geliyor: —Doların en büyük sahiplerinden olan devlet kurumları “rehin” tutulan dövizi bizzat devletin belirlediği kurlar üzerinden yeniden dolaşıma sokuyor. Böylece, manipüle edilmiş kurlarla, hükümet riyal kaynaklarını hızla genişletiyor. Sonuç, emekçi sınıfların gelirlerinden doğrudan bir artı değer aktarımı ve yaptırım delme ile kur rantından elde edilen kârların dar bir azınlığa transferidir; bu da sınıfsal bölünmeyi, geçim güvencesizliğini ve toplumsal öfkeyi derinleştirmektedir. Başka bir deyişle, yaptırımların maliyeti doğrudan alt sınıflar ve giderek daralan orta katmanlar tarafından ödenmektedir.</p>\n\n<p>Dolayısıyla ulusal para biriminin çöküşü, savaşla yaralanmış ve yaptırımlarla boğulmuş bir ekonomide örgütlü bir devlet yağması olarak anlaşılmalıdır. Egemen oligarşiyle bağlantılı aracılık ağları lehine kur kasıtlı olarak manipüle edilir. Bütün bu çark, neoliberal fiyat serbestleştirmesini kutsal bir doktrin hâline getirmiş bir devlete hizmet eder.</p>\n\n<p>Kampçı sözde solcular krizi, ABD yaptırımları ve dolar hegemonyasına indirgerken, İslam Cumhuriyeti’nin egemen sınıfının mülksüzleştirme ve finansallaşmış birikimin etkin failleri olarak oynadığı rolü silmektedir. Genellikle Batı emperyalizmiyle hizalanmış sağcı kampçılar ise suçu yalnızca İslam Cumhuriyeti’ne yüklemekte ve yaptırımları önemsiz saymaktadır. Bu tutumlar birbirinin aynadaki yansımalarıdır ve her iki tarafın da bunları benimsemekte açık çıkarları vardır. Biz ise her ikisine karşı, küresel ve yerel yağma ile sömürünün iç içe geçmişliğini tanımakta ısrar ediyoruz. Evet, yaptırımlar ilaç kıtlığı, sanayi parçalarının yokluğu, işsizlik ve psikolojik yıpranma yoluyla insanların yaşamlarını yıkıma uğratmaktadır. Ancak bu yük, gayriresmi döviz ve petrol kanallarını kontrol ederek muazzam servet biriktiren askerî güvenlikçi oligarşinin değil, halkın omuzlarına bindirilmektedir.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/4.jpg\" />\n</figure>\n\n<h2 id=\"vi-celiskiler\"><a href=\"#vi-celiskiler\"></a>VI. Çelişkiler</h2>\n\n<p>Sokakta, İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi çağrılarından monarşiye nostaljik göndermelere kadar uzanan çelişkili sloganlar duyulmaktadır. Aynı zamanda öğrenciler, hem İslam Cumhuriyeti’nin despotizmini hem de monarşik otokrasiyi hedef alan sloganlar atmaktadır. Şah yanlısı ve Pehlevi yanlısı sloganlar sahadaki gerçek çelişkileri yansıtmaktadır. Ancak aynı zamanda, protestocuların sesinin monarşist sloganlarla ikame edilmesi de dahil olmak üzere, sağcı medya çarpıtmaları yoluyla büyütülmekte ve üretilmektedir. Medya manipülasyonunun başlıca faili, Siyonist ve monarşist propagandanın megafonu hâline gelmiş olan Iran International’dır. Yıllık bütçesinin yaklaşık 250 milyon dolar olduğu ve Suudi Arabistan ile İsrail hükümetleriyle bağlantılı kişi ve kurumlar tarafından finanse edildiği bildirilmektedir.</p>\n\n<p>Son on yılda İran’ın coğrafyası, İslam Cumhuriyeti’ne karşı örgütlenmenin iki farklı modelinin aracılık ettiği iki sosyo-siyasal ufuk arasında bir gerilim alanına dönüşmüştür. Bir yanda, sınıf, toplumsal cinsiyet/cinsellik ve etnisite fay hatları boyunca somut ve yerleşik toplumsal örgütlenme yer almaktadır. Bunun en görünür örneği, 2022’deki Jina ayaklanması sırasında Evin Hapishanesi’nden diasporaya uzanan, kadınlardan Kürt ve Beluç etnik azınlıklara kadar farklı güçler arasında eşi benzeri görülmemiş bir birlik üreten, feminist ve sömürgecilik karşıtı ufuklar sunan kesişimsel ağlardır. Diğer yanda ise, uydu televizyon ağları üzerinden sahnelenen, atomize bireylerden homojen bir kitle üretmeyi hedefleyen ve “ulusal devrim” olarak sunulan popülist bir seferberlik bulunmaktadır. İsrail ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen bu proje, daha sonra devrik Şah’ın oğlunda cisimleşen “başı” dışarıdan, yabancı destekli bir müdahale yoluyla eklenebilecek bir “gövde” inşa etmeyi amaçlamaktadır. Son on yılda monarşistler, muazzam medya güçleriyle kamuoyunu aşırı, ırkçı bir milliyetçiliğe doğru itmiş; etnik yarıkları derinleştirmiş ve İran halklarının siyasal tahayyülünü parçalamıştır.</p>\n\n<p>Bu akımın son yıllardaki büyümesi, halkın siyasal “geriliğinin” bir göstergesi değil, geniş sol örgütlenmenin ve medya gücünün karşı hegemonik bir söylem üretememesinin sonucudur. Bu eksiklik ve zayıflık kısmen baskı ve sindirme koşullarıyla üretilmiş, böylece bu gerici popülizme alan açılmıştır. Sol, demokratik ve milliyetçilik karşıtı güçlerden güçlü bir anlatının yokluğunda; özgürlük, adalet ve kadın hakları gibi evrensel slogan ve idealler dahi kolaylıkla monarşistler tarafından sahiplenilmekte ve otoriter bir çekirdeği gizleyen görünüşte ilerici bir kabuk içinde halka yeniden pazarlanabilmektedir. Bazı durumlarda bu, sosyalist terminolojiyle dahi paketlenmektedir. Aşırı sağın siyasal iktisat alanını tam da bu noktada yutması tesadüf değildir.</p>\n\n<p>Aynı zamanda, İslam Cumhuriyeti ile antagonizma yoğunlaştıkça, bu iki ufuk ve model arasındaki gerilimler de artmıştır Bugün bu bölünme, protesto sloganlarının coğrafi dağılımında gözlemlenebilmektedir. “Pehlevi’nin dönüşü” projesi, Fars etno-milliyetçiliğine dayalı ataerkil bir ufku ve derinlemesine sağcı bir yönelimi temsil ettiğinden; tabandan işçi ve feminist örgütlenmenin ortaya çıktığı yerlerde, üniversitelerde ve Kürt, Arap, Beluci, Türkmen ve Türk bölgelerinde monarşi yanlısı sloganlar büyük ölçüde yoktur ve çoğu zaman olumsuz tepkilerle karşılanır. Bu çelişkili durum, son ayaklanmanın çeşitli biçimlerde yanlış anlaşılmasına neden olmuştur.</p>\n\n<h2 id=\"vii-ufuk\"><a href=\"#vii-ufuk\"></a>VII. Ufuk</h2>\n\n<p>İran, belirleyici bir tarihsel eşikte durmaktadır. İslam Cumhuriyeti, uluslararası alanda 7 Ekim 2023’ün ve sözde “Direniş Ekseni”nin zayıflamasının ardından, iç politikada ise yıllardır süren isyanlardan sonra tarihinin en zayıf dönemlerinden birini yaşıyor. Bu yeni dalganın geleceği belirsizliğini korumaktadır, ancak krizin ölçeği ve halk hoşnutsuzluğunun derinliği, her an yeni bir protesto dalgasının patlak verebileceğini göstermektedir. Bugünkü ayaklanma bastırılsa bile, yeniden başlayacaktır. Bu konjonktürde, herhangi bir askeri veya emperyal müdahale, tabandan gelen mücadeleyi zayıflatıp İslam Cumhuriyeti’nin baskı uygulamasını güçlendirmekten başka bir işe yaramayacaktır.</p>\n\n<p>Son on yılda İran toplumu, kolektif siyasal eylemi aşağıdan yeniden icat etmektedir. Jina ayaklanması sırasında Belucistan ve Kürdistan’dan, mevcut protesto dalgasında Loristan ve İsfahan’daki küçük kentlere kadar, siyasal özneleşme, yukarıdan herhangi bir resmî temsil olmaksızın sokağa, grev komitelerine ve yerel, enformel ağlara kaymıştır. Acımasız baskıya rağmen, bu kapasite ve bağlar toplum içinde canlılığını korumaktadır; geri dönme ve siyasal güce kristalize olma potansiyelleri sürmektedir. Ancak sürekliliklerini ve yönelimlerini belirleyecek olan tek etken öfkenin birikimi değildir. Bağımsız bir siyasal ufuk ve gerçek bir alternatif inşa edebilme olanağı da belirleyici olacaktır.</p>\n\n<p>Bu ufuk, iki paralel tehditle karşı karşıyadır. Bir yandan, ülke dışındaki sağcı güçler tarafından sahiplenilebilir ya da marjinalleştirilebilir. Bu güçler, halkın acısını yaptırımları, savaşı ya da askerî müdahaleyi meşrulaştırmak için araçsallaştırmaktadır. Öte yandan, egemen sınıfın kimi kesimleri, ister askerî-güvenlikçi fraksiyonlardan ister reformist akımlardan gelsin, kendilerini Batı’ya “daha akılcı”, “daha düşük maliyetli”, “daha güvenilir” bir seçenek olarak pazarlamak için perde arkasında çalışmaktadır. Amaç, mevcut tahakküm düzeninden kopmak değil, onu farklı bir yüzle yeniden yapılandırmaktır. Donald Trump’ın Venezuela’da yapmak istediği de buna benzemektedir: hükümeti değiştirmekten ziyade, iktidar blokunun bazı unsurlarını kendi iradesine boyun eğdirmek. Bu, kriz yönetiminin soğuk bir hesabıdır: toplumsal öfkeyi dizginlemek, küresel güçlerle gerilimleri yeniden ayarlamak ve halkların kendi kaderini tayin hakkından mahrum olduğu bir düzeni yeniden üretmek.</p>\n\n<p>Bu iki akıma karşı, enternasyonalist bir kurtuluş siyasetinin yeniden canlandırılması her zamankinden daha gereklidir. Bu, soyut bir “üçüncü yol” değildir. Halkların mücadelelerini analiz ve eylemin merkezine yerleştirme kararlığıdır. Bu politika kendinden menkul liderlerin yukarıdan yazdığı senaryoların ve dışarıdan imal edilmiş sahte muhalefetlerin yerine, aşağıdan örgütlenmeyi esas alır. Bugün enternasyonalizm, halkların kendi kaderini tayin hakkını, içsel ve dışsal tüm tahakküm biçimleriyle mücadele etme yükümlülüğüyle birlikte düşünmek demektir. Gerçek bir enternasyonalist blok, yaşanmış deneyimlerden, somut dayanışmalardan ve egemen güçlerden bağımsızlık temelinde inşa edilmelidir.</p>\n\n<p>Bu da, sol, feminist, antikolonyal, ekolojik ve demokratik güçlerin, protesto dalgası içinde geniş, sınıf temelli bir örgütlenmeyi aktif biçimde inşa etmesini gerektirir. Hem yaşamı geri kazanmak hem de toplumsal yeniden üretime dair alternatif ufuklar açmak bu şekilde sağlanabilir. Aynı zamanda bu örgütlenme, önceki mücadelelerin özgürleştirici ufkuyla, özellikle de “Jin, Jiyan, Azadi” hareketiyle süreklilik içinde konumlanmalıdır. Bu hareketin enerjisi hâlâ, aynı anda, İslam Cumhuriyeti’nin, monarşistlerin, Devrim Muhafızları’nın ve bugün denetimli bir geçiş ve ABD-İsrail merkezli birikim döngülerine yeniden eklemlenme hayalleri kuran eski reformistlerin söylemlerini sarsma potansiyelini taşımaktadır.</p>\n\n<p>Bu, İran diasporası için de belirleyici bir andır: ya bir kurtuluş siyasetini yeniden tanımlamaya katkı sunacak ya da “iç despotizm” ile “dış müdahale” arasındaki tükenmiş ikiliği yeniden üreterek siyasal çıkmazı uzatacaktır. Bu bağlamda, diasporadaki güçlerin, hem iç despotizme hem de emperyalist egemenliğe karşı net sınırlar çizen gerçek bir enternasyonalist siyasi blok oluşturmak için adımlar atması gerekiyor. Bu tutum, emperyalist müdahaleye karşı çıkışı, İslam Cumhuriyeti’yle açık bir kopuşla birleştirir ve dış düşmanla mücadele adına baskının meşrulaştırılmasını reddeder.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/6.jpg\" />\n</figure>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"appendix-further-reading\"><a href=\"#appendix-further-reading\"></a>Appendix: Further Reading</h1>\n\n<ul>\n  <li><a href=\"https://crimethinc.com/2025/05/19/iran-precarious-work-means-precarious-life-how-the-rajaee-port-disaster-exemplifies-the-assault-on-baluch-ethnic-minorities\">Iran: Precarious Work Means Precarious Life</a>—How the Rajaee Port Disaster Exemplifies the Assault on Baluch Ethnic Minorities</li>\n  <li>“<a href=\"https://crimethinc.com/2025/06/23/women-life-freedom-against-the-war-a-statement-against-genocidal-israel-and-the-repressive-islamic-republic\">Women, Life, Freedom” against the War</a>—A Statement against Genocidal Israel and the Repressive Islamic Republic</li>\n  <li><a href=\"https://crimethinc.com/2024/06/03/against-apartheid-and-tyranny-for-the-liberation-of-palestine-and-all-the-peoples-of-the-middle-east-a-statement-from-iranian-exiles\">Against Apartheid and Tyranny</a>—For the Liberation of Palestine and All the Peoples of the Middle East: A Statement from Iranian Exiles</li>\n  <li><a href=\"https://crimethinc.com/2023/03/08/jin-jiyan-azadi-woman-life-freedom-the-genealogy-of-a-slogan\">Jin, Jiyan, Azadi (Woman, Life, Freedom)</a>—The Genealogy of a Slogan</li>\n  <li><a href=\"https://crimethinc.com/2022/09/28/revolt-in-iran-the-feminist-resurrection-and-the-beginning-of-the-end-for-the-regime\">Revolt in Iran</a>—The Feminist Resurrection and the Beginning of the End for the Regime</li>\n  <li>“<a href=\"https://crimethinc.com/2020/10/08/iran-there-is-an-infinite-amount-of-hope-but-not-for-us-an-interview-discussing-the-pandemic-economic-crisis-repression-and-resistance-in-iran\">There Is an Infinite Amount of Hope… but Not for Us</a>”—An Interview Discussing the Pandemic, Economic Crisis, Repression, and Resistance in Iran</li>\n  <li>\n    <p><a href=\"https://crimethinc.com/2020/01/08/against-all-wars-against-all-governments-the-real-danger-of-the-conflict-with-iran\">Against All Wars, Against All Governments</a>—Understanding the US-Iran War</p>\n\n    <figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2026/01/07/5.jpg\" />\n    </figure>\n  </li>\n</ul>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2024/02/26/yoneten-sinifimizin-normal-olmasina-karar-verdigi-sey-bu-aaron-bushnellin-gazze-ile-dayanisma-eylemi-uzerine",
      "url": "https://crimethinc.com/2024/02/26/yoneten-sinifimizin-normal-olmasina-karar-verdigi-sey-bu-aaron-bushnellin-gazze-ile-dayanisma-eylemi-uzerine",
      "title": "“Yöneten sınıfımızın normal olmasına karar verdiği şey bu” : Aaron Bushnell’in Gazze ile Dayanışma Eylemi Üzerine",
      "summary": "Aaron Bushnell’in Gazze ile Dayanışma Eylemi Üzerine.",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2024/02/25/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2024/02/25/header.jpg",
      "date_published": "2024-02-26T09:05:40Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:59Z",
      "tags": [
        "gaza",
        "palestine",
        "genocide",
        "suicide"
      ],
      "content_html": "<p>25 Şubat Pazar günü, bir kişiden<sup id=\"fnref:1\"><a href=\"#fn:1\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">1</a></sup> Aaron Bushhell imzasıyla bir e-posta aldık.</p>\n\n<p>Şöyle yazıyordu;</p>\n\n<blockquote>\n  <p>Bugün, Filistin halkının soykırıma uğramasını protesto etmek amacıyla aşırı bir eylem gerçekleştirmeyi planlıyorum.Aşağıdaki linkler sizi son derece rahatsız edici olacak bu etkinliğin canlı yayınına ve kaydedilmiş görüntülerine yönlendirecektir. Sizden ricam görüntülerin saklandığından ve rapor edildiğinden emin olmanızdır.</p>\n</blockquote>\n\n<p>Twitch hesabına baktık. Görüntülenen kullanıcı adı “LillyAnarKitty” idi ve kullanıcı simgesi, her türlü tahakküm ve baskıya karşı bir hareket olan anarşizmin evrensel işareti olan daire içinde A idi.</p>\n\n<p>Aaron videoya kendini tanıtarak başlıyor. “Benim adım Aaron Bushnell. ABD Hava Kuvvetleri’nin aktif görevdeki bir üyesiyim ve artık soykırıma ortak olmayacağım. Birazdan aşırı bir protesto eylemi gerçekleştireceğim – ama Filistin’de insanların sömürgecilerin ellerinde yaşadıklarına kıyasla bu hiç de aşırı değil. Yönetici sınıfımızın normal olduğuna karar verdiği şey bu.”</p>\n\n<p>Videoda Aaron’un Washington DC’deki İsrail Büyükelçiliği’nin kapısına doğru yürüdüğü, telefonu bıraktığı, yanıcı bir sıvıyla kendini ıslattığı ve birkaç kez “Özgür Filistin” diye bağırarak kendini ateşe verdiği sırada çekime devam ettiği görülüyor. Yere yığıldıktan sonra, olayı izlemekte olan polis memurları, biri yangın söndürücü, diğeri de silahla kadraja giriyor. Aaron yerde yanarak yatarken polis memuru<sup id=\"fnref:2\"><a href=\"#fn:2\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">2</a></sup> otuz saniyeden fazla bir süre boyunca silahını Aaron’a doğrultmaya devam ediyor.</p>\n\n<p>Daha sonra polis, olay yerinde patlayıcı bulunmamasına rağmen Patlayıcı Madde İmha Birimi’ni çağırdıklarını <a href=\"https://abcnews.go.com/US/man-critical-condition-after-setting-fire-israeli-embassy/story?id=107531773\">söylüyor</a>.</p>\n\n<p>Sonrasında Aaron Bushnell’in kimliğini teyit ettik. Yaklaşık dört yıl boyunca Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri’nde görev yapmış. Yakınlarından biri Aaron’u bize ” çevremizde bir neşe kaynağı” olarak tarif etti. <a href=\"https://www.instagram.com/p/C3ymE1RO2FO/\">İnternetteki bir gönderi</a> onu “sahip olduğu her dakikayı ve kuruşu başkalarına yardım etmek için harcayan inanılmaz nazik, kibar, şefkatli bir kişi” olarak tanımlıyor. “Aptaldır, herkesi güldürür ve karıncayı bile incitmez. Yaptığı her şeyde değerlerini yaşatan ilkeli bir anarşisttir.”</p>\n\n<p>Aaron’un arkadaşları bize onun aldığı yaralar sonucunda vefat ettiğini söylediler.</p>\n\n<p>Bütün öğleden sonra, diğer gazeteciler haberi verirken, bu konuda nasıl konuşmamız gerektiğini tartıştık. Bazı konular aceleci bir sosyal medya paylaşımıyla ele alınamayacak kadar karmaşıktır.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2024/02/25/1.jpg\" />\n</figure>\n\n<hr />\n\n<p>Gazze’de yaşanan trajedinin boyutu yürek parçalıyor. ABD’nin bakış açısından bakarak anlayabileceğimiz her <a href=\"https://crimethinc.com/2024/02/13/human-rights-discourse-has-failed-to-stop-the-genocide-in-gaza-an-anarchist-from-jaffa-on-the-necessity-of-anti-colonial-strategies-for-liberation\">şeyi aşıyor</a>. Aralarında 12,000’den fazla çocuğun da bulunduğu 30,000’den fazla Filistinli öldürüldü. Tüm Gazze’deki oturulabilir binaların yarısından fazlası, hastanelerin büyük çoğunluğu ile birlikte yıkıldı. Nüfusun büyük çoğunluğu suya, yiyeceğe ya da barınağa çok az erişimi olan mülteciler olarak yaşamaktadır.</p>\n\n<p>İsrail ordusu şu anda Refah’a yönelik bir kara harekâtı planlıyor ve bu da bu sayıya kat kat fazla can kaybının eklenmesine neden olacak. Kasıtlı bir soykırıma tanıklık ettiğimizi söylemek abartılı olmaz. Eldeki tüm kanıtlar, İsrail ordusunun durmaya zorlanana kadar binlerce Filistinliyi öldürmeye devam edeceğini gösteriyor. Ve bu katliam ne kadar uzun sürerse, diğer hükümetler ve gruplar İsrail hükümetinin ortaya koyduğu örneği kendilerine örnek aldıkça, gelecekte daha fazla insan hayatını kaybedecektir.</p>\n\n<p>İsrail’i silahlandıran, finanse eden ve uluslararası ilişkiler alanında cezasız kalmasını sağlayan ABD hükümeti de bu trajedide eşit derecede sorumluluk taşımaktadır. İsrail’de yetkililer Gazze ile dayanışma amaçlı protesto gösterilerini etkili bir şekilde bastırmışlardır. Eğer protestolar soykırımı durdurmak için bir baskı unsuru haline gelecekse, bunu nasıl başarabileceklerini bulmak ABD’deki insanlara düşüyor.</p>\n\n<p>Fakat bunun için ne yapmak gerekiyor? Ülke genelinde binlerce kişi cesur protesto eylemlerine katıldı ancak İsrail’in saldırılarını durdurmayı henüz başaramadı.</p>\n\n<p>Aaron Bushnell, Gazze’de acı çeken ve ölen Filistinlilerle empati kuranlardan, böyle bir trajediyle karşı karşıya kaldığımızda sorumluluklarımızın ne olduğu sorusuyla boğuşanlardan biriydi. Bu bakımdan örnek bir kişiydi. Zulüm karşısında pasif bir şekilde durmama arzusunu saygıyla karşılıyoruz.</p>\n\n<p>Bir insanın ABD’de ölmesi, tek bir Filistinlinin ölümünden daha trajik -ya da daha fazla haber değeri taşıyan- bir olay olarak görülmemelidir. Yine de kararı hakkında konuşulması gereken birçok şey var.</p>\n\n<hr />\n\n<p>Aaron, ABD’deki bir İsrail diplomatik kurumunda kendini yakan ikinci kişi oldu. <a href=\"https://www.nytimes.com/2023/11/30/world/middleeast/protester-fire-israeli-consulate-atlanta.html\">Bir başka eylemci</a> de 1 Aralık 2023 tarihinde Atlanta’daki İsrail konsolosluğunda aynı şeyi yapmıştı. Onların ölümleri hakkında nasıl konuşacağımızı bilmek bizim için kolay değil.</p>\n\n<p>Bazı gazeteciler kendilerini tarafsız bir şekilde bilgi yayma faaliyetiyle uğraşıyorlarmış gibi görüyorlar -sanki neyi yayacaklarını ve nasıl aktaracaklarını seçme süreci tarafsız olabilirmiş gibi. Kendi payımıza, konuştuğumuzda, eyleme geçen insanlarla, kendimiz gibi eylemliliklerinin farkında olan ve ne yapacaklarına karar verme sürecinde olan insanlarla, kalp acısı ve umutsuzlukla boğuşan insanlarla konuştuğumuzu varsayıyoruz.</p>\n\n<p>İnsanlar birbirlerini hem rasyonel argümanlarla hem de eylemin bulaşıcılığı yoluyla etkilerler. Peter Kropotkin’in <a href=\"https://revolution.chnm.org/d/560\">dediği gibi</a>, “Cesaret, bağlılık, fedakârlık ruhu, korkaklık, boyun eğme ve panik kadar bulaşıcıdır.”</p>\n\n<p>Korkaklık göstermemek gibi bir sorumluluğumuz olduğu gibi, fedakârlığı gelişigüzel teşvik etmemek gibi bir sorumluluğumuz da vardır. Risk almak konusunda dikkatsizce konuşmamalıyız, hatta kendi aldığımız riskler hakkında bile. Kendini riske atmak başka bir şeydir; sonuçlarının ne olacağını bilmeden başkalarını risk almaya davet etmek başka bir şeydir.</p>\n\n<p>Ve burada bir riskten değil, tüm olasılıkların en kötüsünden bahsediyoruz.</p>\n\n<p>Birinin yaşamına son verme kararını yüceltmeyelim ya da böyle kalıcı etkileri olan bir şeyi övmeyelim. Aaron’u bir şehit olarak yüceltmek ve başkalarını onu taklit etmeye teşvik etmek yerine, onun anısını onurlandırıyoruz ancak size farklı bir yol izlemenizi tavsiye ediyoruz.</p>\n\n<hr />\n\n<blockquote>\n  <p>”Yöneten sınıfımızın normal olmasına karar verdiği şey bu”</p>\n</blockquote>\n\n<p>Aaron’un bu sözleri aklımızdan çıkmıyor.</p>\n\n<p>O haklı. İnsan hayatının değersiz görüldüğü bir döneme hızla giriyoruz. Bu Gazze’de açıkça görülüyor, ancak dünyanın başka yerlerinde de bunu görebiliyoruz. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yaygınlaşan savaşlarla birlikte, yeni bir soykırım çağının eşiğindeyiz. ABD’nin içinde bile <a href=\"https://crimethinc.com/2022/05/27/their-guns-wont-protect-you-but-they-can-get-you-killed-why-neither-policing-nor-gun-control-will-suffice-to-stop-the-shootings\">kitlesel ölüm olayları</a> rutin hale gelirken, alt sınıfın bir bölümü <a href=\"https://crimethinc.com/2017/10/09/the-opioid-crisis-how-white-despair-poses-a-threat-to-people-of-color\">bağımlılık</a>, evsizlik ve ölüme mahkum ediliyor.\nBir taktik olarak kendini yakma, açlık grevinin çıkış noktasına benzer bir mantığı ifade ediyor. Protestocu kendini bir rehine olarak görür ve ölme isteğini yetkililere baskı yapmak için kullanmaya çalışır. Bu strateji, yetkililerin ilk etapta protestocunun iyiliğini düşündüğünü varsayar. Ancak bugün, <a href=\"https://crimethinc.com/2023/02/03/solidarity-with-alfredo-cospito\">Alfredo Cospito</a>’nun açlık grevi ile ilgili olarak yazdığımız gibi,</p>\n\n<blockquote>\n  <p>“ABD hükümeti yüzü kızarmadan bir milyon insanın ölümüne göz yumarken, Rus hükümetinin mahkumları açıkça top mermisi olarak kullandığı COVID-19 çağında, hükümetlerin yaşamın kutsallığına nasıl baktığı konusunda kimse yanılsamaya kapılmamalıdır. İtalya’yı yöneten yeni seçilmiş <a href=\"https://www.theatlantic.com/international/archive/2022/09/giorgia-meloni-italy-election-fascism-mussolini/671515/\">faşist</a> politikacılar, bırakın tek bir anarşistin ölmesine izin vermeyi, bütün bir halkı ölüme mahkum etmekten bile çekinmemektedir.”</p>\n</blockquote>\n\n<p>Söz konusu olayda Aaron hapisteki bir anarşist değil, ABD ordusunun aktif görevdeki bir üyesiydi. Linkedin profilinde temel eğitimden “uçuş birincisi ve sınıf birincisi” olarak mezun olduğu yazıyor. Bu ABD hükümeti açısından bir fark yaratacak mı?</p>\n\n<p>Aaron’un eylemi, başka bir şey değilse bile, okyanusun bu tarafında ikincil zararlar olmaksızın denizaşırı ülkelerde bir soykırım gerçekleşemeyeceğini gösteriyor. Ne yazık ki yetkililer hiçbir zaman ABD askeri personelinin ölümlerinden özel olarak etkilenmemiştir. Sayısız ABD gazisi Irak ve <a href=\"https://crimethinc.com/2021/08/16/afghanistan-the-taliban-victory-in-a-global-context-a-perspective-from-a-veteran-of-the-us-occupation\">Afganistan</a>’dan döndükten sonra bağımlılık ve evsizlikle mücadele etmiştir. Gazilerin intihar oranı diğer tüm yetişkinlerden çok <a href=\"https://www.mentalhealth.va.gov/docs/data-sheets/2022/2022-National-Veteran-Suicide-Prevention-Annual-Report-FINAL-508.pdf\">daha yüksektir</a>. ABD ordusu, ABD askerlerini kalıcı beyin hasarlarına <a href=\"https://www.nytimes.com/2023/11/26/us/military-brain-injury-rocket-launcher.html\">maruz bırakan silahlar</a> kullanmaya devam ediyor.</p>\n\n<p>Ordu mensuplarına, ölmeye istekli olmalarının inandıkları şeylerin hizmetine sunmaları gereken başlıca unsur olduğu öğretilir. Çoğu durumda bu düşünce tarzı kuşaktan kuşağa aktarılır. Aynı zamanda, yönetici sınıf da askerlerin ölümünü normal karşılar. <em>Normal olanın bu olduğuna karar vermişlerdir.</em></p>\n\n<p>Yöneticilerimizi etkileyecek olan ölmeye istekli olmak değildir. Onlar aslında bizim hayatlarımızdan korkuyorlar, ölümlerimizden değil – onlar bizim kolektif olarak farklı bir mantığa göre hareket etme, onların düzenini aktif olarak kesintiye uğratmaya dönük irademizden korkuyorlar.</p>\n\n<p>Yapmaya değer pek çok şey risk içerir, ancak yaşamınıza bilerek son vermeyi seçmek, yıllarca ya da on yıllarca sürecek bir olasılığı ortadan kaldırmak, geri kalanımızın sizinle birlikte bir geleceği olmasını reddetmek anlamına gelir. Böyle bir karar ancak diğer tüm olası eylem yolları tükendiğinde uygun olabilir.</p>\n\n<p>Belirsizlik, insanlar için katlanılması en zor şeylerden biridir. Bunu mümkün olduğunca çabuk bir şekilde, hatta en kötü senaryoyu önceden dayatarak çözmeye çalışma eğilimi vardır – bu ölümü seçmek anlamına gelse bile. İşlerin nasıl sonuçlanacağını bilmekte bir tür rahatlama vardır. Çoğu zaman umutsuzluk ve fedakârlık birbirine karışır ve bulanıklaşır, çözümsüz görünen trajedilerden çok basit bir kaçış sunar.</p>\n\n<p>Gazze’deki dehşet karşısında kalbiniz kırıksa ve onları durdurmak için önemli bedeller ödemeye hazırsanız, sizi yoldaşlar bulmak ve birlikte planlar yapmak için elinizden gelen her şeyi yapmaya davet ediyoruz. Sömürgeciliğe ve her türlü baskıya karşı direniş dolu bir yaşamın temellerini atın. Vicdanınızın gerekli gördüğü riskleri almaya hazır olun, ancak kendinizi yok etmek için acele etmeyin. Gelecek olan her şey için size canlı olarak, aramızda ihtiyacımız var.</p>\n\n<p>2011 yılında <a href=\"https://crimethinc.com/2011/12/17/self-destruction\">Muhammed Bouazizi</a>’nin kendini yakması ile ilgili olarak yazdığımız gibi,</p>\n\n<blockquote>\n  <p>Hiçbir şey bildiklerimizden uzaklaşmak kadar korkutucu olamaz. Bunu kendini öldürmeden yapmak, kendini ateşe vermekten daha fazla cesaret gerektirebilir. Böyle bir cesareti bir aradayken bulmak daha kolaydır; birlikte yapabileceğimiz ve tek başımıza yapamayacağımız çok şey vardır. Güçlü bir toplumsal harekete katılabilseydi, belki de Bouazizi asla intihar etmezdi; ama paradoksal olarak, böyle bir şeyin mümkün olabilmesi için, her birimizin onun boşluğa attığı adıma benzer bir adım atmamız gerekir.</p>\n</blockquote>\n\n<p>Kabul edelim ki şu ana kadar ABD’de gerçekleşen protesto eylemleri ABD hükümetini Gazze’deki soykırımı durdurmaya zorlamaya hizmet etmedi. Bunu neyin sağlayabileceği tartışmaya açık bir konudur. Aaron’un eylemi bizi bu soruya cevap vermeye ve ondan farklı cevaplar vermeye zorluyor.</p>\n\n<p>Ölümünün yasını tutuyoruz.</p>\n\n<hr />\n\n<p>Thanks to <a href=\"https://www.yeryuzupostasi.org/2024/02/27/aaron-bushnellin-gazze-ile-dayanisma-eylemi-uzerine-crimethinc/\">Yeryüzü Postası</a> for the translation.</p>\n\n<div class=\"footnotes\" role=\"doc-endnotes\">\n  <ol>\n    <li id=\"fn:1\">\n      <p>Aaron e-postada kendini he/him zamirleriyle tanımlamıştır. <a href=\"#fnref:1\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n    <li id=\"fn:2\">\n      <p>Daha sonra silahlı kişinin elçilikle bağlantılı bir güvenlik görevlisi olduğu açıklandı. Bunu bağımsız kaynaklardan teyit edemedik. <a href=\"#fnref:2\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n  </ol>\n</div>\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2023/07/02/nahel-icin-adalet-fransadaki-ayaklanmanin-kokleri",
      "url": "https://crimethinc.com/2023/07/02/nahel-icin-adalet-fransadaki-ayaklanmanin-kokleri",
      "title": "Nahel için Adalet : Fransa’daki Ayaklanmanın Kökleri",
      "summary": "Fransa’daki Ayaklanmanın Kökleri.",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/header.jpg",
      "date_published": "2023-07-02T01:54:50Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:57Z",
      "tags": [
        "France",
        "police",
        "Uprising"
      ],
      "content_html": "<p>Aşağıdaki metin, Paris’in bir banliyösü olan Nanterre kentinde Nahel Merzouk adlı gencin Fransız polisi tarafından öldürülmesinin ardından yaşanan olayların üçüncü gününde Fransız yoldaşlar tarafından bize gönderilmiştir. Rapor, durumun bir analizini ve Fransa’da 1970’lerde başlayan polis şiddetine karşı mücadeleye genel bir bakış ortaya koymaktadır.</p>\n\n<p>Bugün bu hareket sokaklarda, medyada ve mahkemelerde yoğun bir baskıyla karşı karşıya. Şu an itibariyle Nahel’in yanı sıra en az üç kişi öldürülmüş durumda. Ülke genelinde konuşlandırılan özel askeri polislere odaklanmak yerine, Nahel ve kendileri için hayatlarını tehlikeye atan gençlerin çabalarıyla başlamayı tercih ediyoruz.</p>\n\n<p>Sokaklarda pek çok kişi öfke duygularının ve mücadelenin yoğunluğunun <a href=\"https://theanarchistlibrary.org/library/filippo-argenti-nights-of-rage\">2005</a> yılındaki isyanları anımsattığını söylüyor. Tıpkı 2005’teki öğrenci hareketinin ardından gerçekleşen o ayaklanmalar gibi, bu <a href=\"https://crimethinc.com/2023/03/22/france-the-movement-against-the-pension-reform-on-the-threshold-of-an-uprising\">gerçek ayaklanma</a> da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından dayatılan emeklilik reformuna karşı ilkbaharda eşi <a href=\"https://crimethinc.com/2023/03/30/france-in-flames-macron-attempts-to-crush-the-movement-against-the-pension-reform-with-lethal-violence-1\">benzeri görülmemiş</a> bir baskıyla karşılaşan güçlü hareketi takip etti. Fransa’da polis, muazzam kaynak aktarımına ve sahip olduğu gerçek anlamda yasal dokunulmazlığa rağmen, hem meşruiyet algısını hem de halkın geniş kesimlerini sindirerek pasifleştirebilme gücünü kaybediyor gibi görünüyor.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/2.jpg\" />\n</figure>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"nahel-icin-adalet\"><a href=\"#nahel-icin-adalet\"></a>Nahel İçin Adalet</h1>\n\n<p>27 Haziran 2023 tarihinde, 17 yaşındaki Nahel Merzouk Nanterre’de araba kullanırken motosikletli polisler tarafından yol kontrolü için durduruldu ve ardından soğukkanlılıkla öldürüldü. Yolculardan birinin daha sonra <a href=\"https://news.sky.com/story/france-riots-passenger-in-car-with-shot-teenager-says-he-wants-to-share-story-to-establish-truth-12912819\">anlattığı üzere</a>, polislerden biri Nahel’i “Kıpırdama yoksa kafana bir kurşun sıkarım” diye tehdit etti. Ardından her iki memur da arabanın açık penceresinden Nahel’e vurdu. Aldığı darbelerle sersemleyen Nahel yanlışlıkla freni bırakıp gaza bastı ve bunun üzerine memurlardan biri onu silahla vurarak öldürdü. Tüm bunları biliyoruz çünkü neredeyse tüm sahne filme alındı.</p>\n\n<p>Nahel’in öldürülmesine ilişkin video kısa sürede sosyal medyada viral hale geldi ve bu da ardından gelen huzursuzlukta önemli bir rol oynadı.   İnsanlar sokaklarda hızla tepki gösterdi.</p>\n\n<p>İlk gece olan 27 Haziran’dan itibaren Nanterre ve Paris’in diğer banliyölerinde (Mantes-la-Jolie, Boulogne-Billancourt, Clichy-sous-Bois, Colombes, Asnières, Montfermeil) ve Fransa genelinde (Roubaix, Lille, Bordeaux…) göçmenlerin çoğunlukta olduğu mahallelerde şiddetli çatışmalar patlak verdi. 28 Haziran’da, politikacıların bu cinayetin iğrenç karakterini kabul etmelerine, hükümetin ve solun ılımlı kanatlarının barış çağrıları yapmalarına rağmen, isyan diğer şehirlere de yayıldı (Neuilly sur Marne, Clamart, Wattrelos, Bagnolet, Montreuil, Saint Denis, Dammarie les Lys, Toulouse, Marsilya…). Bu arada Nahel’in ailesi, kardeşi 2016 yılında polis tarafından vahşice öldürülen Assa Traoré ve eski “Mouvement de l’Immigration et des Banlieues” (MIB) [Göç ve Banliyöler Hareketi] militanlarının yardımıyla bir “Hakikat ve Adalet Komitesi” (“Comité Vérité et Justice”) kurdu. Nahel’in onur ve cesaret örneği olan annesi, 29 Haziran öğleden sonra Nanterre’de büyük bir marche blanche (“beyaz yürüyüş”) çağrısında bulundu.</p>\n\n<p>Hükümet 29 Haziran sabahı, Nahel’i öldüren polis memurunun kasıtlı adam öldürme suçu işleyip işlemediğine dair bir soruşturma başlattığını açıkladı. Görünüşe göre bu durum insanları yürüyüşe katılmaktan caydırmadı.</p>\n\n<p>Bu büyük yürüyüş tahminen 15,000 kişiyi bir araya getirdi. “Herkes polisten nefret ediyor”, “Polis, tecavüzcü, katil” ve “Nahel için adalet” gibi sloganlar eşliğinde Nahel’i son yolculuğunun uğurladılar. Bir pankartta “Başka kaç Nahel kameraya çekilmedi?” yazıyordu.</p>\n\n<p>O andan itibaren, Nahel’in ölümünün büyük bir şok yarattığı ve protestocuların çoğunun kurbanın ailesiyle dayanışma amacıyla yürüdüğü ortadaydı. Ancak talepler aynı zamanda çok daha genel bir şeyle ilgiliydi: polisin toplumumuzdaki rolü. Sanki bunun farkındalarmış gibi, domuzlar bu barışçıl yürüyüşü Nanterre’deki Préfecture’e (merkezi hükümetin bölgesel birimi) ulaştığında gaza boğmaya karar verdiler ve La Défense’ın şık ticari bölgesine kadar yayılan yeni bir çatışma dalgası başlattılar. Genç isyancılar arasından yükselen mesaj “Eğer yürüyüş yapmamıza izin vermezlerse, her şeyi sikip atarız” oldu.\n </p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/7.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Nanterre’deki yürüyüşün ardından, 29 Haziran</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Sayıları çok fazla olduğu için 29 Haziran akşamı harekete katılan mahalle ve kasabaları tek tek saymak mümkün değil. Hükümetin cinayeti soruşturacağını açıklamasına rağmen durulmayan bu üçüncü huzursuzluk gecesi, harekete daha önce görülmemiş bir boyut kazandırdı. Jeunes de quartiers (medya ve politikacıların sık sık kullandığı tabirle ” kenar mahalle çocukları”) arabaları, motosikletleri ve scooter’ları, yerel ve ulusal polis karakolları, okullar, belediye kütüphaneleri, valilik ve belediye binaları gibi kamu binalarını ateşe verdi. Polisle çatışmak için havai fişek kullanmanın yanı sıra, sokaktaki araç gereçleri parçaladılar, süpermarketleri yağmaladılar ve inşaat malzemelerini ateşe verdiler. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde bu silahlar, her gün tacize ve keyfi polis operasyonlarına maruz kalan gençler arasında tercih edilen öz savunma silahları haline geldi.</p>\n\n<p>Ülke çapındaki bu isyan durup dururken ortaya çıkmadı. Büyük ölçüde yatay, öngörülemez ve onu harekete geçiren isteklere uygun olarak sürekli yeni direniş biçimleri icat etmesi anlamında spontaneydi. Ancak bu isyan aynı zamanda devletin post-kolonyal göçü ele alma biçimine bir yanıt olarak ortaya çıktı.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/1.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"ayaklanmanin-arka-plani\"><a href=\"#ayaklanmanin-arka-plani\"></a>Ayaklanmanın Arka Planı</h1>\n\n<p>1960’lardan bu yana Fransız devleti, Kuzey ve Batı Afrika’daki eski sömürgelerinden “ithal ettiği” işgücünden yararlandı. Başlangıçtaki plan bu işçilerin Fransa’da bir hayat kurup yerleşmeleri değildi. Belirli bölgelere yerleştirildiler: önce gecekondu mahallelerine, sonra da büyük kent merkezlerinin çevresindeki projelere – “cités”-. Bu bölgeler “banliyöler” olarak anılmaya başlandı.</p>\n\n<p>1970’lerde, Siyahi ve Arap işçilerin Fransa nüfusunun kalıcı bir parçası olduğu ortaya çıktığında, bu durum siyasi bir sorun haline geldi. Birbiri ardına iktidara gelen siyasi partiler bir istisna politikası benimsedi. Amaç, ırksal sınırları korumak ve sürekli olarak incelenen ve sosyal düzen için bir tehdit olarak tanımlanan bir insan grubunu kontrol etmekti. Sonuç olarak, göçmen işçi sınıfı mahalleleri esas olarak polisiye tedbirlerle yönetilmiştir. Polis (ve yerel polisin bağlı olduğu valilikler), Fransa’nın kendi polislik anlayışının deney alanları haline gelen “cités “lerdeki günlük işlerin yönetimi ve kontrolünden neredeyse tümüyle sorumludur.</p>\n\n<p>Bu mahallelerde yaşayanlar her gün polis tarafından aşağılanmaya, korkutulmaya ve cezalandırılmaya maruz bırakılmaktadır. Göçmen kökenli gençler, ülkenin siyasi yaşamından dışlanmanın yanı sıra sürekli kontrol altında tutuklanmakta, hakarete uğramakta ve tutuklanmaktadır. Aynı şekilde, en güvencesiz olanların hayatta kalmak için bağımlı oldukları tüm etkinlikler ve ticari faaliyetler ağır bir şekilde kriminalize edilmektedir.</p>\n\n<p>İsyanlar, Fransa’da ırkçı saiklerle işlenen polis cinayetlerinin uzun tarihi bağlamında da ele alınmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi Fransa’da da, egemen insanlık anlayışından dışlanan bireylere karşı ölçüsüz şiddet kullanımı, ırksal kategorileri üreten ve devam ettiren mekanizmalardan biridir. Polis 1970’lerden bu yana yüzlerce Siyahi ve Arap genci öldürmüştür. Bu kısmen, göçmen mahallelerindeki yoğun ve sürekli polis varlığının bir sonucudur. Ancak daha genel olarak, Fransız devleti ile aileleri 1960’lardan sonra Fransız sömürge imparatorluğunun kademeli olarak parçalanması sırasında Fransa’ya göç eden gençler arasındaki ilişkiyi tanımlayan yapısal ırkçılığın somut bir sonucudur.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/3.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Quartier’lerdeki (kelime anlamıyla “mahalleler”<sup id=\"fnref:1\"><a href=\"#fn:1\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">1</a></sup>) insanlar onlarca yıldır polis şiddetine karşı açık siyasi tutum almışlardır. 1983 yılında Lyon ve Marsilya banliyölerinde işlenen bir dizi polis cinayetine tepki olarak “Marche pour l’Egalité” (Eşitlik Yürüyüşü) düzenlenmiştir. Beyaz olmayan gençlere yönelik devlet güdümlü polis şiddetinin bir sembolü olan Vaulx-en-Velin kentinde 1979’dan bu yana her on yılda bir kitlesel ayaklanmalar meydana gelmiştir. 1995 yılında kurulan “Mouvement Immigration Banlieue”, “polisin hatalarının” (bu ifade özürcülerin polisin aşırı şiddet eylemlerini tanımlamak için kullandıkları kılıf) kurbanlarının aileleri için “hakikat ve adalet” (vérité et justice) için mücadele etti. Bu ana akım siyasi partilerin söylemlerini reddeden, bağımsız örgütlenmiş ve otonom bir örgüttü. 2000 yılında Paris’teki mekânından tahliye edildi.</p>\n\n<p>2005 yılında Zyed Benna ve Bouna Traoré adlı iki gencin Paris’in kuzeyindeki Clichy-sous-Bois’de polis tarafından kovalanıp tartaklanarak öldürülmesinin ardından bir ayaklanma patlak vermişti. Diğerlerinin yanı sıra, 2005 yılında polis tarafından öldürülen Lamine Dieng’i; 2016 yılında polis tarafından öldürülen Adama Traoré’yi; 2017 yılında polis tarafından tecavüze uğrayan Théo Luhaka’yı; 2019 yılında polis tarafından öldürülen Ibrahima Bah’ı hatırlıyoruz.</p>\n\n<p>Her seferinde aynı senaryo: polis cinayet işliyor, sonra da kendini korumak için yalan söylüyor. Bazen bir video ya da bir protesto polisin anlatısına karşı çıkıyor ve yetkilileri katile karşı dava açmaya zorlayacak yeterli kanıt sağlıyor. Ancak polislere karşı yürütülen yasal süreçler neredeyse hiçbir zaman mahkumiyetle sonuçlanmıyor. Fransa’da yasalar devletin çıkarlarına hizmet eder; uygulamada ise polisler için serbestlik ve yasal dokunulmazlık sağlanır.</p>\n\n<p>Geçtiğimiz birkaç gün içinde, devletin kendisini koruyanları himaye ettiğini bir kez daha gördük. Göğsünden vurulduktan sonra Nahel’i tedavi eden sağlık görevlisi, onu öldüren polis memurunun adını medyaya ifşa edince, hemen 18 ay hapis cezasına çarptırıldı.<sup id=\"fnref:2\"><a href=\"#fn:2\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">2</a></sup></p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/4.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"yogunlasan-toplumsal-catismalar-baglaminda\"><a href=\"#yogunlasan-toplumsal-catismalar-baglaminda\"></a>Yoğunlaşan Toplumsal Çatışmalar Bağlamında</h1>\n\n<p>Bu ayaklanmaları anlamak için, onları Fransa’daki çağdaş sınıf mücadelesi bağlamında da görmeliyiz. Fransa <a href=\"https://crimethinc.com/2017/04/19/from-the-loi-travail-to-the-french-elections-a-retrospective-on-social-upheaval-in-france-2015-2017\">2016</a>’dan bu yana neredeyse her yıl ülke çapında bir toplumsal hareket ya da huzursuzluk dalgası yaşadı. İsyanlar Fransız siyasi dilinin ayrılmaz bir parçası haline geldi ve 2023’te gördüklerimiz bunun bugüne kadarki en radikal ifadesi olabilir.</p>\n\n<p>Başka bir deyişle, 2016’dan bu yana Fransa’da zorla uygulanan neoliberal politikaların ne kadar sevimsiz olduğu göz önüne alındığında, François Hollande ve Emmanuel Macron hükümetleri ancak polis şiddeti sayesinde iktidarda kalabildiler. Sağcı ve faşist polis sendikaları, devleti, hükümeti, polisi ve halkı birbirine bağlayan yapısal iktidar ilişkilerini anladıkları için, giderek daha fazla sosyal yardımı ve diğer herkese şiddet uygulamak için teknolojik ve yasal araçları kendi ellerinde toplamak için sistematik olarak örgütlendiler.</p>\n\n<p>Örneğin 2017 yılında çıkarılan bir yasa ile polise, kendileriyle işbirliği yapmayı reddeden bireylere karşı ateşli silah kullanma hakkı (ve dolayısıyla teşviği) verildi. Bu yasanın doğrudan sonucu, yıllık polis cinayeti sayısında dramatik bir artış oldu. 2017’den önce polis (resmi olarak) her yıl 15 ila 20 genç Siyahi ve Arap erkeği öldürürken, bu sayı 2021’de 51’e yükseldi ve o zamandan beri ortalama 40 oldu.</p>\n\n<p>Daha genel olarak, her yıl ellerinde daha fazla ekipman bulunan daha fazla yeni polis memuru işe alındı. Militarize edilmiş polis, toplumsal hareketlere karşı sistematik baskı uygulamaktadır; polisin giderek hızlanan militarizasyonu, Fransa’daki bazı solcuları etkileyen güçsüzlük hissini açıklayan faktörlerden biridir. Somut olarak bu durum, özellikle göçmen mahallelerinde yaşayan kadınlar başta olmak üzere pek çok kişi için gergin ve güvencesiz yaşam koşulları yaratmaktadır. Annelerimiz.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/6.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Nanterre’deki beyaz yürüyüşün neticesi, 29 Haziran</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"huzursuzluk\"><a href=\"#huzursuzluk\"></a>Huzursuzluk</h1>\n\n<p>Süregelen huzursuzluk dalgasıyla ilgili olarak, Paris’e yakın banliyölerde yaşadığım şehirde gördüklerimi anlatarak sadece kendi konumumdan konuşabilirim.</p>\n\n<p>Hareket, hepsi de çok etkili olan üç temel taktik kullandı: polisle şiddetli çatışmalar, Cumhuriyet’in “sembollerinin” tahrip edilmesi ve yağmalama.</p>\n\n<p>Polisle çatışmalar çoğunlukla “quartiers” adı verilen mahallelerde meydana geldi. “Yak onları!” Bu <a href=\"https://twitter.com/illwilleditions/status/1674028995749326849\">görüntüleri</a> herkes görmüştür: polislere havai fişeklerle, molotof kokteylleriyle, taşlarla ve genellikle çok genç olan kara blok kıyafetli kişiler tarafından dış mekan mobilyalarıyla saldırılmaktadır. Geceleri meydana gelen saldırgan eylemlerden bazıları, özellikle Nahel ile dayanışmadan ziyade, her gün insanları kontrol eden, aşağılayan ve dövenlerden intikam almak için daha genel bir arzudan kaynaklanıyor olabilir. Sanki iktidar dengesi geçici olarak yön değiştirmiş gibi.</p>\n\n<p>Çatışma anında ne sloganlar ne de solcu mesajlar var, sadece radikal bir karşılık verme iradesi var. Katılan ekiplerin çoğu birbirlerini uzun zamandır tanıyan, çoğunluğu erkek olan gençlerden oluşuyor. Bu taktikleri uygulayan kişilerin uzlaşma gibi bir istekleri yok.</p>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe src=\"https://player.vimeo.com/video/841547915?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0\" frameborder=\"0\" webkitallowfullscreen=\"\" mozallowfullscreen=\"\" allowfullscreen=\"\"></iframe>\n  <figcaption class=\"caption video-caption video-caption-vimeo\">\n    <p>Paris yakınlarındaki bir bölgede belediye binasında çatışmalar.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Birçoğu ergenlik çağında olan genç eylemciler sistematik bir şekilde hareket ediyor. Belli nedenlerden dolayı ilçe ofislerine, belediye binalarına ve yürütme gücünün bulunduğu yerlere saldırdılar. Ama aynı zamanda insanları ayrıştıran, dışlayan ve kapitalist sisteme zorlayan okullara; polislerin arkadaşlarını yakalayıp dövdüğü polis karakollarına; hareketlerini izleyen güvenlik kameralarına; “mahallelerde” nadir bulunan ve genellikle soylulaştırıcıları yeni çevrilmiş banliyö evlerine taşımak için yeni inşa edilen toplu taşıma altyapısına; ve banliyölerin soylulaştırılmasında önemli bir rol oynayan Olimpiyat Oyunları için yeni ve anında eskimiş altyapı inşa eden şantiyelere de saldırıyorlar.</p>\n\n<p>Son olarak, hareket yaratıcı gücünü yağma alanında, özellikle de araba ve scooterların oynadığı rolle ortaya koymuştur. Arabalar kapıları ve çitleri zorlamak için kullanılırken, scooterlar daha sonra hızlı bir çıkış imkanı sağlamaktadır. Scooterlar polisle çatışmalarda da önemli bir rol oynuyor. Çok fazla ayrıntıya girmeden, hareket kabiliyeti geceleri gerçekleşen çatışmalar için kritik bir öneme sahip.</p>\n\n<p>Ne yağmalanıyor? Neredeyse her şey, ancak kurumsal medya anlatısının aksine, yağmalamanın çoğu şenlikli ya da eğlenceli değil: alınanların büyük çoğunluğu sadece temel mallar ve ilaçlar. Bu da Nahel’in ölümüyle ateşlenen hareketin aynı zamanda güvencesizliğin ve hayat pahalılığının temelden anti-kapitalist bir reddini ifade ettiğini gösteriyor.</p>\n\n<p>Sabahın dördünde mahalledeki süpermarkette duydum: “Bunların hepsini annem için alıyorum.”</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/8.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Nanterre’deki beyaz yürüyüşün neticesi, 29 Haziran</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Huzursuzluğun temelindeki siyasi duygunun son derece evrensel olmasına ve polis şiddetine karşı mücadelenin (en azından) 2016’dan bu yana toplumsal hareketlerdeki merkeziliğine rağmen, sol ile genç isyancılar arasında bir ittifak olasılığı zayıf görünüyor. Solcu siyasetçiler daha ziyade barış ve uzlaşma çağrısı yapıyor, “polis ile halk arasındaki diyaloğu yeniden başlatacak” (“refonder une police républicaine” [cumhuri̇yetçi̇ bi̇r poli̇s gücünün yeni̇den i̇nşası] ve “rétablir le dialogue entre la police et sa population”[polis ve halk arasındaki diyaloğun yeniden tesis edilmesi]) “cumhuriyetçi bir polis reformu” projeleri hayal ediyorlar.</p>\n\n<p>Devrimci sol (Fransa’da ağırlıklı olarak Troçkistlerden oluşuyor), “Comité Vérité et Justice pour Adama” [Adama için Hakikat ve Adalet Komitesi] ve Traoré ailesi örnek alınarak aile üyeleri ve yakın destekçiler tarafından oluşturulan “Comité Vérité et Justice pour Nahel”i [Nahel için Hakikat ve Adalet Komitesi] destekliyor, ancak mevcut ayaklanmaya ilişkin herhangi bir kamusal tutum almadılar. Anarşistlere ve diğer otonom gruplara gelince, bazılarımız ayaklanmalara aktif olarak katılsak da, çoğunlukla gözlem, yasal ve lojistik destek rolleri üstlenerek hala yerlerini bulmaya çalışıyorlar.</p>\n\n<p>Sonuçta hareket her şeye rağmen devam ediyor ve katılan gençler kendilerini bir parçası olarak hissetmedikleri gruplarla pek ilgilenmiyorlar.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/07/01/5.jpg\" />\n</figure>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"further-reading-and-viewing\"><a href=\"#further-reading-and-viewing\"></a>Further Reading and Viewing</h1>\n\n<ul>\n  <li>“<a href=\"https://paris-luttes.info/quand-naissent-les-insurrections-17233?lang=fr\">When Insurgencies Are Born</a>“—Initial thoughts on the revolt</li>\n</ul>\n\n<figure class=\"video-container portrait\">\n  <iframe src=\"https://player.vimeo.com/video/841546016?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0\" frameborder=\"0\" webkitallowfullscreen=\"\" mozallowfullscreen=\"\" allowfullscreen=\"\"></iframe>\n  <figcaption class=\"caption video-caption video-caption-vimeo\">\n    <p>Nanterre, <em>cité</em> Pablo Picasso.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<figure class=\"video-container portrait\">\n  <iframe src=\"https://player.vimeo.com/video/841546176?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0\" frameborder=\"0\" webkitallowfullscreen=\"\" mozallowfullscreen=\"\" allowfullscreen=\"\"></iframe>\n</figure>\n\n<figure class=\"video-container portrait\">\n  <iframe src=\"https://player.vimeo.com/video/841548196?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0\" frameborder=\"0\" webkitallowfullscreen=\"\" mozallowfullscreen=\"\" allowfullscreen=\"\"></iframe>\n</figure>\n\n<figure class=\"video-container portrait\">\n  <iframe src=\"https://player.vimeo.com/video/841545902?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0\" frameborder=\"0\" webkitallowfullscreen=\"\" mozallowfullscreen=\"\" allowfullscreen=\"\"></iframe>\n</figure>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe src=\"https://player.vimeo.com/video/841546376?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0\" frameborder=\"0\" webkitallowfullscreen=\"\" mozallowfullscreen=\"\" allowfullscreen=\"\"></iframe>\n</figure>\n\n<hr />\n\n<p><em>This translation originally appeared <a href=\"https://www.yeryuzupostasi.org/2023/07/03/nahel-icin-adalet-fransadaki-ayaklanmanin-kokleri-crimethinc/\">here</a>.</em></p>\n\n<div class=\"footnotes\" role=\"doc-endnotes\">\n  <ol>\n    <li id=\"fn:1\">\n      <p>Burada quartiers, banliyö şehirlerindeki göçmen mahallelerinde yaşayan insanların kendi topluluklarına atıfta bulunmak için kullandıkları gündelik bir terimdir. <a href=\"#fnref:1\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n    <li id=\"fn:2\">\n      <p><a href=\"https://www.liberation.fr/checknews/mort-de-nahel-non-lambulancier-na-pas-ete-condamne-a-six-mois-de-prison-ferme-apres-son-cri-de-colere-contre-la-police-20230629_SCXNKYQFQZA3HKELSQZEVKL2IA/\">Bu kaynak,</a>  durumun ayrıntılarının biraz daha karmaşık olduğunu öne sürüyor; Nahel’in öldürülmesiyle ilgili olarak bir sağlık görevlisinin cezasının ertelendiğini, katil hakkında bilgi verdiği iddia edilen bir başka kişinin ise 12 ayı ertelenmiş olmak üzere 18 ay hapis cezasına çarptırıldığını doğruluyor. <a href=\"#fnref:2\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n  </ol>\n</div>\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2023/03/16/devletin-felaketleri-turkiye-ve-suriyedeki-depremler-hakkinda-1",
      "url": "https://crimethinc.com/2023/03/16/devletin-felaketleri-turkiye-ve-suriyedeki-depremler-hakkinda-1",
      "title": "Devletin Felaketleri: Türkiye ve Suriye'deki Depremler Hakkında",
      "summary": "",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/03/16/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/03/16/header.jpg",
      "date_published": "2023-03-16T18:45:30Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:56Z",
      "tags": [
        "Syria",
        "Turkey",
        "Greece",
        "Authoritarianism",
        "earthquake",
        "natural disaster"
      ],
      "content_html": "<p>6 Şubat 2023 günü art arda meydana gelen iki depremin üzerinden henüz bir ay geçmedi. Ancak Türkiye halklarının gözünde aşikar olan, Türk devletinin bir ihmal devleti olduğudur. Afet kontrol önlemlerinin ihmali, bina deprem yönetmelikleri ve inşaat mevzuatlarının ihmali, afet altyapısının ihmali, kanunların ihmali, halen un ufak olmuş beton binaların altında kalmış Suriyeli mültecilerin, Kürtlerin, Alevilerin, işçilerin, kadınların ihmali, güvenli ve insanlığa yaraşır bir hayat yaşama hakkının ihmali. Bu büyük acının sorumlusu, bu ihmal düzeni sayesinde para ve rant ihtirası peşinde koşmaya devam edenlerdedir.</p>\n\n<p>Önümüzde gerçekleşen doğal bir afet değil, insan yapımı bir felakettir. Dolayısıyla siyasi bir felaket. Geçtiğimiz 20 yılda, Türk halklarına güvenli ve depreme dayanıklı evler, etkin afet ve acil durum yönetim planları söz verildi. Saat 04.17’de meydana gelen ilk depremden sonraki 48 saatte, bu sözlerin ne vahim bir şekilde boşa çıktığını gördük. Devlet, AFAD ve Kızılay üzerinden eşgüdümlü bir insani yardım, arama ve kurtarma çalışması sözü vermişti. Ancak kamu kurumları yerine özel şirket ve vakıflara yıllarca para aktarılmasından sonra, sahada yardım adına pek bir şey bulunamıyordu. Yıllar içerisinde Kürtler ile girişilen kirli savaşta, ülkenin en büyük askeri üslerinden ikisi deprem bölgesine kurulmuştu. Ancak asker, deprem ile yıkılan yollar ve ulaşım altyapısından sonra erişilmesi imkansız kılınan yerlere erişebilecek tek örgütlü güç olmasına rağmen, arama-kurtarma çalışmalarında görülmüyordu. Depremin üzerinden bir hafta geçmeden, Türk ordusu Rojava ve Sinjar’da Êzidiler’e hava saldırılarına devam etti. Biz bu cümleleri yazarken, binlerce insan enkazların altında, soğuğa, hipotermiye dayanmaya çalışıyor, son olacağını bilip bilmedikleri kırılgan nefesleri çekiyorlar. Askerin korumak için değil, fakirleri öldürmek için örgütlü bir törenin bir parçası olduğu acı gerçeğini öğrendiler. Devlet, müteahhitler, asker ve burjuva sınıfı, halkı soktukları enkazlardan cellat olarak çıkıyorlar.</p>\n\n<p>Bu resmi daha önce görmüştük. Devlet, 1999 İzmit Depremi’nde de yoktu. IMF yapısal düzenleme programları ile yıllar içinde fakirleşmiş bir halk, askerî yönetim ve neoliberal sendika karşıtı politikalar ile zayıflatılmış bir sivil toplum, deprem ile kendi başına yüzleşmek zorunda kalmıştı. 2011 Van Depremi’nde, savaş ile parçalanmış, fakirleştirilmiş, zorla göç ettirilmiş Kürt halkı, önce devasa beton blokların altında, sonra yıllar boyunca konteyner kentlerde bekletilmişti. 6 Şubat depremlerinin gerçekleştiği Batı Fırat Bölgesi, Hatay’ın zengin tarım alanları, Amik Ovası ve Çukurova, Afrin ve Halep, sonu gelmeyen savaşların izlerini taşıyan bölgeler. Adıyaman, Antep, Urfa, Hatay şehirlerinde merdiven altı işlerde çalıştırılan Suriyeli mülteciler, Kürt kadınlar ve çocuklar, köhne apartman binalarına tıkıştırılmıştı. Diyarbakır’da kayyum belediye ve valilik, yıllar boyunca çatışma koşullarını, asker ve polis ambargosunu kullanarak halkın servetini, kendi konfor ve lüks hevesleri için çalmıştı. Şimdi, müteahhitlerinin yaptıkları binaların enkazı altında yüzlerce insan yatıyor. Rojava ve Suriye’de, yıllar boyunca süren iç savaş ile derinden aşınmış, korkunun ve intikamın özneleri haline gelen binalar, bir daha sivil halkın mezarlığı haline geldi. Mezopotamya halkları için, betonarme bloklar ev değil, korkunun tecessümü olageldi. Yeryüzü, hayat ile ölüm arasında lanetlenmiş bir araf haline geldi.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/03/16/5.jpg\" />   <figcaption>\n    <p><a href=\"https://www.instagram.com/p/CokfGBWrW3C/\">Tolga Ildun/ZUMA Press</a>.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Bu insani trajedinin büyüklüğüne rağmen, devlet cezalandırıcı simasını göstermeye devam ediyor. Devletin ideolojik propagandasını yapan medya sözcüleri, “Yardım yok, yardım gelmeli,” diyebiliyor, ancak aynı cümleleri kuran vatandaşları sansürlüyor. Devlet ve medyası, vatandaşları dezenformasyon kaynakları olarak mimleyip, suçlulaştırıyor. Halkın kahramanca kurduğu dayanışma ve direniş ağlarını görünmez kılıyor. Gaziantep gibi etnik olarak karışık şehirlerde, Ülkü Ocakları mensubu devlet ve jandarma görevlileri sahaya sürülüyor, ve Ülkü Ocakları’nın yardım grupları iyi yerlere konumlandırılıyor. Aynı sırada, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden gönderilen afet yardım takımlarının, Hatay gibi şehirlere girmesi engelleniyor. Polis, neofaşist tahrikçilerin medyada ve yerelde yağmacılıkla suçladığı vatandaşları tutukluyor, darp, taciz, ve işkence uyguluyor. Yağmacılıkla suçlanan bir sivili işkenceyle gözaltında öldürdü bile. Bu felaketin sorumluluk ağının tepesinde duranlar, müteahhitleri hedef alıp, suçlayıp avlayarak kendi ellerindeki kanı temizlemeye çalışıyorlar. Fakir ve mülksüzleştirilmiş halk, dini-kapitalist-inşaat kompleksinin açgözlü aygıtları tarafından öğütülüyor. Bu kolektif manipülasyon ve iftira düzeni içerisinde devlet ve hükümet, kendi vatandaşlarını düşmanlaştırıyor.</p>\n\n<p>Benzer bir ikiyüzlülük ve iftira düzenini Batı dünyasında da görebiliyoruz. Batı medyası, Suriye’deki yıkımı bitmek bilmeyen bir insani krizin, kanlı diktatör Beşir el-Esed tarafından yaratılan bir başka üzücü halkası olarak yansıtıyor; aynı anda Batı hükümetleri uyguladıkları ambargolarla Suriye halkını daha da acımasız bir ölümle yüzleştiriyor. Erdoğan ve işgalci İslamcı milislerinin Rojava’da halka gitmesi gereken yardımlara nasıl el konduğunu görmezden gelerek, bu felaketin asıl sorumlularını görünmez kılıyor.</p>\n\n<p>Önümüzdeki ayların siyasi fırsatçılık, Suriyeli mültecilere ve Kürtlere karşı artan yabancı düşmanlığı ile geçeceği aşikar. Erdoğan’ın emperyalist toplumsal mühendislik hırsı içerisinde Suriyeli Arapları Kürt bölgelerine yerleştirip Türkiye’den sınır dışı etmeye çalışması, Bonapartist bir stratejiyle önümüzdeki seçimleri erteleyip demokratik mesuliyeti bertaraf etme çabası, savaş suçlusu Esed’in bu felaketi kullanarak uluslararası meşruiyetini yeniden kazanma çabası gibi…</p>\n\n<p>Türkiye, Kürdistan ve Suriye halkları için, devletlerin savaş aygıtlarının uğultusu ile depremin sarsıntısı aynı sestir. Toplumsal özgürlük ve adalet yolunda gerçekleştirilen mücadelede, yapmamız gereken ilk şey sorumluları, hesap vermesi gerekenleri isimlendirmektir : Hain müteahhitler ve işverenler ; medya ; devlet ve askeri ; devlet ve ideolojik aygıtlarını övme hevesi içerisinde siyasi muhalefetinden taviz vererek kendisini etkinsizleştiren Altılı Masa ; timsah gözyaşları ve samimiyetsiz hayırseverlik jestleriyle yeniden ortaya çıkan burjuvazi ; ‘kamu düzeni’ kisvesi içerisinde mültecileri ve zoraki göçe sürüklenen vatandaşları inzibat altına alan ve cezalandıran neofaşist militanlar ; kısacası, para ve rant ihtirası peşinde koşarken halkların güvenliği ve haysiyetini çiğnemeyi göze alan herkes suçludur !</p>\n\n<p>Devletin enkazları altından yükselen dayanışma ağları, bize umutlu geleceklerin gelmekte olduğuna tanıtlık ediyor. Türkiye’ye halklarına akan yardımlar, yardım ve afet kurtarma takımları, bizim için bu umudun bir tanımıdır. Ne yazık ki, Kuzeybatı Suriye’de bu felaket ile aynı şiddet ile yüzleşen halk, hiçbir yardıma erişime sahip değil. Kürt Kızılayı [Heyva Sor], depremden en çok etkilenen bölgelerde aktif bir şekilde çalışıyor. <a href=\"https://www.heyvasor.com/de/\">Bağışlarınız için</a>.</p>\n\n<hr />\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2023/03/16/1.jpg\" />\n</figure>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2022/02/15/savas-ve-anarsistler-ukraynada-anti-otoriter-perspektifler",
      "url": "https://crimethinc.com/2022/02/15/savas-ve-anarsistler-ukraynada-anti-otoriter-perspektifler",
      "title": "Savaş ve Anarşistler: Ukrayna’da Anti-Otoriter Perspektifler",
      "summary": "Anarchists from Ukraine explore the 2014 Maidan protests, the ascendancy of fascists, civil war, and the threat of war with Russia.",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/header.jpg",
      "date_published": "2022-02-15T23:47:00Z",
      "date_modified": "2025-03-01T09:13:25Z",
      "tags": [
        "Russia",
        "Ukraine",
        "Belarus",
        "kazakhstan",
        "fascism",
        "anti-fascism",
        "civil war"
      ],
      "content_html": "<p>Bu metin, Ukrayna’dan birkaç faal anti-otoriter eylemci tarafından birlikte oluşturuldu. Bizler tek bir örgütün temsilcisi değiliz; fakat bu metni yazmak ve muhtemel bir savaşa hazırlanmak amacıyla bir araya geldik.</p>\n\n<p>Bizim dışımızda, bu metin, metinde anlatılan olaylara katılan insanlar, iddialarımızın doğruluğunu kontrol eden gazeteciler ve Rusya, Belarus ve Avrupa’da yaşayan anarşistler de dahil olmak üzere ondan fazla kişi tarafından gözden geçirildi. Mümkün olan en tarafsız metni yazmak için birçok düzeltme gerçekleştirdik ve insanlardan açıklamalar aldık.</p>\n\n<p>Eğer savaş patlak verirse, anti-otoriter hareketin hayatta kalıp kalmayacağını bilmiyoruz ama bunu yapmaya çalışacağız. Bu metin aynı zamanda biriktirdiğimiz deneyimi çevrimiçi olarak aktarma girişimidir.</p>\n\n<hr />\n\n<p>Şu anda, dünya hararetli biçimde Rusya ile Ukrayna arasındaki muhtemel bir savaşı konuşuyor. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın 2014 yılından beridir sürdüğünü açıklığa kavuşturmamız gerekiyor.</p>\n\n<p>Ama her şey sırayla.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/1.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"kievdeki-maidan-protestolari\"><a href=\"#kievdeki-maidan-protestolari\"></a>Kiev’deki Maidan Protestoları</h1>\n\n<p>2013 yılında, o dönemin Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmasını imzalamayı reddetmesinden hoşnut olmayan öğrenci protestoculara saldıran BERKUT’un (polis özel kuvvetleri) tetiklemesiyle Ukrayna’da kitlesel protestolar başladı. Bu saldırı toplumun pek çok kesimi nezdinde bir eylem çağrısı işlevi gördü. Yanukoviç’in çizgiyi aştığı herkesçe aşikardı. Protestolar, en sonunda cumhurbaşkanının ülkeden kaçmasına yol açtı.</p>\n\n<p>Ukrayna’da bu olaylara “Haysiyet Devrimi” adı verildi. Rus hükümeti, bunu bir Nazi darbesi, ABD Dışişleri Bakanlığı projesi vb. gibi lanse ediyor. Protestocular, her rengi içinde barındıran bir kalabalıktı: kullandıkları sembollerle aşırı sağcılar, Avrupa değerlerinden ve Avrupa’ya entegrasyondan bahseden liberal liderler, hükümete karşı çıkan sıradan Ukraynalılar ve bir kısım solcu oradaydı. Protestocular arasında oligarşi karşıtı duygular egemenken, Yanukoviç’ten hoşlanmayan oligarklar bu protestoyu finanse etti; çünkü Yanukoviç yakın çevresiyle birlikte o döneminde büyük meblağlı işleri tekeline almaya çalışıyordu. Kısacası, diğer oligarklar için bu protestolar kendi işlerini kurtarma fırsatını temsil ediyordu. Ayrıca, orta ve küçük işletmelerin pek çok temsilcisi de protestolara katıldı; çünkü Yanukoviç’in adamları onlardan para [rüşvet/ç.n.] talep ediyor ve özgürce çalışmalarına izin vermiyordu. Sıradan insanlar, yüksek düzeydeki yolsuzluk ve polisin keyfi davranışlarından hoşnut değildi. Yanukoviç’e Rus taraftarı bir politikacı olduğu gerekçesiyle karşı çıkan milliyetçiler, kendilerini büyük ölçüde yeniden öne çıkardılar. Yanukoviç’i Belarus ve Rus diktatörleri Alexander Lukashenko ve Vladimir Putin’in dostu olarak gören Belaruslu ve Rus gurbetçiler de protestolara dahil oldular.</p>\n\n<p>Eğer Maidan mitinginden bazı videolar izlediyseniz, şiddet düzeyinin aşırı olduğunu fark etmiş olabilirsiniz; protestocuların geri çekilebileceği bir yer yoktu, bu yüzden acı dolu sona kadar mücadele etmek zorunda kaldılar. BERKUT, patlamanın ardından şarapnel yaraları açan ve insanların gözlerine isabet eden sersemletici el bombalarına vida somunları sarmıştı; bu nedenle pek çok insan yaralandı. Çatışmanın nihai aşamalarında, güvenlik güçleri ağır silahlar kullandı ve106 protestocuyu katletti.</p>\n\n<p>Buna karşılık olarak protestocular el yapımı bomba ve patlayıcılar ürettiler ve Maidan’a ateşli silahlar getirdiler. Molotof kokteyllerinin üretimi küçük gruplarca yapılıyordu.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/2.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Hükümet, 2014 Maidan protestolarında paralı askerleri de (<em>titushkas</em>) kullandı; onlara silah verdiler, organize ettiler ve örgütlü bir sadık güç olarak kullanmaya çalıştılar. Bu güçlere karşı sopa, çekiç ve bıçaklarla direnilen kavgalar yaşandı.</p>\n\n<p>Maidan’ın “AB ve NATO’nun manipülasyonu” olduğu görüşünün aksine, Avrupa’ya entegrasyonun destekçileri, militan protestoculara yardakçı deyip onlarla alay ederek barışçıl bir protesto çağrısında bulunmuştu. AB ve ABD, hükümet binalarının ele geçirilmesini eleştirdi. Elbette, “Batı yanlısı” güçler ve örgütler de protestoya katıldı; yine de protestonun tamamını kontrol etmiyorlardı. Aşırı sağ da dahil olmak üzere çeşitli siyasi güçler sokakta aktif biçimde müdahale etti ve kendi gündemlerini dayatmaya çalıştı. İlk çatışma birliklerini oluşturmaları ve herkesi eğitmeye, yönlendirmeye ve onlara katılmaya davet etmeleri sayesinde hızla harekete geçtiler ve örgütleyici bir güç haline geldiler.</p>\n\n<p>Buna karşın, alandaki güçlerin hiçbiri mutlak biçimde baskın değildi. Asıl eğilim, bunun yozlaşmış ve halk desteğini yitirmiş Yanukoviç rejimine karşı kendiliğinden bir protesto seferberliği olmasıydı. Belki de Maidan birçok “çalınmış devrimden” biri olarak sınıflandırılabilir. On binlerce sıradan insanın fedakârlık ve çabaları, ekonomi üzerinde güç ve kontrol sahip olmak için harekete geçen bir avuç politikacı tarafından gasp edildi.</p>\n\n<h1 id=\"protestolarinda-anarsistlerin-rolu\"><a href=\"#protestolarinda-anarsistlerin-rolu\"></a>2014 Protestolarında Anarşistlerin Rolü</h1>\n\n<p>Ukrayna’daki anarşistlerin uzun bir geçmişi olmasına karşın, Stalin döneminde anarşistlerle bağlantısı olan herkes bastırıldı ve hareket öldü; sonuç olarak devrimci deneyimin aktarımı da sona erdi. Hareket, tarihçilerin çabaları sayesinde 1980’lerde toparlanmaya başladı ve 2000’lerde alt kültürlerin ve faşizm karşıtlığının gelişmesi sebebiyle tekrar büyük bir ivme kazandı. Yine de 2014 yılında henüz ciddi tarihsel zorluklara hazır değildi.</p>\n\n<p>Protestoların başlamasından önce anarşistler bireysel eylemciler ya da küçük gruplar halinde dağınık haldeydiler. Çok azı hareketin örgütlü ve devrimci olması gerektiğini savunuyordu. Bunun gibi olaylara hazırlanan tanınmış örgütlerden ‘Makhno Devrimci Anarko-Sendikalistler Konfederasyonu’ (Makhno RCA’ları) vardı; fakat ayaklanmaların başında katılımcılar yeni durum karşısında bir strateji geliştiremediklerinden kendilerini lağvettiler.</p>\n\n<p>Maidan’daki olaylar, özel kuvvetlerin zorla evinize girdiği ve kararlı bir tutum göstermeniz gereken bir durumu andırıyordu; buna karşın cephaneliğiniz yalnızca punk şarkı sözleri, veganlık, yüz yıllık kitaplar ve en iyi olasılıkla sokak faşizmine ve yerel sosyal çatışmalara katılma deneyiminden oluşuyordu. Sonuçta, insanlar neler olduğunu anlamaya çalışırken çok fazla karmaşa yaşandı.</p>\n\n<p>O dönemde, mevcut duruma dair birleşik bir bakış açısı oluşturmak mümkün değildi. Aşırı sağın sokaklardaki varlığı, barikatların aynı tarafında Nazilerin yanında durmak istemedikleri için birçok anarşisti protestoları desteklemekten vazgeçirdi. Bu tavır, harekette çok fazla tartışmaya yol açtı; bazıları, protestolara katılmaya karar verenleri faşist olmakla suçladı.</p>\n\n<p>Protestolara katılan anarşistler, polisin gaddarlığında, Yanukoviç’in kendisine ve Rus yanlısı konumuna karşı öfkeliydi. Fakat, aslında ‘dıştakiler’ kategorisinde oldukları için protestolar üzerinde dişe dokunur bir etkisi olamadı.</p>\n\n<p>En sonunda anarşistler, başta gönüllü / militan olmayan inisiyatifler olmak üzere, bireysel olarak ve küçük gruplar halinde Maidan Devrimi’ne dahil oldular. Bir süre sonra işbirliği yapmaya ve kendi ‘müfrezelerini’ (60-100 kişilik bir savaş grubu) oluşturmaya karar verdiler. Yine de müfrezenin kaydedilişi esnasında (Maidan’da zorunlu bir prosedürdü), sayıca fazla durumdaki anarşistler aşırı sağ eylemciler tarafından silah kullanılarak dağıtıldı. Anarşistler meydanda kalsalar da artık büyük örgütlü gruplar oluşturmaya çalışmadılar.</p>\n\n<p>Maidan’da öldürülenler arasında, ironik bir şekilde, ölümünün ardından Ukrayna Kahramanı olarak ilan edilen anarşist Sergei Kemsky de vardı. Güvenlik güçleriyle çatışmanın hararetli aşamasında bir keskin nişancı tarafından vuruldu. Protestolar sırasında Sergei protestoculara, doğrudan demokrasi ve toplumsal dönüşüme dair bakış açısını vurgulayarak, devrimi geliştirmenin olası yollarını özetlediği “Duyuyor musun Maidan?” başlıklı bir çağrıda bulundu. <a href=\"http://theanarchistlibrary.org/library/serhiy-kemsky-do-you-hear-maidan\">İngilizce metne buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/3.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Eylemler sırasında toplanmış bir grup anarşist</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"savasin-baslangici-kirimin-ilhaki\"><a href=\"#savasin-baslangici-kirimin-ilhaki\"></a>Savaşın Başlangıcı: Kırım’ın İlhakı</h1>\n\n<p>Rusya ile yaşanan silahlı çatışmalar sekiz yıl önce, 26-27 Şubat 2014 gecesinde Kırım Parlamento binası ve Bakanlar Kurulu’nun kim <a href=\"https://en.wikipedia.org/wiki/Little_green_men_(Russo-Ukrainian_War)\">olduğu bilinmeyen silahlı adamlar tarafından</a> ele geçirilmesiyle başladı. Rus silahları, üniformaları ve teçhizatı kullanıyorlar ama Rus ordusunun sembollerini taşımıyorlardı. Putin, daha sonra “<a href=\"https://smotrim.ru/video/1188898\">Kırım: Anavatana giden Yol</a>” adlı belgesel propaganda filminde bizzat itiraf etmesine karşın, Rus ordusunun bu operasyona katıldığı gerçeğini kabul etmedi.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/4.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>9 Mart 2014’te Kırım’da bir Ukrayna askeri birimini bloke eden, amblem olmayan üniformalar giyen silahlı adamlar.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Bu noktada, Yanukoviç döneminde Ukrayna ordusunun çok kötü durumda olduğunu anlamak gerekiyor. Kırım’da faaliyet gösteren 220 bin kişilik düzenli bir Rus ordusu olduğunu bilen Ukrayna geçici hükümeti, buna karşı koymaya cesaret edemedi.</p>\n\n<p>İşgalden sonra birçok bölge sakini bu güne kadar devam eden baskıyla karşı karşıya kaldı. Yoldaşlarımız da baskıya maruz kalanlar arasında yer alıyor. En çok dikkat çeken vakalardan bazılarını kısaca gözden geçirebiliriz. Anarşist Alexander Kolchenko, demokrasi yanlısı eylemci Oleg Sentsov ile birlikte tutuklandı ve 16 Mayıs 2014’te Rusya’ya nakledildi; beş yıl sonra bir esir değişimi sonucu serbest bırakıldılar. Anarşist Alexei Shestakovich işkence gördü, kafasına plastik bir torba geçirilerek boğuldu, dövüldü ve misilleme yapmakla tehdit edildi; kaçmayı başardı. Anarşist Evgeny Karakashev, 2018’de Vkontakte’de (bir sosyal ağ) [var olan bir içeriği] yeniden paylaştığı için gözaltına alındı ve hala tutuklu.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/5.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Esir değişimi sonrası anarşist Alexander Kolchenko.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"dezenformasyon\"><a href=\"#dezenformasyon\"></a>Dezenformasyon</h1>\n\n<p>Rusya sınırına yakın olan ve Rusça konuşulan şehirlerde, Rusya yanlısı mitingler düzenlendi. Katılımcılar NATO’dan, radikal milliyetçilerden ve Rusça konuşan nüfusu hedef alan baskıdan korkuyorlardı. SSCB’nin çöküşünden sonra, Ukrayna, Rusya ve Belarus’taki pek çok hanenin birbiriyle aile bağları mevcuttu; fakat Maidan olayları kişisel ilişkilerde şiddetli bir ayrışmaya yol açtı. Kiev dışında yaşayıp Rus televizyonunu izleyenler, Kiev’in bir Nazi cuntası tarafından ele geçirildiğine ve orada Rusça konuşan nüfusun tasfiye edildiğine ikna olmuşlardı.</p>\n\n<p>Rusya şu mesajı kullanarak bir propaganda kampanyası başlattı: “Cezalandırıcılar”, yani Naziler, (Kiev de ağırlıklı olarak Rusça konuşan bir şehir olmasına rağmen) “Kiev’den Donetsk’e geliyorlar, Rusça konuşan nüfusu yok etmek istiyorlar.” Propagandacılar insanları yanlış yönlendirme amacı taşıyan mesajlarında aşırı sağcıların fotoğraflarını kullandılar ve her türlü sahte haberi yaydılar. Düşmanlık yaratma sürecinde, en aşağılık aldatmacalardan birini de yaydılar: Sözde bir tanka bağlandığı ve yol boyunca sürüklendiği iddia edilen üç yaşındaki bir <a href=\"https://en.wikipedia.org/wiki/Crucified_Boy\">çocuğun çarmıha gerilişi görüntüsü</a>. Bu aldatmaca Rusya’daki federal televizyonlarda yayınlandı ve internette hızla viral hale geldi.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/6.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Bir Rus kanalından yalan haber! Bir kadın, üç yaşındaki bir çocuğun idam edilmesini ve çarmıha gerilmesini gördüğünü anlatıyor.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Bize göre, 2014’te, dezenformasyon silahlı çatışmanın körüklenmesinde hayati bir rol oynadı: Donetsk ve Lugansk’ın kimi sakinleri öldürülmekten korktular, bu yüzden silahlandılar ve Putin’in birliklerini yardıma çağırdılar.</p>\n\n<h1 id=\"ukraynanin-dogusunda-silahli-catisma\"><a href=\"#ukraynanin-dogusunda-silahli-catisma\"></a>Ukrayna’nın Doğusunda Silahlı Çatışma</h1>\n\n<p>Rusya Federasyonu’nun FSB (devlet güvenlik teşkilatı, KGB’nin halefleri) albayı Igor Girkin tarafından -<a href=\"https://novayagazeta.ru/news/2014/11/20/108018-strelkov-spuskovoy-kryuchok-voyny-nazhal-ya\">kendi sözleriyle</a>- “savaşın tetiği çekildi”. Rus emperyalizminin bir destekçisi olan Girkin, Rusya yanlısı protestoları radikalleştirme kararı aldı. Silahlı bir Rus grubuyla sınırı geçti ve (12 Nisan 2014’te) Slavyansk’taki İçişleri Bakanlığı binası ele geçirerek, silahlara el koydu. Rus yanlısı güvenlik güçleri Girkin’e katılmaya başladı. Girkin’in silahlı gruplarıyla ilgili bilgiler ortaya çıkınca, Ukrayna terörle mücadele operasyonunu duyurdu.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/7.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Ukrayna toplumunun ulusal egemenliğini korumaya kararlı bir bölümü, ordunun kapasitesinin yetersiz olduğunu fark ederek büyük bir gönüllü hareketi örgütledi. Askeri işlerde biraz yetkin olanlar eğitmen oldular veya gönüllü taburlar oluşturdular. Bazı insanlar düzenli orduya katıldı ve insani yardım gönüllüleri olarak gönüllü taburlara katıldı. Silah, yiyecek, mühimmat, yakıt, ulaşım, sivil araba kiralama ve benzerleri için fon topladılar. Çoğu zaman, gönüllü taburlara katılanlar, devlet ordusunun askerlerinden daha iyi silahlanmış ve donatılmıştı. Bu müfrezeler önemli düzeyde bir dayanışma ve öz-örgütlenme sergilediler ve devletin toprak savunma işlevlerinin yerini alarak (o zamanlar yetersiz donanıma sahip olan) ordunun düşmana başarılı bir şekilde direnmesini sağladılar.</p>\n\n<p>Rus yanlısı güçler tarafından kontrol edilen topraklar hızla küçülmeye başladı. Sonra düzenli Rus ordusu müdahale etti.</p>\n\n<p>Burada, üç önemli kronolojik noktayı vurgulamamız gerek:</p>\n\n<ol>\n  <li>Ukrayna ordusu silahların, gönüllülerin ve askeri uzmanların Rusya’dan geldiğini fark etti. Bu nedenle 12 Temmuz 2014’te Ukrayna-Rusya sınırında operasyon başlattılar. Ancak askeri ilerleyiş sırasında Ukrayna ordusu Rus topçusu tarafından saldırıya uğradı ve operasyon başarısız oldu. Silahlı kuvvetler ağır kayıplar verdi.</li>\n  <li>Ukrayna ordusu Donetsk’i işgal etmeye çalıştı. İlerlerken, Ilovaisk yakınlarında Rus düzenli birlikleri tarafından kuşatıldılar. Gönüllü taburlardan birine dahil olan olan tanıdığımız insanlar da yakalandı. Rus ordusunu ilk elden gördüler. Üç ay sonra, savaş esiri değişimi sonucu geri dönmeyi başardılar.</li>\n  <li>Ukrayna ordusu, büyük bir demiryolu kavşağına sahip Debaltseve şehrini kontrol etti. Bu, Donetsk ve Lugansk’ı birbirine bağlayan doğrudan yolu bozdu. Poroşenka (o zamanki Ukrayna başkanı) ile Putin arasında uzun vadeli bir ateşkes başlatması beklenen müzakerelerin öncesinde, Ukrayna mevzileri Rus birliklerinin desteğiyle birlikler tarafından saldırıya uğradı. Ukrayna ordusu tekrar kuşatıldı ve ağır kayıplar verdi.</li>\n</ol>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/8.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>2014 yılında Ilovaisk’te eylemler gerçekleştiren gönüllü savaşçılar</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Şu an için (Şubat 2022 itibariyle), sürekli ihlaller olsa da, taraflar ateşkesin sürdürülmesi ve şartlı bir “barış ve sessizlik” düzeni üzerinde anlaştılar. Her ay birkaç kişi ölüyor.</p>\n\n<p>Rusya, düzenli Rus birliklerinin varlığını ve Ukrayna makamları tarafından kontrol edilmeyen bölgelere silah tedariki yapıldığını reddediyor. Yakalanan <a href=\"https://www.bbc.com/news/world-europe-28949582\">Rus ordu mensupları</a>, tatbikat için teyakkuza geçirildiklerini ve Ukrayna’da savaşın ortasında olduklarını ancak gidecekleri yere vardıklarında fark ettiklerini iddia ediyorlar. Sınırı geçmeden önce Kırım’da meslektaşlarının yaptığı gibi Rus ordusunun sembollerini kaldırdılar. Rusya’da gazeteciler <a href=\"https://glasnostgone.org/2020/10/07/mass-graves-russias-dead-soldiers-in-ukraine-or-russias-victims\">ölen askerlerin</a> mezarlıklarını buldular, ancak ölümleriyle hakkında bir bilgi bulunmuyor: mezar taşlarında ölüm tarihi olarak <a href=\"https://www.bbc.com/russian/features-53598627\">yalnızca 2014 yılı yazıyor</a>.</p>\n\n<h1 id=\"taninmayan-cumhuriyetlerin-destekcileri\"><a href=\"#taninmayan-cumhuriyetlerin-destekcileri\"></a>Tanınmayan Cumhuriyetlerin Destekçileri</h1>\n\n<p>Maidan’a karşıtlarının ideolojik temeli de çeşitliydi. Ana birleştirici fikirler, polise yönelik şiddetten hoşnutsuzluk ve Kiev’deki ayaklanmalara karşı çıkmalarıydı. Rus kültürel anlatıları, filmleri ve müziği ile yetiştirilen insanlar, Rus dilinin yok edilmesinden korkuyorlardı. SSCB’nin destekçileri ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki zaferinin hayranları, Ukrayna’nın Rusya ile uyumlu olması gerektiğine inanıyorlardı ve radikal milliyetçilerin yükselişinden memnun değillerdi. Rus İmparatorluğu’nun yandaşları, Maidan protestolarını Rus İmparatorluğu topraklarına yönelik bir tehdit olarak algıladı. Bu müttefiklerin fikirleri, İkinci Dünya Savaşı’nda zaferin sembolü olarak SSCB, Rus İmparatorluğu ve St. George şeridinin bayraklarını gösteren bu fotoğrafla açıklanabilir. Onları otoriter muhafazakarlar, eski düzenin destekçileri olarak tanımlayabiliriz.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/9.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>İkinci Dünya Savaşı’ndaki zaferin sembolü olarak SSCB, Rus İmparatorluğu ve St. George bayrakları</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Rus yanlısı taraf, Rusya’ya sempati duyan polis, girişimciler, politikacılar ve ordu, sahte haberlerden korkan sıradan vatandaşlar, Rus vatanseverlerin ve çeşitli monarşistlerin dahil olduğu çeşitli aşırı sağcı bireyler, Rus emperyalizmi yanlıları, “Rusich” isimli özel kuvvetler grubu, kötü bir üne sahip olan neo-Nazi Alexei Milchakov, yakın zamanda ölen, şovenist Rus milliyetçi medya projesi “Sputnik and Pogrom”un kurucusu Egor Prosvirnin ve benzerlerinin yer aldığı ÖAŞ [Özel Askeri Şirket] grubu “Wagner”den meydana geliyordu. Aralarında SSCB’ye ve onun İkinci Dünya Savaşı’ndaki zaferine methiyeler düzen otoriter solcular da vardı.</p>\n\n<h1 id=\"ukraynada-asiri-sagin-yukselisi\"><a href=\"#ukraynada-asiri-sagin-yukselisi\"></a>Ukrayna’da Aşırı Sağın Yükselişi</h1>\n\n<p>Daha önce belirttiğimiz gibi, sağ kanat, muharebe birimleri düzenleyerek ve Berkut’la fiziksel olarak yüzleşmeye hazır olarak Maidan sırasında sempati kazanmayı başardı. Askeri ekipmanlarının olması, bağımsızlıklarını korumalarına ve diğerlerinin onlara güvenmesine imkan sağladı. Gamalı haçlar, kurt kancaları, Kelt haçları ve SS logoları gibi açık faşist sembolleri kullanmalarına rağmen, Yanukoviç hükümetinin güçleriyle savaşma ihtiyacı nedeniyle birçok Ukraynalının onlarla işbirliği çağrısı yapması nedeniyle, onları gözden düşürmek zordu.</p>\n\n<p>Maidan’dan sonra sağ kanat, Rus yanlısı güçlerin mitinglerini aktif olarak bastırdı. Askeri operasyonların ilk zamanlarında gönüllü taburlar oluşturmaya başladılar. En ünlülerinden biri “Azak” taburu. Başlangıçta 70 savaşçıdan oluşuyordu; şimdi ise bu, kendine ait zırhlı araçları, topçuları, tank bölüğü ve NATO standartlarına uygun ayrı bir projesi olan çavuş okulu ile 800 kişilik bir alay. Azak taburu, Ukrayna ordusundaki en etkili savaş birimlerinden biridir. Gönüllü Ukrayna Birimi “Sağ Sektör” ve Ukrayna Milliyetçileri Örgütü gibi başka faşist askeri oluşumlar da vardı, ancak bunlar daha az biliniyor.</p>\n\n<p>Sonuç olarak, Ukrayna sağ kanadı Rus medyasında kötü bir üne kavuştu. Ancak Ukrayna’daki birçok kişi, Rusya’da nefret edilen şeyin Ukrayna’daki mücadelenin bir sembolü olduğunu düşündü. Örneğin, Rusya’da Nazi işbirlikçisi olarak kabul edilen milliyetçi Stepan Bandera’nın adı protestocular tarafından bir alay konusu olarak aktif olarak kullanıldı. Bazıları, Yahudi/Masonik komplo teorilerini destekleyenleri trollemek için kendilerine <a href=\"https://uk.wikipedia.org/wiki/Жидобандерівці\">Judeo-Banderans</a> adını verdiler.</p>\n\n<p>Zamanla, trolleme kontrolden çıktı. Sağcılar açıkça Nazi sembolleri giyiyorlardı; Maidan’ın sıradan destekçileri kendilerinin Rus bebeklerini yiyen Banderanlar olduklarını iddia ettiler ve bu şekilde memler yaptılar. Aşırı sağ ana akıma girdi: vatanseverler ve milliyetçiler olarak sunuldukları televizyon programlarına ve diğer kurumsal medya platformlarına davet edildiler. Maidan’ın liberal destekçileri, Nazilerin Rus medyası tarafından icat edilen bir aldatmaca olduğuna inanarak onların tarafını tuttu. 2014’ten 2016’ya kadar, ister Nazi, ister anarşist, ister örgütlü suç örgütünün önemli bir üyesi, isterse vaatlerinin hiçbirini yerine getirmeyen bir politikacı olsun, savaşmaya hazır olan herkes sahiplenildi.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/10.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Gamalı haç ve NATO bayrağı taşıyan aşırı sağcı savaşçılar. Azak taburunun NATO’ya yönelik olumsuz bir tutumu var; Şu anda ABD, Azak’a silah sağlamıyor</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Aşırı sağın yükselişi, kritik durumlarda daha iyi organize olmaları ve diğer isyancılara etkili mücadele yöntemleri önerebilmeleri gerçeğinden kaynaklanıyor. Anarşistler, halkın sempatisini kazanmayı başardıkları <a href=\"/2021/06/30/belarus-when-we-rise-a-critical-analysis-of-the-2020-revolt-against-the-dictatorship\">Belarus’ta</a> da benzer bir şeyi başardılar ancak Ukrayna’da aşırı sağın yaptığı kadar büyük ölçekte değil.</p>\n\n<p>2017 yılına kadar, ateşkes başladıktan ve radikal savaşçılara duyulan ihtiyaç azaldıktan sonra, SBU (Ukrayna Güvenlik Servisi) ve eyalet hükümeti, Oleksandr Muzychko, Oleg Muzhchil, Yaroslav Babich vb. dahil olmak üzere, sağ hareketin nasıl geliştirileceğine dair “sistem karşıtı” veya bağımsız bir bakış açısına sahip olan herkesi hapse atarak veya etkisiz hale getirerek sağ hareketi kontrol altına aldı.</p>\n\n<p>Bugün hala büyük bir hareket, ancak popülariteleri nispeten düşük bir seviyede ve liderleri güvenlik servisi, polis ve politikacılarla bağlantılı; gerçekten bağımsız bir siyasi gücü temsil etmiyorlar. Aşırı sağ sorununa ilişkin tartışmalar, insanların kaygıları sessizce reddetmek yerine, uğraştıkları semboller ve örgütler hakkında bir anlayış geliştirdikleri demokrat cenah içerisinde giderek daha sıklaşıyor.</p>\n\n<h1 id=\"savas-sirasinda-anarsistlerin-ve-anti-fasistlerin-faaliyetleri\"><a href=\"#savas-sirasinda-anarsistlerin-ve-anti-fasistlerin-faaliyetleri\"></a>Savaş Sırasında Anarşistlerin ve Anti-Faşistlerin Faaliyetleri</h1>\n\n<p>Askeri operasyonların patlak vermesiyle, Ukrayna yanlısı olanlar ile sözde DNR/LNR’yi (“Donetsk Halk Cumhuriyeti” ve “Luhansk Halk Cumhuriyeti”) destekleyenler arasında bir bölünme ortaya çıktı.</p>\n\n<p>Savaşın ilk aylarında punklar arasında yaygın bir “savaşa hayır deme” duygusu vardı, ancak bu uzun sürmedi. Ukrayna ve Rusya yanlısı kampları inceleyelim.</p>\n\n<h1 id=\"ukrayna-yanlilari\"><a href=\"#ukrayna-yanlilari\"></a>Ukrayna yanlıları</h1>\n\n<p>İlk anarşist ve anti-faşist gönüllüler, kitlesel bir organizasyonun olmaması nedeniyle, savaşa bireysel olarak savaşçı, askeri sağlık görevlisi ve gönüllüler olarak gittiler. Kendi kadrolarını oluşturmaya çalıştılar, ancak bilgi ve kaynak eksikliği nedeniyle bu girişim başarısız oldu. Hatta bazıları Azak taburuna ve OUN’a (Ukrayna Milliyetçileri Örgütü) katıldı. Sebep olarak en erişilebilir birlikler oldukları söylendi. Sonuç olarak, bazı insanlar sağcı politikacılara dönüştüler.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/11.jpg\" />   <figcaption>\n    <ol>\n      <li>Desna’daki Sağ Sektör üssünde eğitim alan anti-faşistler. Bu fotoğrafta silahlı çatışmaya katılan Moskovalı iki anti-faşistini olduğunu belirtmekte fayda var.</li>\n    </ol>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Savaşa katılmayanlar, Doğu’da yaralananların rehabilitasyonu ve cepheye yakın bir <a href=\"https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=477205119338636&amp;id=443606586031823\">anaokuluna bomba sığınağı yapılması</a> için para topladılar. Ayrıca, açık bir anarşist sosyal ve kültürel merkez olan Kharkiv’de “Özerklik” adında bir işgal evi vardı; orada o dönemde mültecilere yardım etmeye odaklandılar. Yeni gelenlerle istişare ederek ve onları kaynaklara yönlendirerek ve eğitim faaliyetleri yürüterek konut ve kalıcı <a href=\"/2007/10/27/the-really-really-free-market-instituting-the-gift-economy\">olarak gerçekten özgür bir pazar oluşturdular</a>. Ayrıca merkez, teorik tartışmaların yapıldığı bir yer haline geldi. Ne yazık ki, 2018’de proje ortadan kalktı.</p>\n\n<p>Tüm bu eylemler, belirli kişi ve grupların bireysel girişimleriydi. Belirli bir strateji çerçevesinde gerçekleşmediler.</p>\n\n<p>O dönemin en önemli olaylarından biri, eskiden büyük bir radikal milliyetçi örgüt olan “Autonomnyi Opir” (özerk direniş) idi. 2012’de sola eğilmeye başladılar; 2014’e gelindiğinde, o kadar çok sola kaymışlardı ki, üyeleri kendilerini “anarşist” olarak bile adlandırıyorlardı. Zapatista hareketini ve Kürtleri rol model olarak kullanarak milliyetçiliklerini bir “özgürlük” mücadelesi ve Rus milliyetçiliğine karşı bir denge olarak tanımladılar. Ukrayna toplumundaki diğer projelerle karşılaştırıldığında, en yakın müttefikler olarak görüldüler, bu nedenle bazı anarşistler onlarla işbirliği yaparken, diğerleri bu işbirliğini ve örgütün kendisini eleştirdi. AO üyeleri ayrıca gönüllü taburlara aktif olarak katıldılar ve ordu arasında “anti-emperyalizm” fikrini geliştirmeye çalıştılar. Kadınların savaşa katılma hakkını da savundular; AO’nun kadın üyeleri muharebe operasyonlarına katıldı. AO, savaşçıları ve doktorları eğitmek için eğitim merkezlerine yardım etti, ordu için gönüllü oldu ve mültecilerin barındığı Lviv’deki sosyal merkez “Citadel”i organize ettiler.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/12.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Moskova, 2014: Anarşistler Rus saldırganlığına karşı yürüyor.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"rus-yanlilari\"><a href=\"#rus-yanlilari\"></a>Rus Yanlıları</h1>\n\n<p>Modern Rus emperyalizmi, Rusya’nın – siyasi sisteminde değil, bölgesel zeminde- SSCB’nin halefi olduğu algısı üzerine inşa edilmiştir. Putin rejimi, II. Dünya Savaşı’ndaki Sovyet zaferini Nazizm’e karşı ideolojik bir zafer olarak değil, Avrupa’ya karşı Rusya’nın gücünü gösteren bir zafer olarak görüyor. Rusya’da ve kontrol ettiği ülkelerde nüfusun bilgiye erişimi daha az olduğundan Putin’in propaganda makinesi karmaşık bir siyasi anlayış yaratma zahmetine girmez. Anlatı esas itibariyle şöyledir: ABD ve Avrupa, güçlü SSCB’den korktular, Rusya SSCB’nin halefi ve eski SSCB’nin tüm toprakları Rus’tur, Rus tankları Berlin’e girdi, bu da “Tekrar yapabiliriz” anlamına geliyor ve burada NATO’ya kimin en güçlü olduğunu göstereceğiz, Avrupa’nın “çürümesinin” sebebi, oradaki tüm geylerin ve göçmenlerin kontrolden çıkmış olmasıdır.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/13.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>2014 ve 2015’te Rusya’da çok popüler çıkartmalar. Çıkartmada “Tekrar yapabiliriz” yazıyor.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Sol içerisinde Rus yanlısı bir konumu sürdüren ideolojik temel, SSCB’nin mirası ve II. Dünya Savaşı’ndaki zaferiydi. Rusya, Kiev hükümetinin Naziler ve cunta tarafından ele geçirildiğini iddia ettiğinden, Maidan muhalifleri kendilerini faşizme ve Kiev cuntasına karşı savaşçılar olarak tanımladılar. Bu etiketleme, örneğin Ukrayna’da, “Borotba” örgütü de dahil olmak üzere, otoriter sol arasında sempati uyandırdı. 2014’ün en önemli olayları sırasında, önce yönetime sadık, ardından ise Rusya yanlısı bir pozisyon aldılar. Odessa’da 2 Mayıs 2014’teki sokak isyanları sırasında aktivistlerinden birkaçı öldürüldü. Bu gruptan bazı kişiler Donetsk ve Lugansk bölgelerindeki çatışmalara da katıldı ve bazıları orada öldü.</p>\n\n<p>“Borotba”, motivasyonlarını faşizme karşı savaşmak olarak tanımladı. Avrupa solunu “Donetsk Halk Cumhuriyeti” ve “Luhansk Halk Cumhuriyeti” ile dayanışma içinde olmaya çağırdılar. <a href=\"https://medium.com/@bidin/боротьба-и-сурков-документальные-подтверждения-сотрудничества-d4e1cafce7b6\">Vladislav Surkov’un</a> (Putin’in siyasi stratejisti) e-postası hacklendikten sonra, Borotba üyelerinin fon aldığı ve Surkov’un adamları tarafından denetlendiği ortaya çıktı.</p>\n\n<p>Rusya’nın otoriter komünistleri, benzer nedenlerle ayrılıkçı cumhuriyetleri benimsediler.</p>\n\n<p>Meydan’daki aşırı sağcı destekçilerin varlığı, apolitik anti-faşistlerin de “DNR” ve “LNR”yi desteklemesini sağladı. Yine bir kısmı Donetsk ve Lugansk bölgelerindeki çatışmalara katıldı, bir kısmı da orada öldü.</p>\n\n<p>Ukraynalı anti-faşistler arasında “apolitik” anti-faşistler, faşizme karşı “dedelerimiz ona karşı savaştığı için” olumsuz bir tutum sergileyen alt kültürlere bağlı insanlar vardı. Faşizm anlayışları soyuttu: kendileri genellikle politik olarak tutarsız, cinsiyetçi, homofobik, Rusya vatanseveri vb. idi.</p>\n\n<p>Sözde cumhuriyetleri destekleme fikri, Avrupa’da solcular arasında geniş bir destek kazandı. Destekçileri arasında en dikkate değer olanı, İtalyan rock grubu “Banda Bassotti” ve Alman partisi Die Linke idi. Bağış toplamaya ek olarak, Banda Bassotti “Novorossia”da bir turne düzenledi. Avrupa Parlamentosu’nda yer alan Die Linke, Rusya yanlısı anlatıyı mümkün olan her şekilde destekledi ve Kırım’a ve tanınmayan cumhuriyetlere giden <a href=\"https://www.jungewelt.de/blogs/rlk-2016/302211\">Rus yanlısı militanlarla video konferanslar gerçekleştirdi</a>. Die Linke’nin genç üyeleri ve Rosa Lüksemburg Vakfı (Die Linke Partisi’nin vakfı), bu pozisyonun her katılımcı tarafından paylaşılmadığını, ancak Sahra Wagenknecht ve Sevim Dağdelen gibi partinin en önde gelen üyeleri tarafından yayıldığını iddia ediyorlar.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/14.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Banda Bassotti, 2014 yılında Donetsk’te</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Rus yanlısı tutum, anarşistler arasında popülerlik kazanmadı. Bireysel açıklamalar arasında en görünür olanı, anarşist sembollerle dövmeleri olan ABD’li karma dövüş sanatçısı Jeff Monson’ın pozisyonuydu. Daha önce kendisini bir anarşist olarak görüyordu, ancak Rusya’da açıkça iktidardaki Birleşik Rusya partisi için çalışıyor ve Duma’da vekil olarak görev yapıyor.</p>\n\n<p>Rusya yanlısı “sol” kampı özetlemek gerekirse, Rus özel servislerinin çalışmalarını ve ideolojik yetersizliğin sonuçlarını görüyoruz. Kırım’ın işgalinden sonra, Rus FSB çalışanları yerel anti-faşistlerle ve anarşistlerle görüşerek, faaliyetlerine devam etmelerine izin vermeyi teklif ettiler, ancak bundan böyle Kırım’ın Rusya’nın bir parçası olması gerektiği fikrini ajitasyonlarına dahil etmeleri gerektiğini önerdiler. Ukrayna’da, kendilerini anti-faşist olarak konumlandırırken, esasen Rus yanlısı bir konum ifade eden küçük bilgilendirici ve aktivist gruplar var; birçok insan onların Rusya için çalıştıklarından şüpheleniyor. Etkileri Ukrayna’da çok az, ancak üyeleri Rus propagandacılarına “ihbarcı” olarak hizmet ediyorlar.</p>\n\n<p>Rusya büyükelçiliğinden ve İlya Kiva gibi Rus yanlısı Parlamento üyelerinden de “işbirliği” teklifleri var. Azak taburu gibi Nazilere karşı olumsuz tutum üzerinde oynamaya çalışıyorlar ve pozisyonlarını değiştirmeleri için insanlara para teklif ediyorlar. Şu anda sadece Rita Bondar bu şekilde para aldığını açıkça kabul etti. Solcu ve anarşist medya kuruluşlarında yazardı, ancak para ihtiyacı nedeniyle Rus propagandacısı Dmitry Kiselev’e bağlı medya platformları için takma adla yazdı.</p>\n\n<p>Rusya’da, anarşist hareketin ortadan kaldırılmasına ve anarşistleri anti-faşist altkültürden uzaklaştıran otoriter komünistlerin yükselişine tanık oluyoruz. Son zamanlardaki en belirleyici anlardan biri, 2021’de <a href=\"https://kzhome.info/crone/vIJ9mKGqhYeXnI0/znam-pobedy-turnir-mma-imeni-n-i-podvojskogo-g-roslavl-2021\">“Sovyet askeri”nin anısına bir anti-faşist turnuvanın</a> düzenlenmesidir.</p>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"rusya-ile-topyekun-bir-savas-tehdidi-var-mi-anarsist-bir-tutum\"><a href=\"#rusya-ile-topyekun-bir-savas-tehdidi-var-mi-anarsist-bir-tutum\"></a>Rusya ile Topyekûn bir Savaş Tehdidi Var mı? Anarşist bir Tutum</h1>\n\n<p>On yıl kadar önce, Avrupa’da topyekûn bir savaş düşüncesi çılgınca görünebilirdi; çünkü 21. yüzyılın Avrupalı laik devletleri “hümanizm” oyunu oynayarak suçlarını maskelemeye çalışıyorlardı. Askeri operasyonlara girdiklerinde ise, bunu Avrupa’nın çok uzaklarında bir yerlerde yapmaktaydılar. Ancak iş Rusya’ya gelince, Kırım’ın işgali, ardı ardına gelen sahte referandumlar, Donbas’taki savaş ve <a href=\"https://www.bbc.com/news/world-europe-28357880\">MH17</a> uçağının düşmesi olayına şahit olduk. Ukrayna sürekli olarak hacker saldırıları ve bombalı tehditlere maruz kalıyor; yalnızca devlet binalarına değil aynı zamanda okullar ve kreşlere yönelik olarak.</p>\n\n<p>2020’de, Belarus’ta, Lukashenka cesurca kendisini %80 oy oranıyla seçimlerin galibi ilan etti. <a href=\"/2021/06/30/belarus-when-we-rise-a-critical-analysis-of-the-2020-revolt-against-the-dictatorship\">Belarus’taki ayaklanma</a>, Belarus <a href=\"https://m.youtube.com/watch?v=tAI_LAQAZio\">propagandacılarının</a> grevine bile neden oldu. Ancak Rus FSB uçakları indikten sonra, durum dramatik biçimde değişti ve Belarus hükümeti protestoları şiddetle bastırmayı başardı.</p>\n\n<p>Benzer bir senaryo <a href=\"/2022/01/12/kazakhstan-after-the-uprising-analysis-from-from-russian-anarchists-eyewitness-accounts-from-anarchists-in-almaty\">Kazakistan’da</a> da oynandı, ancak orada, Rus, Belarus, Ermenistan ve Kırgızistan düzenli orduları, CSTO (Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü) işbirliği kapsamında rejime isyanı bastırması için yardım için getirildiler.</p>\n\n<p>Rus özel kuvvetleri, Avrupa Birliği sınırında itilaf yaratmak amacıyla Suriye’den mültecileri kandırıp Belarus’a getirdiler. Ayrıca – önceden bilinen “novichok” vb.- kimyasal silahlar kullanarak siyasi suikastlara karışan Rus FSB’den bir grup ortaya çıkarıldı. Skripals ve Navalny’nin yanı sıra, Rusya’daki diğer siyasi kişileri de öldürdüler. Putin’in rejimi tüm bu suçlamalara “Biz değiliz, hepiniz yalan söylüyorsunuz.” diyerek karşılık veriyor. <a href=\"ttp://kremlin.ru/events/president/news/66181\">Bu arada Putin</a>, altı ay önce, Rusların ve Ukraynalıların tek bir millet olduğunu ve birlikte olmaları gerektiğini ileri süren bir makale de yazdı. (DNR ile LNR denilen kukla hükümetler ile bağlantılı, Rus devlet politikasını inşa eden bir siyasal stratejist olan) Vladislav Surkov “<a href=\"https://actualcomment.ru/bezlyudnaya-demokratiya-i-drugie-politicheskie-chudesa-2121-goda-2110111125.html\">imparatorluğun genişlemesi gerektiği, aksi halde bozulacağını</a>” ilan eden bir makale yayınladı. Geçen iki yıl içinde, Rusya, Belarus ve Kazakistan’da, protesto hareketleri vahşice bastırıldı ve muhalif bağımsız medya ortadan kaldırıldı. Rusya’nın faaliyetlerine ilişkin olarak burada <a href=\"https://www.bellingcat.com\">daha çok şey</a> okumanızı tavsiye ediyoruz.</p>\n\n<p>Tüm bunlar dikkate alındığında, topyekûn bir savaş olasılığı yüksek ve bir şekilde bu yıl geçen yıldan daha da yüksek. En keskin analizciler bile tam olarak ne zaman başlayacağını tahmin edebilecek durumda değiller. Belki Rusya’da bir devrim bölgedeki gerilimi azaltabilir, ancak yukarıda yazdığımız gibi, oradaki protesto hareketi boğuldu.</p>\n\n<p>Ukrayna, Belarus ve Rusya’daki anarşistlerin çoğu Ukrayna’nın bağımsızlığını doğrudan veya dolaylı olarak desteklemekteler. Bunun nedeni, bütün milliyetçi histeriye, yolsuzluğa ve çok sayıda Nazi olmasına rağmen, Rusya ve onun kontrolü altındaki ülkelerle kıyaslandığında Ukrayna’nın bir özgürlük adası gibi olması. Bu ülke, başkanın değiştirilebilmesi, semboliğin ötesine geçmeyen gücü olan bir parlamento ve barışçıl toplanma hakkı ile post-Sovyet bölgede böylesine “benzersiz bir fenomen” olarak varlığını sürdürüyor; bazı durumlarda, mahkemeler bazen toplumun özel ilgisini dikkate alarak kendi özgün işleyiş şekillerine göre faaliyet yürütebiliyorlar. Rusya’daki duruma kıyasla tercih edilebilir olduğu söylemek yeni bir şey değil. Bakunin’in yazdığı gibi, “<a href=\"https://www.marxists.org/reference/archive/bakunin/works/various/reasons-of-state.htm\">En kusurlu cumhuriyetin en aydınlanmış monarşiden bin kat daha fazla olduğuna kesinlikle inanıyoruz.</a>”</p>\n\n<p>Ukrayna’nın içinde çok sayıda sorun var, ancak bu sorunların Rusya’nın müdahalesi olmaksızın çözümlenmesi çok daha olası.</p>\n\n<p>Bir işgal durumunda Rus birliklerine karşı savaşmaya değer mi? Bu sorunun yanıtının evet olduğuna inanıyoruz. Şu an için Ukraynalı anarşistlerin düşündüğü seçenekler arasında, Ukrayna silahlı kuvvetlerine katılmak, bölgesel savunmaya dâhil olmak, partizanlık ve gönüllülük bulunuyor.</p>\n\n<p>Ukrayna şu an, Rus emperyalizmine karşı mücadelenin ön cephesinde yer alıyor. Uzun vadede Rusya, Avrupa’daki demokrasiyi yok etmeyi planlıyor. Avrupa’da henüz bu tehlikeye pek fazla dikkat çekilmediğini biliyoruz. Ancak eğer üst-düzey siyasetçilerin, aşırı sağcı örgütlerin ve otoriter komünistlerin açıklamalarını takip ederseniz, zaman içinde Avrupa’da geniş bir casus ağı olduğunu fark edebilirsiniz. Örneğin, (Gerhard Schröder, François Fillon) gibi bazı üst düzey yöneticilere, görevden ayrıldıktan sonra Rus petrol şirketlerinde görev veriliyor.</p>\n\n<p>“Savaşa Hayır” veya “İmparatorlukların Savaşı” sloganlarının etkisiz ve popülist olduklarını düşünüyoruz. Anarşist hareketin süreçte hiçbir etkisi yok ve bu tür açıklamalar pek de bir şeyi değiştirmeyecek.</p>\n\n<p>Tutumumuz, kaçmak istememize, rehine olmak istemememize ve dövüşmeden ölmek istemememize dayanıyor. Afganistan’a bakıp “Savaşa Hayır”ın ne anlama geldiğine bakabilirsiniz: Taliban ilerlerken, insanlar kitleler halinde kaçtılar, havaalanlarındaki kaosta öldüler ve geriye kalanlar ise temizlendiler. Bu, Kırım’da olan biteni betimliyor ve Ukrayna’nın diğer bölgelerinde Rus işgalinden sonra gerçekleşecekleri hayal edebilirsiniz.</p>\n\n<p>[[ https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/15.jpg Afganistan, 2021: İnsanlar Taliban’dan kaçmak için bir NATO uçağına binmeye çalışıyorlar ]</p>\n\n<p>NATO’ya yönelik tavra ilişkin olarak bu metnin yazarları iki bakış açısı arasında bölünmüş durumdalar. Bazılarımızın bu duruma yönelik olarak olumlu bir yaklaşımı var. Ukrayna’nın Rusya’ya kendi başına karşı koyamayacağı aşikar. Geniş kapsamlı bir gönüllü hareketini dikkate alsanız bile, modern teknolojiler ve silahlara ihtiyaç duyulacak. Ukrayna’nın NATO dışında, bu konuda yardım edebilecek hiçbir müttefiki yok.</p>\n\n<p>Burada bizler Suriye Kürdistanı’nın öyküsünü anımsatmak isteriz. Yereldekiler IŞİD’e karşı NATO ile işbirliğine zorlandılar; tek seçenekleri kaçmak veya öldürülmekti. Eğer Batı Putin ile yeni çıkar ilişkileri geliştirir veya bazı tavizler karşılığında pazarlık etmeyi becerirse NATO desteğinin çarçabuk kaybolabileceğinin fazlasıyla farkındayız. Şu an bile, çok da başka bir seçeneği olmadığını anladıklarından Öz-Yönetim Esad rejimi ile işbirliğine zorlanıyor.</p>\n\n<p>Olası bir Rus işgali Ukranya halkını Moskova’ya karşı müttefikler arayışına zorlayacak. Sosyal medyada değil, gerçek dünyada. Anarşistlerin Ukrayna’da veya başka bir yerde Putin rejiminin işgaline etkili biçimde tepki verecek yeterlilikte kaynakları bulunmuyor. Bu nedenle, NATO’dan destek almayı kabul etmeyi düşünmeliyiz.</p>\n\n<p>Bu yazıyı yazan gruptakilerin diğerlerinin bağlı olduğu öteki bakış açısı ise, hem NATO hem de AB’nin Ukrayna’daki etkilerini güçlendirerek ülkedeki mevcut “vahşi kapitalizm” sistemini sağlamlaştırdığı ve toplumsal bir devrim potansiyelini daha da olanak dışı bıraktığı yönünde. Bayrağını NATO’nun lideri olarak ABD’nin taşıdığı küresel kapitalizm sisteminde, Ukrayna mütevazı bir sınır noktası olarak belirleniyor: ucuz işgücü ve kaynak tedarikçisi. Bu yüzden, Ukrayna toplumu için tüm bu emperyalistlerden bağımsız olma gereksiniminin karşılanması gerekiyor. Ülkenin savunma kabiliyeti bağlamında, NATO teknolojisi ve düzenli ordunun önemine değil, taban gerilla direnişi potansiyeline vurgu yapılmalı.</p>\n\n<p>Bu savaşın öncelikle Putin’e ve kontrolü altındaki rejimlere yönelik olduğunu düşünüyoruz. Bir diktatörlük altında yaşamamaya yönelik dünyevi motivasyonun ötesinde, bölgedeki en aktif, bağımsız ve isyankâr toplum olan Ukrayna toplumunda da bir potansiyel görmekteyiz. Geçtiğimiz otuz yıldaki halkın uzun süreli direnişi bunun sağlam bir kanıtı. Bu durum bize, doğrudan demokrasi kavramının burada zengin bir temeli olduğu umudunu veriyor.</p>\n\n<h1 id=\"ukraynadaki-anarsistlerin-su-anki-durumu-ve-yeni-zorluklar\"><a href=\"#ukraynadaki-anarsistlerin-su-anki-durumu-ve-yeni-zorluklar\"></a>Ukrayna’daki Anarşistlerin Şu Anki Durumu ve Yeni Zorluklar</h1>\n\n<p>Maidan ve savaş sırasındaki dışarıdan izleyici olma durumunun, hareket üzerinde moral bozucu etkisi oldu. Rus propagandasının “anti-faşizm” sözcüğünü tekelleştirilmesi nedeniyle hareketin ilerlemesi sekteye uğradı. Rus-yanlısı militanlar arasında SSCB simgelerinin varlığına bağlı olarak, “komünizm” sözcüğüne yönelik tavır her zaman için fazlasıyla olumsuzdu, öyle ki “anarko-komünizm” birleşimi bile olumsuz biçimde algılandı. Ukrayna-yanlısı aşırı-sağa yönelik açıklamalar sıradan insanların gözünde anarşistlere yönelik şüphe uyandırdı. Yürüyüşler ve benzeri yerlerde sembollerini göstermezlerse aşırı-sağcıların anarşistlere ve anti-faşistlere saldırmayacaklarına ilişkin konuşulmamış bir anlaşma vardı. Sağın elinde çok fazla silah var. Bu durum, bir düş kırıklığı duygusu yarattı; polis işini doğru düzgün yapmıyordu, bu nedenle sebepsiz yere birileri öldürülebiliyordu. Örneğin, 2015’te Rus-yanlısı aktivist Oles Buzina öldürüldü.</p>\n\n<p>Bütün bu olup bitenler, anarşistleri meseleye daha ciddi şekilde yaklaşmaları konusunda cesaretlendiriyor.</p>\n\n<p>2016’dan itibaren radikal bir yeraltı hareketi gelişmeye başladı; radikal eylemlere ilişkin haberler görünmeye başladı. Yalnızca molotof kokteyli ile sınırlı kalan öncekilerden farklı olarak nasıl silah alınacağını ve nasıl gizleneceğini anlatan radikal anarşist kaynaklar ortaya çıktı.</p>\n\n<p>Anarşist çevrelerde, yasal silah sahibi olmak kabul edilebilir hale geldi. Silah kullanılan <a href=\"https://www.popularfront.co/underground\">anarşist eğitim kamplarının videoları</a> gün ışığına çıkmaya başladı. Bu değişimlerin yankıları Rusya ve Belarus’a ulaştı. Rusya’da FSB yasal silahları olan ve airsoft çalışmaları yapan bir <a href=\"https://en.wikipedia.org/wiki/Network_(Russia)\">anarşist gruplar ağını</a> tasfiye etti. Gözaltına alınanlar elektrik verilerek terörist faaliyette bulunduklarını itiraf etmeye zorlandılar ve 6 ila 18 yıl arasında cezalara çarptırıldılar. Belarus’ta, 2020 protestoları sırasında, “<a href=\"https://abc-belarus.org/?p=14555&amp;lang=en\">Kara Bayrak</a>” adında isyankar bir grup anarşist Belarus-Ukrayna sınırını geçmeye çalışırken gözaltına alındı. Yanlarında bir silah ve bir el bombası vardı; Igor Olinevich’in ifadesine göre silahı Kiev’den satın almıştı.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/16.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Anarşist isyancı grup “Kara Bayrak”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Anarşistlerin ekonomik gündeme dair modası geçmiş yaklaşımları da değişti: önceden çoğunluk “ezilenlere yakın” düşük ücretli işlerde çalışırken, artık çoğunluk iyi maaşlı bir iş bulmaya çalışıyor, genellikle IT sektöründe.</p>\n\n<p>Sokaktaki anti-faşist gruplar faaliyetlerini yeniden başlatarak, Nazi saldırıları durumunda misilleme eylemlerine giriştiler. Diğer şeylerin yanı sıra, antifa dövüşçüler arasında “Teslim Olmak Yok” turnuvası gerçekleştirildi ve Kiev antifa grubunun doğuşunu anlatan “<a href=\"https://vimeo.com/564977331\">Hoods</a>” isimli bir belgesel yayınlandı (İngilizce altyazılı).</p>\n\n<p>Ukrayna’da anti-faşizm önemli bir cephe, çünkü çok sayıda yerel aşırı-sağcı eylemcinin yanı sıra, adı çıkmış çok sayıda <a href=\"https://www.bellingcat.com/news/uk-and-europe/2019/09/04/the-hardcore-russian-neo-nazi-group-that-calls-ukraine-home\">Nazi de Rusya</a>’dan (aralarında Sergei Korotkikh ve Alexei Levkin’in de olduğu), Avrupa’dan (Denis “White Rex” Kapustin gibi) ve hatta ABD’den (Robert Rando) buraya taşındı. Anarşistler aşırı sağın faaliyetlerini araştırıyorlar.</p>\n\n<p>Küçük bilgi platformlarının yanı sıra, çeşitli tür aktivist gruplar var (klasik anarşistler, queer anarşistler, anarka-feministler, Food Not Bombs (Bomba Değil Yemek), eko-girişimler vb.). En son, telegramda, yayınlarını İngilizce de çoğaltan siyasal yönelimli anti-faşist bir kaynak @uantifa ortaya çıktı.</p>\n\n<p>Bugünlerde, gruplar arasındaki gerilimler yavaş yavaş yumuşuyor, son zamanlarda çok sayıda ortak eylemler oldu ve sosyal çatışmalara ortak katılım sağlandı. Bu seferberliklerin en büyüklerinden birisi, (Ukrayna özel servislerine karşı bir dava kazanarak Ukrayna’da kalmayı başaran) Belaruslu anarşist Aleksey Bolenkov’un sınırdışı edilmesine yönelikti; bir diğeri ise <a href=\"https://medium.com/@uantifa/podil-nazis-and-police-vs-techno-5d4ba4bb3438\">Kiev’in mahallerinden birisinin (Podil)</a> polis baskınlarına ve aşırı-sağın saldırılarına karşı savunulmasıydı.</p>\n\n<p>Geniş toplum kesimleri üzerinde halen çok az etkimiz var. Bunun nedeni, örgütlenmeye ve anarşist yapılanmalara yönelik gerçek ihtiyacın, uzun süre göz ardı edilmesi veya inkâr edilmesi. (Anılarında, Nestor Makhno da anarşistlerin yenilgisinden sonra bu noksanlıktan şikâyet etmekteydi.) Anarşist gruplar SBU [Ukrayna Gizli Servisi]veya aşısı sağ tarafından çok hızlı biçimde saldırıya uğratılıyor.</p>\n\n<p>Şu an durgunluktan çıktı ve gelişiyoruz; bu nedenle de hareketi kontrol altına almaya çalışan SBU’dan yeni baskılar ve yeni girişimler bekliyoruz.</p>\n\n<p>Bu aşamada, rolümüz yeni demokratik kamp içerisinde en radikal yaklaşımlar ve görüşler olarak tanımlanabilir. Liberaller polisin veya aşırı sağın saldırısı durumunda polise serzenişte bulunurken, anarşistler benzeri bir sorundan mağdur olan diğer gruplara işbirliği öneriyor ve eğer bir saldırı ihtimali varsa kurumları veya etkinlikleri savunmaya gidiyorlar.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2022/02/15/17.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Anarşistler şu an için toplumda ortak çıkarlara dayanan yatay taban bağları yaratmaya çabalıyorlar, böylelikle insanlar öz-savunmanın da aralarında bulunduğu kendi ihtiyaçlarına yönelebilirler. Bu, çoğunlukla örgütlenmeler, temsilciler veya polis etrafında birleşmeyi öneren sıradan Ukrayna siyasal pratiğinden belirgin biçimde farklılaşıyor. Örgütlenmeler ve temsilciler çoğunlukla rüşvet alıyorlar ve etraflarında toplanan insanlar aldatılmaya devam ediliyor. Örneğin, polis LGBT etkinliklerini savunabilir, ancak eğer bu aktivistler polis vahşetine karşı isyana katılırlarsa çılgına döner. Esasen düşüncelerimizdeki potansiyeli görmemizin nedeni de bu; ancak eğer savaş çıkarsa asıl iş yine, silahlı ihtilafa katılma kabiliyeti olacak.</p>\n\n<hr />\n\n<p><em><a href=\"https://www.yeryuzupostasi.org/2022/02/26/savas-ve-anarsistler-ukraynada-anti-otoriter-perspektifler/\">Çeviri Yeryüzü Postası</a>.</em></p>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2022/01/09/still-fighting-against-the-odds-2021in-sonunda-yunanistanda-anarsist-harekete-bir-bakis",
      "url": "https://crimethinc.com/2022/01/09/still-fighting-against-the-odds-2021in-sonunda-yunanistanda-anarsist-harekete-bir-bakis",
      "title": "Still Fighting Against the Odds : 2021’in Sonunda Yunanistan’da Anarşist Harekete Bir Bakış",
      "summary": "",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/29/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/29/header.jpg",
      "date_published": "2022-01-09T15:22:44Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:52Z",
      "tags": [
        "Greece",
        "pandemic",
        "november 17",
        "december 6"
      ],
      "content_html": "<p>CrimethInc tarafından hazırlanan, Yunanistan’daki anarşist hareketlere, toplumsal olaylara 2021 yılının getirdiklerini ele alan makalenin <a href=\"http://barikathaber.org/article/2021in-sonunda-yunanistanda-anarsist-harekete-bir-bakis/\">çevirisini sizlerle paylaşıyoruz</a>. Hazırlanan makalenin Yunanistan’daki anarşist hareketi anlamak ve koronavirüsün, karantinanın, yaşanan büyük orman yangınlarının toplumsal muhalefete olan etkisini anlamak açısından önemli bir makale olduğunu düşünüyoruz.</p>\n\n<p>Yunanistan’da sağcı Yeni Demokrasi hükümeti mülteciler ve anarşistler hedef alan bir <a href=\"https://crimethinc.com/2019/08/29/the-new-war-on-immigrants-and-anarchists-in-greece-an-interview-with-an-anarchist-in-exarchia\">baskılama kampanyası</a> başlatarak 2019 yazında iktidara geldi. İlerleyen sonbaharda, COVID-19 pandemisi Yunanistan’ı vurarak Yeni Demokrasi’nin baskıyı artırmasına <a href=\"https://crimethinc.com/2020/05/15/greece-repression-and-resistance-during-the-pandemic\">neden</a> oldu. Yine de anarşistler geçen iki ay içerisinde saldırı pozisyonuna geçerek hatırı sayılır bir direnç gösterdiler.</p>\n\n<p><strong>Çeviri <a href=\"https://barikathaber.org/article/2021in-sonunda-yunanistanda-anarsist-harekete-bir-bakis/\">Umut Adnan Aydemir</a>.</strong></p>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"kasvetli-bir-durum\"><a href=\"#kasvetli-bir-durum\"></a>Kasvetli Bir Durum</h1>\n\n<p>Bizim de <a href=\"https://crimethinc.com/2021/01/19/new-years-notes-from-greece-under-lockdown-december-2020-and-january-2021\">belgelediğimiz gibi</a>, Yunanistan’da otoriteler stratejik olarak karantinayı mültecilere zulmetmek ve toplumsal hareketleri bastırmak için kullanmıştı. Geçen <a href=\"https://crimethinc.com/2021/04/07/greece-our-hatred-for-the-police-will-bring-us-together\">nisan ayında</a> yazdığımız gibi:</p>\n\n<blockquote>\n  <p>“Hastanelerden mahrum bırakan ve polisin ve ordunun bütçesini artıran hiçbir karantina halkın sağlığını korumayı hedeflemez. Böyle bir karantina ancak bir otoriterlik deneyi olabilir.”</p>\n</blockquote>\n\n<p>En son Atina hakkında yazdığımızda, yangınların neden olduğu <a href=\"https://crimethinc.com/2021/09/09/as-greece-burns-the-state-consolidates-power-the-wildfires-the-pandemic\">yükselen alevlerle</a> her şey isle kaplanmıştı. O zamandan beri devlet, Atina’daki İklim Krizi Bakanlığı önünde eylem yapan grevdeki itfaiyecilere saldırmıştı. Polisin rastgele ses bombaları atması sonucu bir kişi parmağını kaybetmiş ve belirgin bir ironi duygusu olmadan itfaiyecilere tazyikli suyla <a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1456655110528909313\">saldırılmıştı</a>. İtfaiyecilere verilen sözde kahramanlık statüsü, alevler söndürüldükten sonra onları korumamıştı; devlet karşılıksız yardımı sadece polis ve ordu için sağlıyordu.</p>\n\n<p>Oransal konuşmak gerekirse Yunanistan’ın COVID-19 kayıpları dünya üzerinde en yüksek seviyedeydi, ama hükümet ülkenin sağlık altyapısının harcanması karşılığında polis ve ordunun bütçesini artırmaya devam etti. Habercilik yıllarımız boyunca bu yolla devletin baskı aracını modernize ettiğini varsaymıştık, ama bu özellikle pandeminin ortasında gerçekleşiyor. Daha önce <a href=\"https://crimethinc.com/2021/09/09/as-greece-burns-the-state-consolidates-power-the-wildfires-the-pandemic\">haber yaptığımız</a> bir olaydaki gibi, devlet bir balık avı gezisinde DNA’larını talep ettiğinden, on dört kişilik bir anarşist grubu bu sürecin mağduru konumundadır.</p>\n\n<p>Kaçan mülteciler ve göçmenler Yunanistan’da kendilerine yeni bir yol çizmeye çalışıyorlardı. Yunanistan’ın Ege Denizi’nde sınır kontrol önlemlerinin mültecilere olan planlı sonuçlarıyla trajik boğulmalar artık sıradan olaylar haline geldi. Ortalama gelir, eşi benzeri görülmemiş enflasyona göre durgun kalırken devlet aygıtında <a href=\"https://www.protothema.gr/greece/article/1187234/vrikan-320000-euro-sto-hrimatokivotio-dioikiti-tmimatos-pou-ebleketai-sto-kukloma-me-ta-plasta-diavatiria/\">yozlaşmalar</a> devam ediyor.</p>\n\n<p>Her şeye rağmen anarşist hareket bir buçuk yıl süren karantinalardan, baskılamadan, belirsizlikten sağlam çıktı. Empoze edilen izolasyon ve sessizlikten sallanarak çıktık.</p>\n\n<h1 id=\"nikos-sabanisin-katledilmesi\"><a href=\"#nikos-sabanisin-katledilmesi\"></a>Nikos Sabanis’in Katledilmesi</h1>\n\n<p>23 Ekim’de, polis Atina’da 20 yaşındaki bir adamı <a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1451963591528103937\">kovalayıp katletti</a>. Nikos ve diğer iki çingene genci, sözde bir araba çalmış, onunla gezintiye çıkmış ve polis çevirmesinde durmamıştı. Polisler yüksek hızlı bir kovalamaca başlatmış, hedeflerinin çingene gençleri olduğunu telsizlerinden <a href=\"https://www.efsyn.gr/ellada/astynomiko/316421_oi-astynomikoi-gnorizan-oti-katadiokoyn-roma-apokalyptikoi-dialogoi\">anons etmişlerdi</a>.</p>\n\n<p>Çingeneler tarihsel olarak Avrupa çapında marjinalize edilmiş bir topluluktur. Yunanistan’da Atina’nın dışındaki gecekondularda ve ülkenin başka yerlerindeki benzer kamplarda yaşarlar. Sistematik olarak marjinalize edildikleri Yunan toplumunda yoğun polis saldırısıyla karşı karşıyadırlar.</p>\n\n<p>Polislere trafikteki potansiyel tehlike sebebiyle arabayı kovalamayı bırakmalarının emredildiği gerçeğine rağmen, polisler üç genci kovalamış, araca 38 el ateş etmiş ve Nikos’u katletmişlerdi. Saldırının video kayıtları ortaya çıkmıştı; aynı zamanda yaralandığı iddia edilen polisler hiçbir yaralarının olmadığını itiraf etmişlerdi.</p>\n\n<p>Cinayet ülke çapındaki çingene toplumlarında bir hareketlilik yaratmış ve tüm Yunanistan’da eylemlerin fitilini ateşlemişti. Çingene gençleri polise taşla karşılık vermiş ve büyük otoyollarda devasa yanan barikatlar kurmuşlardı. Cinayetin sorumlusu polis hiçbir cezayla karşılaşmadı; <a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1453308513007149058\">ölümcül</a> güç kullanımına ilişkin ilk savcılık duruşmasında faşistler onu cinayet için alkışlamıştı.</p>\n\n<p>Birleşik Devletler’de polis her gün ortalama üç kişiyi katlediyor, ama buna rağmen polis cinayetleri Yunanistan’daki kadar yaygın değil. Yeni Demokrasi’nin yeni “kanun ve düzen”inde, otoriteler Birleşik Devletler modelini daha da geliştirmeyi hedefliyorlar. Bu durum ateşlenen mermilerin sayısı ve olaya karışan yedi polis aleyhindeki suçlamaların olası reddi de dahil, polislerin Birleşik Devletler ve Brezilya’da olduğu gibi ceza almaktan korkmadan katliam yapması için hayali bir yetki ortaya çıkaracak. Adaletin devlet mahkemesinden yükseleceğine inanmıyoruz; polisler için “nitelikli dokunulmazlığın” olmayışı, Yunanistan’da daha önce caydırıcı olarak istedikleri gibi katliam yapmalarını önlüyordu.</p>\n\n<p>Ne yazık ki çingene halklarına karşı Yunan medyasına özgü ırkçılık sonucu, bu dava manşetlerde yalnızca kısa bir süre kaldı. Bu cinayete neredeyse sadece anarşist gruplar ve çingene halkları tarafından cevap verildi.</p>\n\n<h1 id=\"kasim\"><a href=\"#kasim\"></a>17 Kasım</h1>\n\n<p>17 Kasım eylemleri, 1973’te askeri cuntanın Eksarhia’daki Politeknik Üniversitesi’ni işgal edip alanlarını geri alan veya diktatörlüğe bir şekilde direnen en az 23 kişiyi katlettiği günün anma eylemi olarak yapılır. Yunanistan’daki üniversitelere uygulanan, polisin üniversiteye girmesini engelleyen iltica yasaları bu olayla beraber çıkarılmıştı. Pinochet’in cuntası sırasında öğrencilere uygulanan katliam ve işkenceye cevap olarak üniversite iltica yasalarının tanıtıldığı Şile’deki gibi, Yunanistan devleti de bu iltica yasalarını sağcı Yeni Demokrasi partisi 2019’da iktidara gelene kadar işletmişti.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/29/3.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>17 Kasım gösterileri öncesinde Exarchia’daki Politeknik’in işgali esnasında “İsyanlar müzelere sığmaz. 1, 2, 3, bir sürü Politeknik.” yazılı bir pankart.”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Molotof kullanmanın cezasını artıran yeni yasalar 17 Kasım’dan hemen önce devreye sokuldu. Bu her zaman cezalandırılan bir suç olmuşken, Yunan polisi ve mahkemeleri daha önce molotof kokteyllerini onu kullananların uzun yıllar hapis yatabileceği Birleşik Devletler’deki <a href=\"https://supportericking.org/\">Eric King</a> davasında olduğu gibi ayrı bir suç olarak ayırmıyordu. 17 Kasım’ın öncesinde gelen <a href=\"https://www.ekathimerini.com/news/1171558/use-of-molotov-cocktails-to-lead-to-prison-term/\">yeni kanunlar</a> molotof kullanan kişilere 3 yıldan başlayan hapis cezası getirdi. Duruma bağlı olarak bu ceza 10 yılı bulabiliyor.</p>\n\n<p>2020’deki karantinalarla artan baskılara rağmen 17 Kasım’da tüm ülkede eylemler gerçekleşti.</p>\n\n<p>Halkın işgaller yapacağını düşünerek polis güçleri tüm ülkedeki üniversitelere dağıtılmıştı. Buna rağmen, 17 Kasım’ın öncesindeki günlerde anarşist örgütler ve oluşumlar için bir toplanma merkezi olarak yıllarca faaliyet göstermiş olan Eksarhia’daki Politeknik’in <a href=\"https://twitter.com/Prosfygika/status/1460620280817229826\">GINI</a> binasını insanlar yeniden işgal etmişti. Üniversite ilticasının ve karantinanın birleşimi, üniversitenin ve devletin bu alanı hareketin elinden almasını sağladı, ama insanlar bu binayı yeniden işgal ederek 17 Kasım’a giden süreçte devrimci etkinlikler yaptılar.</p>\n\n<p>Atina’daki eylemlerin binlerce insanı kendine çekmesiyle beraber 17 Kasım’da büyük eylemler gerçekleşti. Yüzlerce çevik kuvvet devasa anarşist bloğun etrafını çembere alma stratejisiyle sardı.</p>\n\n<p>O gece, Yunanistan’ın her yanında çatışmalar gerçekleşti. Devletin şehrin merkezine 6000 polis yerleştirmesine rağmen, inanılmaz bir şekilde küçük gruplar Eksarhiya’daki tarihi Politeknik’in yakınında polisle <a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1461265846605475843\">çatıştılar</a>. Polis Atina’da en az on gözaltı yaptı.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1461265850233614336\">https://twitter.com/igdworldwide/status/1461265850233614336</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>O gece çatışmalar Yunanistan’ın en büyük ikinci şehri olan Selanik’te de gerçekleşti. Selanik’teki ana yürüyüşün sona ermesiyle beraber, bu tarihi günü ananlar polise taşlar ve molotoflarla karşılık verdi.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/csynnefo/status/1461642264648818692\">https://twitter.com/csynnefo/status/1461642264648818692</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Patras gibi daha küçük şehirlerde de ufak çatışmalar yaşandı.</p>\n\n<h1 id=\"ocak\"><a href=\"#ocak\"></a>6 Ocak</h1>\n\n<p>6 Ocak <a href=\"https://crimethinc.com/2018/12/17/ill-always-remember-the-6th-of-december-a-report-from-athens-greece-on-the-ten-year-anniversary-of-the-murder-of-alexis\">eylemleri</a>, Eksarhiya mahallesinde polis tarafından katledilen 15 yaşındaki anarşist Alexandros Grigoropoulos’u anmak için yapılır. Bu cinayet, tarihi bir <a href=\"https://libcom.org/library/we-are-image-future-greek-revolt-december-2008-g-schwarz-tasos-sagris-void-network\">isyanın kıvılcımı olmuştu</a>.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/29/1.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Atina’da polis 6 Aralık’ta noel <a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1474429315185987585\">ağacını korumak için dizilmişti</a>.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Bu yıl devlet virüsü baskının <a href=\"https://crimethinc.com/2021/01/19/new-years-notes-from-greece-under-lockdown-december-2020-and-january-2021\">her türlüsünü</a> uygulamak için bahane olarak kullanırken, 6 Aralık hareketin empoze edilen izolasyon ve karantinadan uyanışını gördü. Ülke çapındaki benzer yürüyüşlerle beraber Atina’da <a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1468239622891261963\">devasa bir yürüyüş</a> gerçekleşti.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/savvaskarma/status/1467910780712636418\">https://twitter.com/savvaskarma/status/1467910780712636418</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>İnanılmaz bir şekilde, yoğun polis ablukasına rağmen eylemcilerin barikatları aşıp taşlarla polisleri uzaklaştırmasıyla ana yürüyüş Eksarhiya mahallesine girmeyi başardı. Polis sonrasında apartmanlara girerek ve rastgele kişileri gözaltına alarak mahalleyi işgal etti.</p>\n\n<p>Selanik halkı da aynı şekilde polise karşı güçlü bir direniş örgütledi. Benzer şekilde Volos, Patras gibi çeşitli kasaba ve şehirlerde de halk yürüyüşler gerçekleştirdi ve bu şehirlerin bazılarında da ufak çatışmalar yaşandı.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1468239618004946950\">https://twitter.com/igdworldwide/status/1468239618004946950</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>6 Ocak’a hazırlık süreci esnasında, 27 Kasım’da bazı kişiler Atina’da bulunan Acropolis polis istasyonuna molotoflarla saldırı gerçekleştirdi. Bu eylemin <a href=\"https://actforfree.noblogs.org/post/2021/12/05/athens-greece-taking-responsibility-for-the-attack-on-the-acropolis-police-station-by-comrades/\">bildirisi</a> aynı zamanda insan kaçakçısı ve tecavüzcü polis <a href=\"https://crimethinc.com/2021/09/09/as-greece-burns-the-state-consolidates-power-the-wildfires-the-pandemic\">Dimitris Bougioukos’a</a> karşı yapılan başka bir eylemi de üstleniyordu. Molotof kokteylini cezalandıran yeni yasalar devreye sokulduktan yalnızca haftalar sonra turizm başkenti Atina’daki polis merkezini hedef alan bu eylem, 6 Aralık eylemleri öncesinde cesareti yükseltmek için yapılmıştı.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/29/4.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>6 Aralık sabahı öğrenci yürüyüşünden kalan, “G. Floyd, N. Sampanis. Perama’dan Amerika’ya polis katlediyor.” yazılı yazılama.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Güçlü çatışmaların gerçekleştiği o günlerde, Atina’daki polis güçleri Selanik ve Patras’taki polislerden daha fazla sayıda ve daha donanımlıydı. Sonuç olarak kolaylıkla söylenebilir ki o şehirlerdeki çatışmalar daha ileri bir noktaya taşınmıştı. Buna karşın halkın devasa polis baskısına rağmen direnişi büyütmeye devam etmesi etkileyiciydi.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/Ree8s/status/1468188955174703116\">https://twitter.com/Ree8s/status/1468188955174703116</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>17 Kasım ve 6 Aralık eylemlerinde halkın tüm ülkede gösterdiği cesaret ve azim, bizim hareketimizin direncini göstermektedir. Bu iki gün, Yunanistan’daki günümüz anarşist hareketinin tarihsel temelini onurlandırmakta ve kavganın ateşini büyütmeye yardımcı olmaktadır. Yeni Demokrasi’nin “kanun ve düzen” politikaları ve pandemide devletin otoriter oportünizmine rağmen halk bu tarihleri cesaret ve başkaldırıyla andı.</p>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe credentialless=\"\" allowfullscreen=\"\" referrerpolicy=\"no-referrer-when-downgrade\" sandbox=\"allow-scripts allow-same-origin\" allow=\"accelerometer 'none'; ambient-light-sensor 'none'; autoplay 'none'; battery 'none'; bluetooth 'none'; browsing-topics 'none'; camera 'none'; ch-ua 'none'; display-capture 'none'; domain-agent 'none'; document-domain 'none'; encrypted-media 'none'; execution-while-not-rendered 'none'; execution-while-out-of-viewport 'none'; gamepad 'none'; geolocation 'none'; gyroscope 'none'; hid 'none'; identity-credentials-get 'none'; idle-detection 'none'; keyboard-map 'none'; local-fonts 'none'; magnetometer 'none'; microphone 'none'; midi 'none'; navigation-override 'none'; otp-credentials 'none'; payment 'none'; picture-in-picture 'none'; publickey-credentials-create 'none'; publickey-credentials-get 'none'; screen-wake-lock 'none'; serial 'none'; speaker-selection 'none'; sync-xhr 'none'; usb 'none'; web-share 'none'; window-management 'none'; xr-spatial-tracking 'none'\" csp=\"sandbox allow-scripts allow-same-origin;\" src=\"https://www.youtube-nocookie.com/embed/vRUUX8Iy5Eg\" frameborder=\"0\" loading=\"lazy\"></iframe>\n  <figcaption class=\"caption video-caption video-caption-youtube\">\n    <p>December 6, 2021 in Thessaloniki, Greece.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"gocmen-ve-multeciler\"><a href=\"#gocmen-ve-multeciler\"></a>Göçmen ve Mülteciler</h1>\n\n<p>Savaşın, pandeminin ve iklim değişikliğinin bir sonucu olarak, göçmen krizi trajik bir şekilde sürüyor. Dünya manşetleri, Başkan Alexander Lukaşenko’nun göçmenleri Avrupa Birliği sınırında piyon olarak kullandığı, ama göçmenlerin burada da hem karada hem denizde çaresiz yolculuklarına devam ettiği Polonya ve Belarus arasındaki çirkin vekalet savaşına odaklanmış durumda. Yeni Demokrasi iktidara gelmeden çok önce başlayan, kurumsal yapıların ve ırkçıların göçmenleri hedef aldığı Yunanistan’da gerçekleşen pogromları, sınır kontrol prosedürlerini ve göçmenlere yönelik gözaltıları sürekli haberleştirdik. Bu haberler Türkiye’den geçen göçmenlerin botlarına ateş edilmesini ve geri yollanmasını, yüzen sınır duvarları inşa edilmesini ve zulmün başka çeşitli yollarını içeriyor. Ne var ki bu saldırılar, göçmenleri Türkiye’den Ege Denizi’ne geçmek için yeni ve daha tehlikeli yollar denemeye itti.</p>\n\n<p>Bu yıl yurtdışından Avrupa’ya geçmeye çalışan 1600’den fazla kişi boğularak yaşamını yitirdi. Sadece 2021’in <a href=\"https://twitter.com/Refugees_Gr/status/1474770671116992515\">Noel haftasında</a> bile otuz kişi boğuldu ve birçoğu kayboldu. Faşistlerin veya polisin göçmenlere yapacağı hiçbir şey, onların kaçtığı, kendi içinde büyük oranda <a href=\"https://itsgoingdown.org/the-first-world-can-fuck-off-playing-victim-colonial-roots-of-modern-refugee-crises/\">bugüne dek sürmüş</a> olan Avrupa sömürgeciliğinin bir sonucu olan durumlardan daha kötü değil. Avrupa kaynak çıkarma, savaş çığırtkanlığı ve vurgunculuk projelerinin mağdur tarafında olanları dışlamaya adanmış ırkçı bir kale olmaya devam ediyor.</p>\n\n<h1 id=\"sonuc\"><a href=\"#sonuc\"></a>Sonuç</h1>\n\n<p>Yunancada basitçe “O” olarak bilinen Omikron varyantı, basının söylediği üzere buraya henüz geldi. Yaşadıklarımızdan sonra pandeminin bu ülkede daha ne kadar kötü hale gelebileceğini tahmin etmek zor.</p>\n\n<p>Kadın cinayetleri ve patriyarkaya karşı eylemler Yunanistan’da <a href=\"https://twitter.com/igdworldwide/status/1464247385266270223\">devam ediyor</a>. COVID-19 pandemisi, ev içi şiddeti ve kadın cinayetlerinin artmasına neden olarak, ülkenin Ortodoks kilisesinin gelenekleriyle bağlantılı olan erkek şiddeti pandemisini vurguladı.</p>\n\n<p>Geçtiğimiz yılın bütün zorluklarına; karantinaya, apokaliptik yangınlara ve anarşistlere, göçmenlere ve tüm ezilenlere karşı baskıyı artırmak için çabalarını iki katına çıkaran bir hükümete rağmen, hala sokaklardayız. İşgal evleri olası tahliyelerle karşı karşıya, ama insanlar aynı zamanda yeni işgal evleri kuruyorlar. Daha önce haberleştirdiğimiz devlet baskısı <a href=\"https://www.athens.indymedia.org/post/1616064/\">davaları sürüyor</a>, ama insanlar burada sert bir direnişle dayanışma gösteriyor.</p>\n\n<p>Yunanistan’da 2021 yılındaki mücadeleler hakkında daha fazla bilgi için, Prosfygika işgali tarafından hazırlanan <a href=\"https://enoughisenough14.org/2021/11/23/last-news-from-struggles-in-the-greek-territory/\">bu haberi</a> öneriyoruz.</p>\n\n<p>Herkesi Yılbaşı Gecesi’nde hapishane önlerinde tutsaklarla dayanışma göstermek için eylemlere çağırıyoruz. 2022 yılının kapitalizmin neden olduğu tüm zorluklara rağmen direniş yılı olmasını diliyoruz. Geçtiğimiz yılın karantinalarından sonra, buradaki hareketin her zaman varolacağını görmek bizi tarif edilmez bir umutla dolduruyor. Devlete ve kapitalizme karşı mücadele eden herkesle devrimci dayanışma!</p>\n\n<p>-Anonim Anarşist Sesler<br />\nAtina, Aralık 29, 2021</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/29/2.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>6 Aralık sabahı öğrenci yürüyüşünden kalan, “Aralık’ın ateşi hiç sönmüyor. Devlet katlediyor, unutmak yok, affetmek yok.” yazan yazılama.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<hr />\n\n<p>This update is part of a long-term effort to foster international awareness of and solidarity with the anarchist movement in Greece. The authors have provided consistent updates here for several years. While we are not formally affiliated with them, we recommend the Bad News Report and Radio Fragmata Greece for updates on movements in Greece and abroad. We also recommend <a href=\"https://athens.indymedia.org/\">athens.indymedia.org</a>. The twitter accounts @exiledarizona, @igdworldwide, and @enough14 also consistently post in English about events in Greece.</p>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2021/12/31/sudan-askeri-diktatorluge-karsi-anarsistler-roportaj-sudanli-anarsistler-toplulugu",
      "url": "https://crimethinc.com/2021/12/31/sudan-askeri-diktatorluge-karsi-anarsistler-roportaj-sudanli-anarsistler-toplulugu",
      "title": "Sudan: Askeri Diktatörlüğe Karşı Anarşistler : Röportaj: Sudanlı Anarşistler Topluluğu",
      "summary": "",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/header.jpg",
      "date_published": "2021-12-31T19:10:31Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:52Z",
      "tags": [
        "Sudan",
        "Coup",
        "military dictatorship"
      ],
      "content_html": "<p>Dün [30 Aralık] Sudan’da, 25 Ekim’de iktidarı ele geçiren askeri diktatörlüğe karşı ülke çapındaki gösteriler sırasında, devlet güçleri protestoculara karşı defalarca gerçek mermi kullandı, en az dört kişiyi öldürdü ve çok daha fazlasını da yaraladı. Güvenlik güçleri 25 Ekim <a href=\"https://www.aljazeera.com/news/2021/12/30/sudan-army-shuts-internet-seals-khartoum-before-anti-coup-rally\">darbesinden bu yana çok sayıda göstericiyi öldürdü</a>. Bununla birlikte, <a href=\"https://www.cmi.no/publications/7920-the-role-of-local-resistance-committees-in-sudans-transitional-period\">yerel direniş komitelerine</a> ve cesur sokak gösterilerine dayanan güçlü bir hareket, ordunun altında iktidarın konsolide edilmesine karşı direnmeye devam ediyor. Sudan dışındaki insanların durumu anlamalarına yardımcı olma umuduyla, gösterilere katılan anarşist katılımcılarla yapılan aşağıdaki röportajı sunuyoruz.</p>\n\n<hr />\n\n<p>Aralık 2018’de, yaklaşık otuz yıldır Sudan’ı yöneten diktatör Ömer El Beşir’e <a href=\"https://roape.net/2021/10/27/it-hasnt-fallen-yet-the-rule-is-military-still-lessons-from-the-sudanese-revolution/\">karşı ülke çapında büyük protestolar patlak verdi</a>. El-Beşir Nisan 2019’da kaçtı; Yine de hükümetin kontrolünü ele geçiren Askeri Geçiş Konseyi’ne karşı ayaklanmalar, ablukalar ve oturma eylemleri devam etti. Ve başkent Hartum’un kalbindeki El-Qyada Meydanı’nda, protesto amacıyla kitlesel bir meydan işgali gerçek gerçekleştirildi. Konsey ile bağlantılı askeri güçler, protestoculara yönelik saldırılarını hızlandırdılar ve bu saldırıları oturma eylemlerini vahşice dağıttıkları 3 Haziran 2019’da doruğa ulaştı. Özellikle El Kaide Meydanı’ndaki işgale yönelik saldırılarıyla <a href=\"https://crimethinc.com/2019/06/14/sudan-behind-the-massacre-in-khartoum-the-perpetrators-and-the-backstory\">vahşi bir katliam gerçekleştirdiler</a>.</p>\n\n<p>Buna cevaben Sudan’ın büyük bir kısmı 9-11 Haziran tarihleri ​​arasında bir genel grevle sarsıldı. Ancak nihayetinde hareketin bazı temsilcileri rejimle müzakereler gerçekleştirerek, askeri ve sivil temsilcilerden oluşan geçici bir hükümetin yeni bir yönetime geçiş sürecini yöneteceği bir iktidar paylaşımı anlaşması imzaladılar. Bu uzlaşma 25 Ekim <a href=\"https://www.theafricareport.com/141187/sudan-5-reasons-why-its-revolution-is-failing/\">askeri darbesiyle sona erdi</a>.</p>\n\n<p>Sudan’ın başkenti Hartum’da anarşistlerle yapılan bu röportajın ilk bölümü 28 Aralık’ta gerçekleştirildi. İkinci bölüm 30 Aralık’ta ülke çapındaki gösterilerin hemen ardından yazıldı. Facebook sayfalarından <a href=\"https://www.facebook.com/%D8%AA%D8%AC%D9%85%D8%B9-%D8%A7%D9%84%D9%84%D8%A7%D8%B3%D9%84%D8%B7%D9%88%D9%8A%D9%8A%D9%86-%D8%A7%D9%84%D8%B3%D9%88%D8%AF%D8%A7%D9%86%D9%8A%D9%8A%D9%86-Sudanese-Anarchists-Gathering-106518640696987/\">Sudanlı Anarşistler Topluluğu</a> (تجمع اللاسلطويين السودانيين – Sudanese Anarchists Gathering) hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Sudan dışındaki insanların onları en etkin biçimde nasıl destekleyebileceklerini öğrendikçe bu makaleyi daha fazla bilgi ile güncelleyeceğiz.</p>\n\n<p><em>Çeviri <a href=\"https://www.yeryuzupostasi.org/2022/01/01/sudan-askeri-diktatorluge-karsi-anarsistler/\">Yeryüzü Postası</a>.</em></p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/1.jpg\" />\n</figure>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"roportaj-sudanli-anarsistler-toplulugu-28-aralik-2021\"><a href=\"#roportaj-sudanli-anarsistler-toplulugu-28-aralik-2021\"></a>Röportaj: Sudanlı Anarşistler Topluluğu, 28 Aralık 2021</h1>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Öncelikle bize biraz grubunuzdan bahsedin.</strong></p>\n\n<p>Grup, Hartum’daki tüm anarşistleri bir araya getirmemizin ardından 2020’nin sonunda Hartum’da kuruldu. Aralık 2018 devriminden beri birlikteyiz ve bazılarımız birbirini lise ve üniversiteden beri tanıyor.</p>\n\n<p>Biz Hartum’daki anarşistler, “direniş komitelerinin” üyeleriyiz ve yürüyüşler sırasında diğer devrimcilerle birlikte bayraklarımızı dalgalandırıyoruz ve duvarlara yazılama yaparak anarşiyi tanıtıyoruz.</p>\n\n<p>Otoriterliğin her türlüsüne karşıyız. İfade özgürlüğü ve bireysel özerklikten yanayız.</p>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Sudan dışındaki anarşistlerle herhangi bir bağlantınız var mı?</strong></p>\n\n<p>Sudan dışında bağlantımız olan tek anarşist sizlersiniz.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/2.jpg\" />\n</figure>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Sizden başka anarşistler ve anarşist gruplar var mı? Yoksa bildiğiniz kadarıyla sadece siz misiniz?</strong></p>\n\n<p>Sudan’da Port Sudan şehrinde başka anarşistler var ve onlara bir araya gelebilmek için temas halindeyiz. Ve umarız daha sonra dünyanın geri kalanındaki anarşistlerle bir araya gelebiliriz ve ciddi çabalarla anarşiyi dünya çapında yayacağız. birlikte dünya çapında anarşi. Ve o zaman umuyoruz ki sonunda dünyanın geri kalanındaki anarşistlerle birlikte ve ciddi bir çalışmayla anarşiyi dünya çapında yayacağız.</p>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Sudan’ın anarşist mücadele tarihi var mı yoksa daha yeni bir şey mi?</strong></p>\n\n<p>Bir fikir ve uygulama olarak anti-otoriterlik Sudan’da ilk kez 2018 devrimindeki ilk yürüyüş sırasında ortaya çıktı. Ancak medyada çok az yer aldı ve bu nedenle gözden kaçırıldı.</p>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>İnsanlar anarşistlere nasıl tepki veriyor? Anarşistlerin daha geniş protestolar ve toplumsal hareketlerle ilişkisi nedir?</strong></p>\n\n<p>İnsanlar anarşist hareket konusunda kutuplaşmış durumda, ancak bizim için önemli olan devrimci dostlarımızın bizimle uyum ve tam dayanışma içinde olmaları. Faşist sistemi yıkmak ve örgütsel anlamda yatay, ekonomik anlamda sosyalist bir sistem yaratma mücadelesinde onlarla birlikteyiz. “Devrim”in talepleri bizimkiyle çok benzeşiyor.</p>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Sudan’daki mevcut durumdan bahseder misiniz? Anladığımız kadarıyla protestolar en azından 2019’dan bu yana devam ediyor; önce Ömer El Beşir’e [eski devlet başkanı], şimdi de askeri cuntaya karşı. Şu anda devlet güçleri veya diğerleri ne tür baskılar uyguluyorlar?</strong></p>\n\n<p>Devrim, Aralık 2018’den beri devam ediyor. Devrim başladığında protestolar, Sudan Genelkurmay Başkanlığı karargahını işgal edip oturma eylemi gerçekleştirerek 11 Nisan 2019’da devirdiğimiz Ömer El Beşir liderliğindeki Müslüman Kardeşler hükümeti tarafından vahşice bastırıldı. Ama ne yazık ki işgal daha sonra bastırıldı: 500 devrimci öldürüldü ve devrimimiz ordu komutanları ve “yumuşak geçiş” tarafından çalındı.<sup id=\"fnref:1\"><a href=\"#fn:1\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">1</a></sup>  Askeri Geçiş Konseyi (TMC) ve Özgürlük ve Değişim Güçleri (FCC)<sup id=\"fnref:2\"><a href=\"#fn:2\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">2</a></sup> 17 Ağustos 2019’da, demokrasiye dönüş için 39 aylık bir geçiş süreci konusunda anlaştılar. Ancak biz devrimciler durmadık – geçiş hükümetinin gerçek bir “teknokratik” sivil hükümete [yani mevki sahibi politikacılardan değil sivillerden oluşan bir hükümet] geçişini sağlama umuduyla orduyu protesto etmeye devam ettik.</p>\n\n<p>Sonra darbe oldu [25  Ekim 2021 darbesi] ve ordu sivil hükümeti feshetti ve üyelerini tutukladı.</p>\n\n<p>Ama biz vazgeçmiyoruz. Darbeden bu yana göz yaşartıcı gaz, ses bombası ve gerçek mermi kullanarak 47 devrimciyi öldürmüş ve 1200 kişiyi yaralamış olsalar da sokaklar hala onlara karşı meydan okuma ve direnişle dolup taşıyor. Onları hâlâ protesto ediyoruz ve devirmeyi hedefliyoruz.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/4.jpg\" />\n</figure>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Sudan’daki anarşist olmayan gruplarla ilgili görüşünüz nedir? Onlarla birlikte çalışıyor musunuz? Onlarla işbirliği yapıyorsanız, işbirliğinizin doğası nedir?</strong></p>\n\n<p>Kendimizi, devrime katılmış olan “siyasi kuluçka makinesi”nden<sup id=\"fnref:3\"><a href=\"#fn:3\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">3</a></sup> ayrıştırdık ve bütün devrimci hareketlerin dahil olduğu devrimci dostlarımızla birlikte direniş komiteleri kurduk. Karşılaştığımız şiddete rağmen hükümeti devirmek için sokaklarda devrime öncülük etmeye başladık. Şiddetlerine ve kurşunlarına korumasız bedenlerimizle ve şiddet içermeyen yöntemlerle karşı çıkıyoruz.</p>\n\n<p>Ve bize karşı bazen gerçek mermi kullanıyorlar ve bu da yaralanmalara veya ölümlere neden oluyor.</p>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Bilmemiz gereken başka bir şey var mı? Uluslararası anarşist hareketlerden herhangi bir talebiniz var mı?</strong></p>\n\n<p>Perşembe günü çok sayıda yürüyüş ve protesto gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yetkililer interneti engellemeden önce diğer devrimcilerle yürüyüşlerin rotalarını belirledik; tüm yürüyüş kolları Cumhuriyet Sarayı’nı hedefliyor. Bu yürüyüşlere karşı aşırı şiddet uygulanacak; sonunda ölebilirim, çünkü biz anarşistler her zaman ön saflardayız ve sokaklarda yürüyüşleri biz örgütlüyoruz.</p>\n\n<p>Sponsorumuz olmadığı için malzeme desteği istiyoruz. Cebimizden para harcıyoruz ve sahip olduğumuz para ihtiyaçlarımızı karşılamıyor çünkü Sudan’da fiyatlar fahiş hale geldi ve gençler olarak yeterince paramız yok. Dünyadaki tüm anarşistlerin bizi desteklemesini umuyoruz.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/5.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"guncelleme-30-aralik-2021\"><a href=\"#guncelleme-30-aralik-2021\"></a>Güncelleme: 30 Aralık 2021</h1>\n\n<p class=\"darkred\"><strong>Yukarıdaki röportajı gerçekleştirdikten iki gün sonra, 30 Aralık gösterilerinin sonrasında, Sudanlı Anarşistler Topluluğu’nda bağlantıda olduğumuz kişiden aşağıdaki mesajı aldık:</strong></p>\n\n<p>Saraya ulaşamadık. Yolları büyük kuru yük konteynırlarıyla kapattılar. Omdurman ve Bahri şehirlerini ablukaya aldılar (bu şehirlerden hiç kimsenin Hartum’a girmesine izin verilmedi) ve sonra Hartum’da (sarayın olduğu yerde) bize karşı vahşet uyguladılar.</p>\n\n<p>Bize gerçek mermilerle ateş ettiler ve hatta çok sayıda kişinin yaralanmasına ve ölümüne neden olan DShK<sup id=\"fnref:4\"><a href=\"#fn:4\" class=\"footnote\" rel=\"footnote\" role=\"doc-noteref\">4</a></sup> kullandılar. Ayrıca gazetecilere saldırdılar, Al-Arabiya ve Al Hadath televizyon kanallarının binalarına baskın düzenlediler; çalışanlarını gözaltına aldılar ama onları daha sonra serbest bıraktılar. Hastaneleri de bastılar, doktorlara saldırdılar, onları gözaltına aldılar ve yaralı arkadaşlarımızı da gözaltına aldılar.</p>\n\n<p>Şehitlerin cenazelerini alıp gömmemize izin vermiyorlar. Şimdiye kadar sadece iki tanesini alıp gömebildik. Diğerleri için de aynısını yapmaya çalışıyoruz.</p>\n\n<p>Cep telefonlarımız, gerçekleştirdikleri vahşeti kayıt altına alacak kadar gelişmiş değildi, ancak gelişmiş cep telefonları olan bazı insanlar, gerçekleştirdikleri vahşetlerin bir kısmını görüntülemeyi başardılar.</p>\n\n<p>Şu ana kadar dört şehit var, ancak gerçek kurşun kullanılmasının neden olduğu çok sayıda yaralanma var. Şehitler onurumuzdur. Orduya ve otoriteye ölüm.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/3.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Ahmed Alaamin Alkununa, Mustafa Muhammed Musa, Muhammed Majed Muhammed “Bebo” ve Mutawakil Yousef Saleh, 30 Aralık 2021’de Sudan devleti tarafından öldürüldü..</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/9.jpg\" />\n</figure>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/8.jpg\" />\n</figure>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/7.jpg\" />\n</figure>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/12/31/6.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>“Aralık Devrimi Şehitleri; Askeri Konsey Darbesi Şehitleri”</p>\n\n<p>Şehit Ahmed Alaamin Alkununa<br />\nTarih: 30 Aralık 2021<br />\nYaralanma: Kafaya bir kurşun<br />\nŞehadet Yeri: Omdurman</p>\n\n<p>Şehit Mustafa Mohammed Musa<br />\nTarih: 30 Aralık 2021<br />\nYaralanma: Göğsüne bir kurşun<br />\nMarytrdom’un Yeri: Omdurman</p>\n\n<p>Şehit Mohammed Majed Mohammed “Bebo”<br />\nTarih: 30 Aralık 2021<br />\nYaralanma: Kafaya bir kurşun<br />\nŞehadet Yeri: Omdurman</p>\n\n<p>Şehit Mutawakil Yousef Saleh<br />\nTarih: 30 Aralık 2021<br />\nYaralanma: Göğsüne bir kurşun<br />\nŞehadet Yeri: Omdurman</p>\n\n<div class=\"footnotes\" role=\"doc-endnotes\">\n  <ol>\n    <li id=\"fn:1\">\n      <p>“Yumuşak Geçiş” <a href=\"https://foreignpolicy.com/2011/11/22/springtime-in-sudan/\">2011’de Sudan’da müzakere edilmiş olan</a>, Ömer El Beşir’e savaş suçları için bir tür af çıkartılmasını içeren, bir sivil yönetime geçiş önerisini tanımlamak için kullanılan bir ifadeydi. <a href=\"https://roape.net/2021/10/27/it-hasnt-fallen-yet-the-rule-is-military-still-lessons-from-the-sudanese-revolution/\">O zamandan beri</a>, muhalefetin iktidara ortak olması karşılığında, rejimi devirmeye çalışmaktan vazgeçeceği ve aynı zamanda <a href=\"https://www.altaghyeer.info/en/2021/12/17/sudanese-communist-party-describes-ffc-project-as-soft-landing/\">ABD</a> politikalarına ve genel olarak statükoya boyun eğmeyi kabul edeceği, rejim ve muhalefet arasındaki ittifak tartışmalarını tanımlamak için kullanıldı. <a href=\"#fnref:1\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n    <li id=\"fn:2\">\n      <p>Özgürlük ve Değişim Güçleri (FCC), protestoları örgütleyen sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerden oluşan bir koalisyondur. Askeri Geçiş Konseyi (TMC) ile gerçekleştirilen sivil yönetime dönüş müzakerelerinin bir parçasıydı. <a href=\"#fnref:2\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n    <li id=\"fn:3\">\n      <p>Arapça “لحاضنة السياسية” terimi -kabaca “Siyasi kuluçka makinesi” olarak çevrildi- Geçiş hükümetinin Sudan’da üstlenmiş olduğu varsayılan rolü ifade etmek için kullanılıyor. <a href=\"#fnref:3\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n    <li id=\"fn:4\">\n      <p>DShK, Sovyet döneminden kalma kayış beslemeli bir tür ağır makineli tüfektir. [ç.n. Kısaltılmasından yola çıkılarak Doçka veya Doşka olarak da bilinir] <a href=\"#fnref:4\" class=\"reversefootnote\" role=\"doc-backlink\">&#8617;</a></p>\n    </li>\n  </ol>\n</div>\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2021/05/05/kolombiya-korkusunu-yitirdi-devlet-siddeti-karsisinda-ulusal-capta-bir-ayaklanma-suruyor",
      "url": "https://crimethinc.com/2021/05/05/kolombiya-korkusunu-yitirdi-devlet-siddeti-karsisinda-ulusal-capta-bir-ayaklanma-suruyor",
      "title": "Kolombiya Korkusunu Yitirdi : Devlet şiddeti karşısında ulusal çapta bir ayaklanma sürüyor",
      "summary": "From the end of April into early May, a nationwide general strike and uprising continues in Colombia in the face of intense state violence.",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/header.jpg",
      "date_published": "2021-05-05T03:42:27Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:49Z",
      "tags": [
        "Uprising",
        "COVID-19",
        "colombia"
      ],
      "content_html": "<p>On yıllarca süren silahlı çatışma ve paramiliter şiddettin ardından, Kolombiya’da son bir buçuk yılda protesto hareketlerinin yeniden güçlendiğini görüldü. Geçen haftanın şiddetli gösterileri, Kasım ve Aralık 2019’daki ülke çapında gerçekleşen ayaklanmanın en üst noktalarını bile aştı. Bunun karşısında, Latin Amerika’daki en ağır silahlara sahip olan hükümet vahşi baskı tedbirlerini devreye soktu.</p>\n\n<p>COVID-19 salgını ve onun sosyal ve ekonomik sonuçları Kolombiya’yı sert biçimde etkiledi. Egemen sınıf, zaten büyük zoruluklar içinde olan, yoğun polis şiddeti ile kontrol altında tutulan bir halktan son kazanım kırıntılarını da almaya çalışırken ülke bir kırılma noktasına ulaşıyor. Bu koşullar [Kolombiya’da] özellikle uç noktada olsa da, Kolombiya’ya özgü değil – Yunanistan, Brezilya ve dünyanın başka yerlerindeki benzer durumlarla bir bütün teşkil ediyor. Bunlar tesadüf değil, küresel olguların paralel tezahürleridir. Her yerde, salgın, devlet baskısının artması için bir bahane işlevi görürken, servet, güç ve hayatta kalma araçlarına erişimdeki eşitsizlikleri yoğunlaştırdı. Latin Amerika’da -çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri ve diğer hükümetler ile kapitalist kurumlar tarafından desteklenen ve kontrol edilen- devlet ve paramiliter şiddetle karşı karşıya kalanlardan öğrenirken ve dayanışmayı büyütürken, kendi özgürlüğümüzü ve refahımızı tehdit eden aynı küresel güçlerle karşı karşıyayız.</p>\n\n<p>Burada, en şiddetli protestoları ve baskıyı gören Kolombiya şehirlerinden biri olan Cali’deki bağımsız bir medya kuruluşu olan <strong><a href=\"https://t.me/s/medioslibrescali\">Medios Libres Cali’nin</a></strong> bir raporunun çevirisini sunuyoruz. Orijinal metnin uyarlanmış bir versiyonu <strong><a href=\"https://avispa.org/colombia-el-covid-19-es-el-menor-de-los-problemas/\">Avispa Midia</a></strong> tarafından üç bölüm halinde yayınlandı. Kolombiya’daki durum hakkında daha fazla bilgi için, geçen Eylül ayında polis şiddetine karşı meydana gelen kitlesel ayaklanmaya ilişkin <strong><a href=\"https://tr.crimethinc.com/2020/09/11/uprising-in-colombia-an-example-of-what-is-to-come-a-report-and-interview-on-the-background-of-the-revolt\">raporumuzu </a></strong>tavsiye ediyoruz.</p>\n\n<p>Birincisi dışındaki tüm fotoğraflar Medios Libres Cali tarafından çekilmiştir. Çeviri <a href=\"https://www.yeryuzupostasi.org/2021/05/06/kolombiya-korkusunu-yitirdi/\">Yeryüzü Postası</a>.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/1.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Uyuşturucu devleti bizi öldürüyor”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"insanlar-sendeledi-ama-hala-yuruyuse-devam-ediyorlar\"><a href=\"#insanlar-sendeledi-ama-hala-yuruyuse-devam-ediyorlar\"></a>İnsanlar Sendeledi Ama Hala Yürüyüşe Devam Ediyorlar</h1>\n\n<p>Kolombiya’daki silahlı çatışmayı sona erdirmesi beklenen hükümet ve FARC-EP (Kolombiya’nın Devrimci Silahlı Kuvvetleri-Halk Ordusu) arasında 2016 yılında imzalanan barış anlaşmalarına rağmen, paramilitarizm ve uyuşturucu trafiği savaşı körüklemeye devam ediyor. El Centro Democrático (eski devlet başkanı Álvaro Uribe ve şu anki başkan Iván Duque’nin partisi) savaşın sürdürülmesinden sorumludur, gücünü ülkenin siyasi ve ekonomik kontrolünü elinde tutmaya yoğunlaştırmıştır.</p>\n\n<p>Şubat 2021 itibarıyla, barış anlaşması imzalamak için silah bırakan 252 eski FARC gerillası suikasta kurban gitti. Bugün, bu barış anlaşmasını imzaladıktan dört yıl sonra, hükümet anlaşmanın % 75’inden daha azını uygulamaya koydu ve -tarihsel olarak ülke içindeki derin eşitsizliğin nedenlerinden biri olan- toprakların yeniden dağıtımı ve mülkiyeti gibi çatışmanın sebebini oluşturan yapısal konularda gerçekleştirilmesi öngörülen önemli başlıklara ilişkin herhangi bir adım atmadı.</p>\n\n<p>Bu eşitsizlik, salgının gelişiyle yoğunlaştı ve devletin etkisizliğini, yetersizliğini ve halkının refahına ilgisizliğini açıkça gösterdi. Havaalanlarını kapatma kararının gecikmesi, virüsün erken yayılmasını büyük ölçüde hızlandırdı. Şimdi, Kolombiya üçüncü COVID zirvesini yaşarken, açlığın en büyük sorunlardan biri olduğu ülke, daha da kötü bir şiddet, yoksulluk ve yolsuzluk dalgasıyla karşı karşıya. Savaş, bölgemizi kanla yıkıyor. 2021’in ilk aylarında, çoğu Cauca eyaletinden, 20’si yerli halktan olmak üzere, toplumsal hareketler içerisinde etkin olan en az 57 kişi öldürüldü. Ayrıca yılın ilk üç ayında 158 kadın cinayeti ve birçok başka katliam gerçekleşti.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/3.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Genç bir direnişçi bir kalkanın arkasında çatışmaya hazırlanıyor.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Kolombiya yargısız infazların ülkesidir. Barış için Özel Yargı (JEP) tarafından hazırlanan bir rapor, 2002 ile 2008 yılları arasında, tamamı ordu ve polisin gerçeğe aykırı bir şekilde “çatışmada öldürülmüş” olarak saptırdığı 6402 sivilin yasadışı cinayetini belgeledi. Bu cinayetler, Álvaro Uribe Véles’in başkanlığı sırasında, 2007 ve 2008’de zirveye ulaştı. Rakam, Jorge Rafael Videla’nın Arjantin’deki askeri diktatörlüğünün kayıplarının toplam sayısına yaklaşıyor; Şili’de Augusto Pinochet tarafından infaz edilen veya kaybedilen resmi kurban sayısının iki katından fazla. Kolombiya’da insanlar artık bu cinayetlerin emrini kimin verdiğini merak etmiyor. Emirlerin Uribe’den geldiğini biliyorlar ve artık yüksek sesle söylemekten korkmuyorlar. Kolombiya korkusunu kaybetti.</p>\n\n<p>Barış anlaşmasından bu yana, Iván Duque (Uribe’nin hamisi olduğu) hükümeti, mümkün olan tüm yollarla barışı baltalamaya çalıştı ve başarılı oluyorlar. INDEPAZ’a (Kalkınma ve Barış Ağları Araştırmaları Enstitüsü) göre, 2020 ve 2021 yıllarında toplamda 300’den fazla kişinin kurban gittiği 124 katliam gerçekleşti. Anlaşmanın imzalanmasından bu yana Kolombiya’da 1000’den fazla aktivist öldürüldü. Bu ülkede yaşamak, insanların talepleri karşısında tek cevabı yüzlerine bir tekme indirmek olan bir hükümetin kemer sıkma politikalarına karşı sürekli bir mücadele anlamına geliyor. Sefaleti ve eşitsizliği besleyen ekonomik programların yanı sıra, soykırımcı siyasi programlar, var olan düzenin dışında kalan veya buna karşı çıkan her türlü kolektif kimliği yok etmeyi amaçlamaktadır.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/15.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Yarısı yenmiş bir somun ve doğaçlama bir silah, Kolombiya’daki çetin koşulları ve tek çıkış yolunu gösteriyor.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"covid-19-sorunlarimizin-en-hafifi\"><a href=\"#covid-19-sorunlarimizin-en-hafifi\"></a>COVID-19 Sorunlarımızın En Hafifi</h1>\n\n<p>COVID-19 enfeksiyonlarının üçüncü zirvesinin ortasında, binlerce kişi 28 Nisan genel grevine katılmak için sokaklara çıktı. İnsanları virüs korkusunu aşıp, Latin Amerika’daki en kanlı hükümet karşısında sokakları işgal etmesinin sebebi ne olabilir?</p>\n\n<p>Duque yönetiminin, COVID-19’un neden olduğu krizi yozlaşmış ve umursamazca yönetmesi, ülkeyi katlanarak artan yoksulluğun kucağına attı. Hükümetin verilerine göre 2020 yılında hastane altyapısına ve insani yardıma ekonomik transferler yoluyla, 11,5 milyon ABD doları tutarında yatırım yapıldı. Ancak bu politikaların yürütülmesi süreci ile ilgili binlerce yolsuzluk iddiası var. Bu arada Duque hükümeti, en çok ihtiyaç duyan haneleri ayakta tutmanın bir yolu olarak, aralarında en az 50 milletvekilinin de bulunduğu 4000 kişinin imzaladığı bir temel gelir teklifini hayata geçirmekte başarısız oldu. Gün geçtikçe, bu insanlar hayatta kalmak için sokağa çıkmak ve virüse maruz kalma riskini almak zorunda kaldılar.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/16.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“COVID bizi öldürmezse, bu ahlaksız hükümet öldürecek.”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Tam tersine, hükümet, pandeminin ardından oluşturulan Acil Durum Hafifletme Fonu’ndan (FOME) doğrudan aktarılan fonlarla bankalara destek sağlamaya odaklandı. Uzmanlar, bankaların yalnızca “Dayanışma Geliri” olarak bilinen transferler yoluyla, doğrudan kamu hazinesinden alınan en az 6,3 milyon USD’yi cebe indireceklerini belirttiler. Bu “Dayanışma Geliri” gerçekten ihtiyacı olan insanlara asla ulaşmadı. Kolombiya’da salgın sırasında bile, zenginler daha zenginleşirken, insanların büyük çoğunluğunun daha da yoksullaştığını görmeye devam ediyoruz.</p>\n\n<p>Bunların hiçbiri yeni değil. Onlarca yıldır, muhafazakar ve sağcılardan oluşan politik sınıf, kendilerini ülke ile hegemonik küresel ekonomi arasındaki arabulucular olarak sundular. Halkları yok ederek, toprak çalarak ve çalışan çoğunluk üzerinde tahakküm kurarak, bu pozisyonlarını sistematik biçimde korudular. Bu, ülkeyi daha uzun yıllar tutsak etmeye yetecek silah ve kaynağa sahip olan, kılık değiştirmiş bir diktatörlük.</p>\n\n<p>Bugün meydana gelen taban ayaklanması kendiliğinden değil. Aksine, yıllarca süren tahakküm ve adaletsizliğe bir tepkidir. Bu Nisan ayında gördüğümüz protestoları başlatan son damla, nüfusun çoğunluğunu yoksullaştıracak bir vergi reformu olan “Dayanışmanın Finansmanı Yasası” taslağı oldu.</p>\n\n<p>Duque yönetimi, son reformla yarattığı açığı azaltma bahanesiyle, dünyanın en eşitsiz ülkelerinden birinde yaşamanın maliyetini artırma gibi korkunç bir fikir ortaya attı. Bir krizin ortasında Kolombiya hükümetinin alt ve orta sınıflar için gıda vergilerini artırmaya karar vermesi şok edici. Nüfus acıktığında yiyecek fiyatlarını yükseltmenin bir mantığı yok. Önerilen reformların sadece sıradan insanlara zarar vermekle kalmayıp ülkenin en zengin tekellerini daha da zenginleştirmesi çok daha rezilce.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/6.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Kalkan taktikleri, 2019 genel grevinden bu yana polis saldırılarına karşı savunma için çok önemli.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"vergi-reformu-bizi-yikabilir-ama-saglik-reformu-bizi-oldurur\"><a href=\"#vergi-reformu-bizi-yikabilir-ama-saglik-reformu-bizi-oldurur\"></a>Vergi Reformu Bizi Yıkabilir Ama Sağlık Reformu Bizi Öldürür</h1>\n\n<p>Ülkenin yönünü ve milyonların geleceğini belirleyen kararlar yalnızca siyasi, askeri ve ekonomik seçkinler tarafından alınıyor. Onlar, bankacılık ve çiftlik imparatorlukları lehine yasalar, Kuzey Amerika, Asya ve Avrupa’nın ekonomik çıkarları lehine yasalar, diğer herkesin kaynaklarını çaldıktan sonra kendilerine dokunulmazlık tanıyan yasalar, onları hem yerel hem de ulusal düzeyde iktidarda tutmak için yasalar çıkarırlar. Bu yasalar, kamuoyunda tartışılmaksızın kapalı kapılar ardında kabul edilmiştir. Bunun en bariz örneklerinden biri, Kolombiya sağlık sisteminde değişiklikler yapacak yasal reformdur. 16 Mart 2021’de ilan edilen [bu reform], Kongre’de hala kabul edilmedi, ancak yasama meclisindeki destekçileri, vergi reformu tartışılırken, 26 Nisan gecesi bunu zorlamaya çalışmak için bazı gizli hamleler yaptılar.</p>\n\n<p>Bu sağlık reformu, COVID-19’un kendisinden daha kötü olabilir. Esasen [bu reformla], Kolombiya sağlık sisteminin tam olarak özelleştirilmesi amaçlanmaktadır. Patoloji için sigorta ücreti ödememiz gerekecek, aksi takdirde EPS (Kolombiya’nın kamu sağlık sigortası) tıbbi müdahaleyi engelleyecek. EPS aracılığıyla tıbbi bakıma ihtiyaç duyan kişilerin kendilerine iyi baktıklarını ve hastalanmalarına veya yaralanmalarına neden olacak hiçbir şey yapmadıklarını kanıtlamaları gerekecek. Sigorta şirketi aksini ispatlayabilirse, teminat kapsamında olduğunu reddedebilir ve [hastayı] ödemeyi kendi cebinden yapmak zorunda bırakabilir. Bu program aynı zamanda -pandeminin zirve noktasındayken- belediye aşılama programlarını sona erdirmeyi ve sigorta şirketlerine bu hizmetleri nasıl ve kime sunacaklar konusunda karar verme yetkisi tanımayı amaçlamaktadır.</p>\n\n<p>Bu reform, çok uluslu şirketlerin ve ulusötesi ilaç şirketlerinin Kolombiya’da sağlık hizmetlerinde fiyatları ve piyasa kurallarını belirlemesine imkan tanıyacaktır. Eğitim, imalat ve silahlı kuvvetler dahil olmak üzere, bazı mesleklerde olanların sağlık sigortası indirimlerini sona erdirecektir. Hastaneler, Uribe hükümetinin askerlerden talep ettiği ve 10.000’den fazla “yanlış pozitif” sonuçlanan “sonuçlara” dehşet verici bir şekilde benzer bir teklifte sonuçlar göstermek zorunda kalacaklar – hükümetin ve ordunun gençleri kaçırıp öldürdüğü yargısız infaz uygulaması. , daha sonra kotaları doldurmak için onları yanlışlıkla FARC-EP savaşçıları olarak bildirdi.</p>\n\n<p>Hastaneler, Uribe hükümetinin askerlerden talep ettiği ve 10.000 “yalancı pozitif” çıkmasıyla sonuçlanan plana, korkunç bir şekilde benzer bir planla sonuçları şişirmek zorunda kalacaklardır. [Bu planla] hükümetin ve ordunun gençleri kaçırıp öldürdüğü yargısız infaz uygulamaları sonrasında, [öldürülenler] kotaları doldurmak amacıyla yalan bir şekilde, FARC-EP savaşçıları olarak raporlanmışlardı.</p>\n\n<p>Benzer şekilde, 1993 yılında sağlık sistemini özelleştiren mevcut sağlık yasasının, tıbbi müdahale veya ihmal nedeniyle bir milyon kişinin ölümüne neden olduğu ve silahlı çatışmadan daha fazla can kaybına yol açtığı tahmin ediliyor.</p>\n\n<h1 id=\"bes-gunluk-mobilizasyon-protestolar-ve-genel-grev\"><a href=\"#bes-gunluk-mobilizasyon-protestolar-ve-genel-grev\"></a>Beş Günlük Mobilizasyon, Protestolar ve Genel Grev</h1>\n\n<p>Pandeminin başlangıcından beri, en fakirler virüsten korunmak için evde kalmakla, hayatta kalmak için çalışmak arasında acımasız bir seçimle karşı karşıya kaldı. Salgının başlamasından sonraki birkaç haftada, kenara itilmiş mahallelerdeki evlerin pencerelerinde kırmızı mendiller görünmeye başladı ve bu da hane halkının aç kaldığını gösteriyordu. Yakında binlercesi görülebilirler.</p>\n\n<p>Bu nedenle, karantinanın başlamasından bir yıl sonra, hükümet alt ve orta sınıfları en çok vuracak bir vergi reformu önerdiğinde, insanlar sokağa çıkmaktan çekinmedi. O kriz anında, artık herhangi bir seçenek yoktu – sadece öfke ve hayal kırıklığı. İnsan onurunu savunmak için Kolombiya’yı durdurmanın zamanı gelmişti.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/2.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Yolsuzluk ve baskı isyanla yok edilir.”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Lider yoktu, yalnızca sendikaların önerdiği bir tarih vardı ve bu, ailelerin, arkadaşların, komşuların ve mahallelerin sosyal ağlar aracılığıyla kendi kendine örgütlenmeleri için yeterliydi. İnsanlar, yürüyüşe geçen büyük insan nehirleriyle birlikte şehrin ana toplanma noktalarına ve girişlerine doğru aktılar. Bu, grevi hayata geçirmenin etkili bir yoluydu ve kimsenin girip çıkmamasını sağlıyordu.</p>\n\n<p>İlk gün sokaklar bağırışlar, konuşmalar, şarkılar ve danslarla doluydu. Cali’de biz böyleyiz: mutlu ve cesur, ağırbaşlı ve şenlikli, dansçılar ve savaşçılar. İnsanlar o gece yorgun ama bir şeyler başardıklarını bilerek, gülümseyerek evlerine geri döndüler. Sonraki günlerde, baskı korkusunun üstesinden gelinmek için, direniş örneklerinden esinlenerek blokajlar çoğaldı ve katılımcı sayısı arttı.</p>\n\n<p>Ancak hükümetin de deneyimleri var, özellikle şiddet ve paramiliter deneyimler konusunda. Gençleri gözaltına almaya, öldürmeye, kaybetmeye ve onlara tecavüz etmeye başladı. Bu sadece sokaklardaki direnişin yoğunluğunu artırdı.</p>\n\n<p>Bazı Kolombiya şehirlerinde hali hazırda kısıtlama tedbirleri uygulanmaktayken, hükümet eylemlerin devamlılığını engellemek amacıyla 28 Nisan günü saat 20.00’de sokağa çıkma yasağı ilan etti. Sokaklardaki hoşnutsuzluğa yanıt olarak, ertesi sabah saat 10’a kadar sürecek olan sokağa çıkma yasağıyla, insanları baskı altına almak için kalabalık toplanmaları önlemek bahanesiyle tedbiri uyarlamış oldular.</p>\n\n<p>Grevin üçüncü günü olan 30 Nisan’da yetkililer, toplulukları felç etmek her zaman başvurdukları gibi bir devlet terörü stratejisine geçiş yaptılar. Sözde salgının gerektirdiği kısıtlama önlemler, polis teşkilatlarının yerel hükümetlerin talimatları doğrultusunda yasadışı toplu tutuklamalar yapmasının yanı sıra cinayet, aşırı güç kullanımı, tehditler, rastgele gözaltılar, protestocuların eşyalarının imha edilmesi ve cinsel istismar gibi otoritenin ciddi suistimalleri için bir bahane oluşturdu.</p>\n\n<p>Yine de 1 Mayıs’ta protestolara katılım tüm beklentileri aştı ve birçok şehir katıldı. Bu noktada ülke çapında 500’den fazla şehirde gösteriler yapıldı. Ebeveynlerimiz ve büyükanne ve büyükbabamız tarafından başka zamanlardan bize aktarılan diğer zorlu mücadelelerden hafızamız, bize insanların birleştiği zaman, bundan daha dönüştürücü bir gücün olmadığını hatırlatıyor.</p>\n\n<p>İnsan hakları örgütü Temblores, polis taciz şikayet platformu “GRITA” aracılığıyla, 1 Mayıs saat 23.00’e kadar; 940 kişinin polis şiddeti konusunda şikayette bulunduğunu, 92 fiziksel polis şiddeti kurbanı olduğunu, 21 kişinin polis tarafından öldürüldüğünü, dört kişiye polisler tarafından cinsel istismarda bulunulduğunu ve 12 kişinin polis tarafından gözünden vurulduğunu aktarıyor.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/13.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Kolombiya’nın her yerinde çok sayıda kişi sokaklara döküldü.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"cali-direnisin-baskenti\"><a href=\"#cali-direnisin-baskenti\"></a>Cali: Direnişin Başkenti</h1>\n\n<p>Cali şehri, insanların bir araya gelmesine olanak sağlayacak kendiliğinden yollar örgütlenerek protestolara dahil oldu. İnsanlar hoş bir yaratıcılıkla kitlesel buluşma noktalarına akın ettiler. Yemek -ortak kaplardan dağıtılan çeşitli ve lezzetli yemekler- her zaman bu noktaların odağındadır. Cephe hattı ve direniş içindeki gençlerin diğer bakım ve savunma hatları oradadır. Şehrin birçok bölgesi yeniden isimlendirildi: La Loma de la Cruz, “Haç Tepesi” şimdi La Loma de la Dignidad, “Onur Tepesi” olarak adlandırılıyor; El Paso del Comercio, “Ticaret Geçidi” artık el Paso del Aguante, “Dayanıklılık Geçidi” olarak adlandırılıyor. Bin Günün Köprüsü artık Bin Mücadelenin Köprüsü ve Denize Açılan Kapı artık Özgürlük Kapısı.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/10.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Cali’nin her yerinde barikatlar kuruldu ve savunuldu.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Bununla birlikte, baskı her gün devam etti. “Öfkeyle bir taş attığımı ve baskıcı hükümetin şarapnel ile karşılık verdiğini her zaman hatırlayacağım” ifadesini tekrarlayan insanlar, şehir genelinde en az yedi kalıcı blokajı savunan yoğun direniş günleri yaşadılar. Cali halkı, mobilizasyonlarının ilk gününden itibaren, büyük kalabalıklarla ve kararlılıkla protestolar gerçekleştirdiler. Toplanma yerlerinin çoğunda polis güçleri tarafından kışkırtıldılar ve protestocularla çevik kuvvet polisi (ESMAD) arasında çatışmalar yaşandı. Belediye Başkanı Jorge Iván Ospina’nın şehir yönetimi gösterilere polislik etme görevini Ulusal Polis Özel Harekat Grubuna (GOES) verdi.</p>\n\n<p>Burada, bir dizi insan hakları örgütü tarafından derlenen, grev sırasında her gün Cali’deki polis zulmüne genel bir bakış sunuyoruz.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/12.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Katiller, Tecavüzcüler. #ESMAD #Polisler”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h2 id=\"a---28-nisan-2021\"><a href=\"#a---28-nisan-2021\"></a>#28A—28 Nisan 2021</h2>\n\n<ul>\n  <li>ESMAD tarafından atılan göz yaşartıcı gaz kapsülleri ve ses bombalarından sekiz kişi ağır ve 50 kişi hafif yaralandı.</li>\n  <li>Polis, Mariano Ramos mahallesinde 17 yaşındaki Marcelo Agredo Inchimad’ı arkadan vurdu. Valle del Lili Kliniğinde öldü.</li>\n  <li>Polis, 13 yaşındaki Jaison García’yı öldürdü. Yaşamsal belirtiler olmadan República İsrail mahallesindeki Carlos Holmes Trujillo Hastanesine kaldırıldı.</li>\n  <li>Altı kişi polis karakollarına götürüldü ve Belediye Başkanı Jorge Iván Ospina’nın koyduğu sokağa çıkma yasağını ihlal ettikleri gerekçesiyle para cezasıyla serbest bırakıldı.</li>\n  <li>Protestocular tarafından çekilen çok sayıda video, polisin daha az ölümcül silahları uygunsuz bir şekilde kullandığını ve protestocuları vurmak için ateşli silah kullandığını gösterdi.</li>\n</ul>\n\n<h2 id=\"a---29-nisan-2021\"><a href=\"#a---29-nisan-2021\"></a>#29A—29 Nisan 2021</h2>\n\n<ul>\n  <li>Polis memurları, “Puerto Resistencia” adlı toplanma yerinde 23 yaşındaki Miguel Ángel Pinto’yu öldürdü.</li>\n  <li>Polis 106 protestocuyu gözaltına aldı ve onları dövüldükleri, işkence yaptıkları, eşyalarının ve görsel-işitsel ekipmanlarının çıkarıldıkları polis karakollarına nakletti. En az 31 kayıp rapor edildi.</li>\n  <li>Calle Quinta’daki bir protestocu göz yaşartıcı gaz kapsülü ile vuruldu ve ciddi şekilde yaralandı.</li>\n  <li>Venezuela vatandaşı 16 yaşındaki Michel David Lora’nın ortadan kaybolduğu bildirildi. Annesiyle tutuklandıktan sonra Lora, geçici bir sığınağa götürüldü. Annesi döndüğünde, kendisine oğlunun orada olmadığı söylendi.</li>\n</ul>\n\n<hr />\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/4.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Direniş Limanı: Reform’a Karşı.”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h2 id=\"a---30-nisan-2021\"><a href=\"#a---30-nisan-2021\"></a>#30A—30 Nisan 2021</h2>\n\n<ul>\n  <li>Protestolar sırasında, bir tüccar olan Edwin Villa Escobar ve emekli olan Einer Alexander Lasso Chará, El Diamante mahallesinde öldürüldü. Bir okul öncesi öğretmeni olan Jovita Osorio, Paso del Comercio mahallesinde öldürüldü ve Cali’nin doğusundaki El Poblado mahallesinde kimliği belirsiz üç kişi daha öldürüldü. Bu olaylar videoya kaydedildi.</li>\n  <li>Angely Vivas Retrepo, Calipso toplanma yeri yakınında, Julio Rincón mahallesinde sol bacağından vuruldu. Bu sırada Las Américas mahallesinde iki kadın ve bir adam yaralandı. Ayrıca polis 105 kişiyi daha yaraladı.</li>\n  <li>Francisco Isaías Cifuente insan hakları örgütünün iki üyesi Daniela Caicedo ve José Cuello Sameco toplanma yerinde tutuklandı. Polis, kendilerini [insan hakları] örgütünün üyesi olarak tanımlayan makaleleri çaldı.</li>\n  <li>Polis 94 kişiyi şehir genelindeki protesto yerlerinden polis karakollarına götürdü. Birçoğu, karakolların içinde polis tarafından dövüldü ve işkence gördü.</li>\n  <li>José Miguel Oband, Diego Alejandro Bolaños ve Jhon Haner Muñoz Bolaños’un kaybolduğu bildirildi.</li>\n</ul>\n\n<h2 id=\"m---1-mayis-2021\"><a href=\"#m---1-mayis-2021\"></a>#1M—1 Mayıs 2021</h2>\n\n<p>Bu yazının yazıldığı an itibariyle, şehir merkezindeki buluşma noktalarının büyük bir bölümünde toplanmış olan çok sayıda protestocuya rağmen 1 Mayıs’tan itibaren henüz bir insan hakları raporu ulaşmadı. Paso del Aguante, Calipso ve Puerto Resistencia’daki protesto noktalarında ayrım gözetmeyen saldırılar olduğu bildirildi. Polis, 1 Mayıs gösterilerinin en savunmasız noktalarına saldırmak için geceden yararlandı. Şehrin her yerinden silahlı sivillerin bu bölgelerin yakınlarındaki mahallelerde ateş açtığı bildirildi. Gece boyu, vergi reformuna karşı seferberliğin ve sivil direnişin devam ettiği şehirlerin militarizasyonunu yasallaştırmak için bir “Askeri Yardım” durumu ilan edildi.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/11.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Genç bir aile barikatlarda.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"dusmanlarin-araclari-toplumsal-protestoya-askeri-bir-karsilik\"><a href=\"#dusmanlarin-araclari-toplumsal-protestoya-askeri-bir-karsilik\"></a>Düşmanların Araçları: Toplumsal Protestoya Askeri Bir Karşılık</h1>\n\n<p>Resmi kaynaklardan askeri harcamalar hakkında bilgi bulmak zordu. Görünüşe göre, hükümetin savaş malzemelerine yaptığı harcamalarla ilgili gerçeği gizlemek istiyorlar. Kolombiya şu anda savunma bakanlığına her yıl yaklaşık 40 trilyon Kolombiya pesosu (10,5 milyar ABD doları) harcıyor. İç çatışmalar onlarca yıldır devam ettiği ve kızıştırıldığı için askeri bütçe tarih boyunca yüksek olmuştur. Barış görüşmeleri gerçekleştirme çabalarına rağmen, bugün çatışma ülkenin birçok yerinde dağıldı ve yoğunlaştı. Savunma harcamaları şu anda Kolombiya’nın hükümet harcamalarının yaklaşık % 11’ini oluşturuyor – ekonomisi zayıflamış bir ülke için yüksek bir yüzde. Bu durum nedeniyle, Kolombiya’nın kamu savunma harcamaları dünya sıralamasında 25. sırada, Fransa (% 3,3 ile), İspanya (% 2,9) ve hatta Brezilya (% 3,86) gibi ülkelerin çok daha üstünde.</p>\n\n<p>Ulusal polis teşkilatının bir bölümü olan ESMAD (Escuadrón Móvil Antidisturbios, Mobil İsyan Karşıtı Ekip), ülkedeki seferberlikleri bastırmak için 1999 yılında kuruldu. Geçici özel bir kuvvet olması gerekiyordu, ancak şimdi 20 yıldan fazla bir süredir varlığını sürdürüyor ve birbirini izleyen hükümetler tarafından daha da güçlendiriliyor. Bugün 3876 memurdan oluşuyor ve bütçesi 490 milyar peso (131 milyon dolar). Bu ekip, görev süresi boyunca “aşırı güç” kullanarak en az 20 sivili öldürdü.</p>\n\n<p>Bugün halktan uzaklaşan ve söz konusu önlemlerin sonucu olarak güçlü bir halk hoşnutsuzluğunu bekleyen Duque-Uribe hükümeti, güvenlik güçlerini güçlendirmek için milyonlar ayırdı. Hükümet, huzursuzluklarla başa çıkmak için baskıyı kullanmak için bir süredir hazırlanıyor. Mart 2020’de, COVID-19’un neden olduğu sosyal ve ekonomik krizin başlangıcında, 8 milyar pesoya (2,1 milyon ABD Doları) beş zırhlı araç ve 9,515 milyar peso (2,5 milyon ABD Doları) değerinde mühimmat ve silah satın aldı. ESMAD’ın 2021 bütçesi neredeyse bir milyar peso artırıldı. Kısacası, bu hükümet sosyal protestolara savaş halindeymiş gibi tepki veriyor.</p>\n\n<p>Yine de ne ESMAD ne de polis genel grevi durdurmayı başaramadı. Bu nedenle Başkan Duque, ihtiyaç duyan tüm şehirlerde “Askeri Destek” kullanılacağını ilan etti – bu, askeri güçlerin toplumsal kargaşaya ve yıkıma karşılık vermesinin önünü açan bir uygulama. Bu güçlerin sokaktaki varlığı, bir kuşatma durumunda olduğu gibi hakları kısıtlıyor. Sokaklarda askeri mevcudiyet, gösteriler sırasında savaş olasılığını artırıyor, çünkü devlet duruma askeri açıdan yaklaşıyor.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/5.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Kitle ağır zırhlı ESMAD (Kolombiya çevik kuvvet polisi) ile karşı karşıya.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"tasan-sokaklar\"><a href=\"#tasan-sokaklar\"></a>Taşan Sokaklar</h1>\n\n<p>Kolombiyalılar her köşede toplanarak tüm şehirleri kapattı. Mahalleler, “Birleşmezsek batarız” sloganıyla vergi reformunu reddetmek için sokaklara döküldü. Kolombiya bir insan nehri haline geldi. Canlarını feda edenlerin şerefine büyük bir birlik ateşi yayıldı. Kayıpları bizi derinden yaralıyor ama ölümleri boşuna olmamalı. Bütün olarak ülkenin sesi kendini duyuruyor ve çok sayıda yürüyüş direnişin sesine karışıyor.</p>\n\n<p>Kolombiya korkusunu sildi. Kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı.</p>\n\n<p><em>¡A PARAR PARA AVANZAR!</em> İLERİYE GİTMEK İÇİN VURUYORUZ!</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/05/04/9.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Ölülerimiz için: bir dakikalık sessizlik ve savaş dolu bir yaşam.”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2021/01/07/6-ocak-fasizm-icin-kitle-zemini-mi",
      "url": "https://crimethinc.com/2021/01/07/6-ocak-fasizm-icin-kitle-zemini-mi",
      "title": "6 Ocak: Faşizm İçin Kitle Zemini mi?",
      "summary": "",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/01/07/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/01/07/header.jpg",
      "date_published": "2021-01-07T21:19:13Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:52Z",
      "tags": [
        "Trump",
        "fascism",
        "Washington",
        "DC"
      ],
      "content_html": "<p>Donald Trump’ın destekçileri seçim hilesine dair mesnetsiz iddialarını savunmak için gerçekleştirdikleri mitingin ardından Washington DC’deki Kongre binasını işgal ettiler. Bunun sonucunda, Cumhuriyetçi Parti parçalandı ve bölünmüş yeni bir politik merkezin -<a href=\"https://crimethinc.com/2020/09/10/the-insidious-workings-of-the-political-ratchet-democrats-are-joining-trump-and-dhs-in-demonizing-anti-fascists-heres-why\">öncekinden daha sağda da olsa</a>- konsolide olmasına zemin hazırladı. Aynı zamanda bu, Trump’ın tabanının temsili demokrasiden tamamen kopmasının ve alenen faşist yöntemleri kucaklamasının da yolunu açmış oldu. 6 Ocak olayları, onlara şehitler, yıllarca kullanabilecekleri rövanşist bir anlatı, taraftar kazanmak için bir yaratılış efsanesi sundu ve güç kullanmak için bir gerekçe sağladı.</p>\n\n<p>6 Ocak olayları, merkezcilerin gözünde, Trump destekçilerinin itibarını sarsacak ve bazı Cumhuriyetçilerin merkeze kayması için baskı unsuru olacak, ancak aynı zamanda neyin kabul edilebilir olduğuna dair sınırları zorlayacaktır. Bu, aşırı sağın ülke çapında taraftar kazanmasına yardımcı olabilir ve gelecekteki benzer eylemleri normalleştirebilir.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/01/07/1.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>Bu aslında hiç bitmeyen çok eski bir sorundur. As Mike Davis <a href=\"https://newleftreview.org/issues/ii126/articles/mike-davis-trench-warfare\">put it</a>, “Deep structures of the past have been disinterred during Trump’s presidency and given permission to throttle the future.”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Ancak bu yalnızca ilerisi için tehlikeli değil. Merkezciler aşırılığa karşı savaşmak adı altında, bir sonraki Trump’ın kaçınılmaz olarak bize karşı kullanacağı, benzer baskı mekanizmalarını genişletmeyi talep edecekler. Üçüncü Reich’in yükselişine zemin hazırlayan Weimar Almanyası’nda olan da temelde buydu. Aynı şekilde, 2020 boyunca Trump’ın başlıca silahı 11 Eylül saldırılarına cevaben Bush yönetimi tarafından yaratılmış olan İç <a href=\"https://crimethinc.com/2020/07/17/solidarity-with-the-people-in-the-streets-of-portland-against-the-federal-occupation-and-the-police\">Güvenlik Bakanlığı’ydı</a> ve O [Trump] ayrıca Obama yönetimi dönemindeki merkezileşmeden de fazlasıyla yararlanmdı. Merkezcilerin “kaos” ile mücadele çağrısı önceki müttefiklerimizi sokaktan çekerken, aşırı sağı hedef aldığı kadar bizi de hedef alacak ve yeni baskıları meşrulaştıracaktır.</p>\n\n<p>Bundan sonra <a href=\"https://www.wsj.com/articles/biden-says-mob-that-stormed-capitol-were-domestic-terrorists-11610046962\">devletin</a> baskısı muhtemelen her türlü muhalefeti hedef alacak ve özgürlükler geniş kapsamlı olarak kısıtlanacaktır. Türkiye’de de Erdoğan, sağcı bir askeri darbeyi bastırdığında, her türlü protestoyu bastırmanın önünü açmış oldu. Devlet, bizim hareketlerimizi kısıtlamak için sağın taktiklerini takip edecek, aşırı unsurları izole edip yok ederken, reformist unsurları bünyesine dahil edecek. Hükümete dönük baskı ancak aşırı sağdan gelirse onlara taviz verecektir.</p>\n\n<p>6 Ocak olaylarında önceki müttefiklerimizin sokaklardan çekildiğini şimdiden görüyoruz. Liberaller, yetkililerin Trump destekçileri ile başa çıkabileceğine güvendi ve halkın DC’ye gitmemesi için çağrı yaptı. Yanlış hesaplamışlardı. Güvenlik güçleri, nüfusun en çok sempati duydukları kısmına karşı çıkma eğiliminde değiller- ki bunu yapmayı seçseler dahi, muhafazakar beyaz insanlara beyaz olmayan insanlara, fakir insanlara ve anti-kapitalistlere davrandıklarından çok daha saygılı davranma şeklindeki derinlemesine kökleşmiş kurumsal alışkanlıklarla elleri tamamen bağlı.</p>\n\n<p>Kısacası, kimse bizi kurtarmaya gelmeyecek. İktidarda olan yeni merkezci konsensus, en az onlar kadar bizi de hedefleyen önlemler alırken, cüretkar bir faşist hareketin Birleşik Devletler çapında saldırılar düzenlemeye devam etme olasılığına hazırlıklı olmalıyız. Eğer hareketlerimiz hayatta kalacaksa, bu bugüne kadar görmediğimiz düzeyde bir halk örgütlenmesi ve dayanışmayı gerektirecektir.</p>\n\n<p>Anarşistleri ve anti-faşistleri bastırmaya dönük iki partili devir teslim sisteminin işaretlerini zaten görmüştük. Örneğin, yeniden seçimleri kazandıktan sonra, -bir demokrat olan- Portland belediye başkanı <a href=\"https://twitter.com/dcexaminer/status/1345355232600088576\">Ted Wheeler</a>, Trump’ın kullandığı dili kullanarak, anti-faşistleri ve anarşistleri hedef almaya, gözden düşürmeye ve bastırmaya yönelik yeni politikalar açıkladı. <a href=\"https://crimethinc.com/2020/10/01/the-truth-about-the-truth-about-todays-anarchists-the-ex-worker-responds-to-the-new-york-times\">New York Times</a> da üç ay önce bize aynı şeyi yaptı, Trump’ın konuşmasındaki vurguları neredeyse kelimesi kelimesine papağan gibi tekrarladı.</p>\n\n<p><a href=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/01/07/2.jpg\">Bizzat Trump da</a>, 6 Ocak öncesinde anti-faşistleri tehdit etti ve onları sahneye koymaya hazırlandığı gösteriye müdahale etmemeye ve Washington, DC’den uzak durmaya çağırdı. Sadece birliğin olumsuz noktaları siyasi kutuplaşma dönemine çıkarlarına en uygun düşen şey olduğu için değil, aynı zamanda anti-faşistler bu noktaya <a href=\"https://crimethinc.com/2018/01/03/how-anti-fascists-won-the-battles-of-berkeley-2017-in-the-bay-and-beyond-a-play-by-play-analysis\">kadar pek çok zafer kazandıkları</a> için ve gelişmelerini yavaşlattığı için, aşırı sağ, neredeyse tüm platformlarında “antifa”ya karşı çıktı. 5 Ocak’ta, 1903/1918 Anarşist Dışlama Yasasını <a href=\"https://twitter.com/crimethinc/status/1346670406938320899\">desteklemeye çalıştıklarını</a>, faşizme karşı çıktıkları için insanları ABD’den kovmaya çalıştıklarını duyuran, bir Beyaz Saray notu, doğrudan faşist tiyatro senaryosundan kopyalandı. Trump yönetiminde başlayan bu tür politikalar -örneğin, eğer eski Cumhuriyetçi destekçileri önceden var olan gündemlerinden parti programına maddeler ekleyerek siyasi merkeze katılırlarsa- Biden yönetiminde de devam edebilir.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/01/07/2.jpg\" />\n</figure>\n\n<blockquote>\n  <p>“Ezilenlerin geleneği bize içinde yaşadığımız ‘olağanüstü halin kural olduğunu öğretir. Buna karşılık gelen bir tarih kavramına ulaşmalıyız. O zaman, önümüzdeki görevin gerçek bir olağanüstü halin başlatılması olduğu anlaşılacaktır ve böylece faşizme karşı mücadeledeki konumumuz gelişecektir. “</p>\n\n  <p>– Walter Benjamin, On the Concept of History</p>\n</blockquote>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/crimethinc/status/1346910092273143809\">https://twitter.com/crimethinc/status/1346910092273143809</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"ocak-olaylari-zor-bir-zaman-cizelgesi\"><a href=\"#ocak-olaylari-zor-bir-zaman-cizelgesi\"></a>6 Ocak Olayları: Zor Bir Zaman Çizelgesi</h1>\n\n<p>Gelecek nesillerin iyiliği için, dün oynanan bazı önemli sahnelerin belgelerini derledik. Daha sonra, bu anlatıya itiraz edildiğinde, bunların hepsinin tek bir yerde olması yararlı olabilir.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/SophieAlex1/status/1346886906521464834\">https://twitter.com/SophieAlex1/status/1346886906521464834</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bu görüntü, baskının başlangıcını gösteriyor. Bildirildiğine göre, saldırının önündeki kişilerin çoğu uzun zamandır <a href=\"https://www.pbs.org/wgbh/frontline/article/several-well-known-hate-groups-identified-at-capitol-riot/\">faşistti</a>:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/Cleavon_MD/status/1347049831655641091\">https://twitter.com/Cleavon_MD/status/1347049831655641091</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bazıları, polisin Trump taraftarlarına kapıları ne kadar isteyerek açtığı konusunu abarttı. İşte ilk çatışmaların başka bir görünümü:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/ScooterCasterNY/status/1347156397226659844\">https://twitter.com/ScooterCasterNY/status/1347156397226659844</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bazı Trump destekçilerinin memurları, polisi geri püskürtmeye devam eden diğer Trump destekçilerinden korumaya çalıştıkları kafa karıştırıcı sahneler ortaya çıktı:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/Julio_Rosas11/status/1346904508039892998\">https://twitter.com/Julio_Rosas11/status/1346904508039892998</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bu havadan görünüm, sayıca çok daha fazla olan Trump destekçisini geride tutmak için mücadele eden ve başarısız olan bir polis hattını gösteriyor:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/KySportsRadio/status/1347031398176223233\">https://twitter.com/KySportsRadio/status/1347031398176223233</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Kongre binasının kuzey tarafına saldıran Trump destekçileri:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/ScooterCasterNY/status/1347045282421370883\">https://twitter.com/ScooterCasterNY/status/1347045282421370883</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bazı durumlarda, polis pratik olarak kapıları onlar için açık tuttu:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/cevansavenger/status/1346920924310867968\">https://twitter.com/cevansavenger/status/1346920924310867968</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/mccormackjohn/status/1347613073494962180?lang=en\">https://twitter.com/mccormackjohn/status/1347613073494962180?lang=en</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe credentialless=\"\" allowfullscreen=\"\" referrerpolicy=\"no-referrer-when-downgrade\" sandbox=\"allow-scripts allow-same-origin\" allow=\"accelerometer 'none'; ambient-light-sensor 'none'; autoplay 'none'; battery 'none'; bluetooth 'none'; browsing-topics 'none'; camera 'none'; ch-ua 'none'; display-capture 'none'; domain-agent 'none'; document-domain 'none'; encrypted-media 'none'; execution-while-not-rendered 'none'; execution-while-out-of-viewport 'none'; gamepad 'none'; geolocation 'none'; gyroscope 'none'; hid 'none'; identity-credentials-get 'none'; idle-detection 'none'; keyboard-map 'none'; local-fonts 'none'; magnetometer 'none'; microphone 'none'; midi 'none'; navigation-override 'none'; otp-credentials 'none'; payment 'none'; picture-in-picture 'none'; publickey-credentials-create 'none'; publickey-credentials-get 'none'; screen-wake-lock 'none'; serial 'none'; speaker-selection 'none'; sync-xhr 'none'; usb 'none'; web-share 'none'; window-management 'none'; xr-spatial-tracking 'none'\" csp=\"sandbox allow-scripts allow-same-origin;\" src=\"https://www.youtube-nocookie.com/embed/QVZvp-Dv0gg\" frameborder=\"0\" loading=\"lazy\"></iframe>\n  <figcaption class=\"caption video-caption video-caption-youtube\">\n    <p>A clash in one of the entrance corridors.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Binaya birinci kattan girdiler ve Senato salonunun dışına kadar ilerlediler:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/igorbobic/status/1346911809274478594\">https://twitter.com/igorbobic/status/1346911809274478594</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Burada Rotunda’ya (ç.n. Dairesel planlı ve bir kubbe ile örtülü yapılarının genel adı olan “Rotunda” Amerikan Kongre Binası için de kullanılmaktadır.) vardıklarını görüyoruz. Pek çok kişinin belirttiği gibi, bu kadife ipler onları polisten daha etkili bir şekilde engelledi:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/atrupar/status/1346902499178016773\">https://twitter.com/atrupar/status/1346902499178016773</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Trump destekçileri, Kongre Binası’nın içind bir yangın söndürücü kullandılar ve polisle çatışmaya devam etmek için kullandılar.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/stevennelson10/status/1346900228264308737\">https://twitter.com/stevennelson10/status/1346900228264308737</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Memurlar, Temsilciler Meclisi katını savunmak için silahlarını çektiler.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/ABC/status/1346909639619858434\">https://twitter.com/ABC/status/1346909639619858434</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Boş Senato’ya giren Trump destekçileri, gücün merkez üssünde bir boşluk buldular – tapınağı ele geçirdiler, ancak Tanrı’nın var olmadığını buldular. Güç fetişleştirilmiş fiziksel yerlerde durmaz; daha ziyade, itaat etmeye alışkın olduğumuz bütün o farklı yollardan, her saat, her gün yetkililere vekalet verdiğimiz sayısız üzerine düşünülmemiş davranıştan meydana gelir.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/frankthorp/status/1346910235399659532\">https://twitter.com/frankthorp/status/1346910235399659532</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<blockquote>\n  <p>“Ancak isyancılar, Ukrayna’da, Libya’da veya Wisconsin’de olduğu gibi, parlamentolara, başkanlık saraylarına ve kurumların diğer karargahlarına girmeyi başardıklarında, bu yalnızca boş yerler, yani iktidardan yoksun ve zevksiz döşenmiş yerleri keşfetmek içindir. Böyle yerleri işgal etmeklerinin, bu kadar şiddetle durdurulmaları, “halk”ın “iktidarı ele geçirmesini” engellemek için değildir, iktidarın artık kurumlarda bulunmadığını fark etmelerini engellemek içindir. Orada sadece terk edilmiş tapınaklar, kullanımdan kaldırılmış kaleler, sahne setlerinden başka bir şey yok – devrimciler için gerçek tuzaklar. Kanatlarda neler olup bittiğini öğrenmek için sahneye koşmaya yönelik yaygın dürtü hayal kırıklığına neden olacaktır. İçeri girselerdi, en ateşli komplo delileri bile orada saklı hiçbir şey bulamazlardı; gerçek şu ki, güç artık modernitenin bize alıştığı o teatral gerçeklik değil.”</p>\n\n  <p>-Görünmez Komite, <a href=\"https://theanarchistlibrary.org/library/the-invisible-committe-to-our-friends\">Arkadaşlarımıza</a></p>\n</blockquote>\n\n<p>Trump destekçilerinden bazıları ellerinde, rehine almak için getirmiş olabilecekleri fermuarlı bağlar tutuyorlardı:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/Tara_Writer/status/1347590582634504195\">https://twitter.com/Tara_Writer/status/1347590582634504195</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bu arada <a href=\"https://www.nytimes.com/2021/01/06/us/politics/pipe-bomb-rnc.html\">New York Times</a>, Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti merkezlerinde patlayıcı cihazlar bulunduğunu bildirdi.</p>\n\n<p>Binaya giren Trump destekçileri ile temas halinde olan “Beyaz Saray’a yakın bir kaynak”, katılımcıların gece boyunca Kongre Binası’nda kalmayı <a href=\"https://twitter.com/Acosta/status/1346927966144655362\">amaçladıklarını duyurdu</a>. Sonraki <a href=\"https://www.politico.com/news/2021/01/07/capitol-hill-riots-doj-456178\">haberlere göre</a>, kalabalıkta görev başında olmayan polis memurları ve bazıları kimlik kartlarını gösteren ordu mensupları vardı.</p>\n\n<p>Polis, tahliye ettikleri bazı politikacıları korumak için bir kapıya barikat kurdu; bir avuç memur barikatı dışarıdan koruyordu, <a href=\"https://www.washingtonpost.com/investigations/2021/01/08/ashli-babbitt-shooting-video-capitol/#click=https://t.co/Jm51zn4Fpw\">ancak Trump destekçileri onları barikattan uzak durmaya ikna etti</a>. Kapıları kırmaya çalıştıklarında, kapının diğer tarafındaki bir polis memuru, tek el ateş ederek eski bir <a href=\"https://twitter.com/hungrybowtie/status/1347012990424416256\">polis memuru</a> olan Ashli ​​Babbitt’i öldürdü O sırada kapının diğer tarafına, Babbitt ve diğer Trump taraftarlarının hemen arkasından taktik subaylar geliyordu. <a href=\"https://www.youtube.com/watch?v=AWMpTHLJXbw\">Bu rahatsız edici video</a>, polisin onu vurduğu anı yakalıyor.</p>\n\n<p>İşte vurulma anının bir başka açıdan görüntüsü. Yine, içerik son derece rahatsız edicidir.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/chadloder/status/1347130762974306304\">https://twitter.com/chadloder/status/1347130762974306304</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>[[https://vimeo.com/498607515 Babbitt vurulduğunda hemen yanında duran <a href=\"https://mobile.twitter.com/dhookstead/status/1346928845665001476\">Trump destekçisiyle</a> röportaj.</p>\n\n<p>Babbitt öldürüldüğünde yanında olan Trump destekçisiyle yapılan röportajı izlerken, bunun ne kadarının açık sözlülük ve ne kadarının kurnazlık olduğunu söylemek zor. İlk anda ne yaptığını bilen bir propaganda çalışması olarak geliyor, ama aynı zamanda tuhaf bir şekilde safça – örneğin, Kongre binası baskınının bir katılımcı olarak kendisini ismiyle tanımlamanın sonuçları hakkında.</p>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe credentialless=\"\" allowfullscreen=\"\" referrerpolicy=\"no-referrer-when-downgrade\" sandbox=\"allow-scripts allow-same-origin\" allow=\"accelerometer 'none'; ambient-light-sensor 'none'; autoplay 'none'; battery 'none'; bluetooth 'none'; browsing-topics 'none'; camera 'none'; ch-ua 'none'; display-capture 'none'; domain-agent 'none'; document-domain 'none'; encrypted-media 'none'; execution-while-not-rendered 'none'; execution-while-out-of-viewport 'none'; gamepad 'none'; geolocation 'none'; gyroscope 'none'; hid 'none'; identity-credentials-get 'none'; idle-detection 'none'; keyboard-map 'none'; local-fonts 'none'; magnetometer 'none'; microphone 'none'; midi 'none'; navigation-override 'none'; otp-credentials 'none'; payment 'none'; picture-in-picture 'none'; publickey-credentials-create 'none'; publickey-credentials-get 'none'; screen-wake-lock 'none'; serial 'none'; speaker-selection 'none'; sync-xhr 'none'; usb 'none'; web-share 'none'; window-management 'none'; xr-spatial-tracking 'none'\" csp=\"sandbox allow-scripts allow-same-origin;\" src=\"https://www.youtube-nocookie.com/embed/yqIdnYxm_WM\" frameborder=\"0\" loading=\"lazy\"></iframe>\n  <figcaption class=\"caption video-caption video-caption-youtube\">\n    <p>“Elizabeth devrime hazır değildi.”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Bildirildiğine göre, bu zamana kadar polis göz yaşartıcı gaz kullanıyordu:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/adamgoldmanNYT/status/1346931097175810049\">https://twitter.com/adamgoldmanNYT/status/1346931097175810049</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Polis Rotunda’yı yeniden ele geçirmeye çalışırken çatışmalar devam etti:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/Julio_Rosas11/status/1346918106375995392\">https://twitter.com/Julio_Rosas11/status/1346918106375995392</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Katılımcılardan bazıları muhtemelen beklediklerinden daha ileriye gitmişlerdi ve – baştaki başarılarına şaşırarak – bulundukları alanı korumak için avantajlarını pekiştiremediler. Halka açık forumlarda politikacıları infaz edeceklerini ve binayı işgal edeceklerini açıklayan diğerleri, görünüşe göre <a href=\"https://www.nbcnews.com/tech/internet/extremists-made-little-secret-ambitions-occupy-capital-weeks-attack-n1253499\">politikacıları başarılı bir şekilde tahliye edip savunan polis tarafından engellendiler</a>, bu da işgalcilere, binanın ele geçirdikleri bölümlerini ölümcül güç kullanarak savunmaları için çok az sebep bıraktı.</p>\n\n<p>Burada, çok sayıda Trump destekçisi, yüzleri açıkta Kongre Binası’ndan ayrılıyor:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/Cleavon_MD/status/1346968764311511042\">https://twitter.com/Cleavon_MD/status/1346968764311511042</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bu arada, benzer sahneler ülke çapındaki diğer eyalet başkentlerinde oynanıyordu:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/MathieuLRolland/status/1346948414689349632\">https://twitter.com/MathieuLRolland/status/1346948414689349632</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Ulusal Muhafızları konuşlandırma emrini Başkan Yardımcısı Mike Pence onayladı, Trump değil. Bu, Trump veya destekçilerinin güvenliğin yeterince hazırlıklı olmayacağı veya geç tepki vereceğine göre hazırlanmış olabilecekleri yönündeki spekülasyonları destekliyor gibi görünüyor. Meksika’nın bazı bölgelerinde, polis ya da ordu bariz bir şekilde ortada yoksa, bunun nedeni paramiliterlerin, onların kirli işleri yapmak için, geliyor olmasıdır, denir. Bu bir spekülasyon olarak kalsa da, <a href=\"https://www.cnn.com/2020/11/10/politics/pentagon-policy-official-resigns/index.html\">Trump’ın geçen Kasım ayında Savunma Bakanlığı’ndan ve diğer kurumlardan uzun süredir görevli memurları uzaklaştırmayı</a>, Biden karşısında yenilgisi teyit edilir edilmez onların yerine sadık kişileri getirmeyi ayarladığı ve iktidarı doğrudan kendinde yoğunlaştırmak için emir komuta zincirini yeniden yapılandırdığı açıktır.</p>\n\n<p>Kendi komplo teorilerimizi yayma riskine rağmen, 18 Kasım’da Fort Bragg’da Savunma Bakanı Vekili <a href=\"https://www.youtube.com/watch?v=FMSw44QvM_0\">Christopher C. Miller’ın</a> o andan itibaren Özel Harekat’ın kendisine doğrudan rapor vereceğini açıkladığını hatırlıyoruz, <a href=\"https://www.defense.gov/News/Transcripts/Transcript/Article/2419853/acting-secdef-announces-osd-changes-at-fort-bragg-nc/source/GovDelivery/\">”Bu bir alâmet.”</a> derken kendini tuttu:</p>\n\n<blockquote>\n  <p>“Başkanın emirlerini uygularken, geçişlerin ve kampanyaların risk ve beklenmedik zorluklar ve fırsatlarla dolu olduğunun da farkındayız. İşte bu yüzden bugün bunu duyurmak için buradayım – bu bir alâmet… Bugün Özel Harekat sivil liderliğini mevcut bürokratik kanallar yerine doğrudan bana rapor vermeye yönlendirdiğimi duyurmak için buradayım.”</p>\n</blockquote>\n\n<p>Her halükarda, akşam karanlığının ardından 6 Ocak’ta sonunda çok sayıda memur konuşlandırıldı:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/cspan/status/1346961353773207554\">https://twitter.com/cspan/status/1346961353773207554</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Karanlıkta, Polis bazı Trump destekçilerine, Black Lives Matters (Siyahların Hayatı Önemlidir) eylemlerinde alışkanlık gereği kullandıkları şiddet biçimiyle kıyaslamaya daha uygun bir şekilde müdahale etti.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/walterodmv/status/1346982242338304000\">https://twitter.com/walterodmv/status/1346982242338304000</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Bir görgü tanığı raporu, DC’de Fort Totten Mahallesi’nde park edilmiş olan 15 aracın lastiklerinin kesildiğini iddia ediyor – yedek lastikler sorunu çözmesin diye araç başına iki tane.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/thatgirlvondra/status/1346937484928802816\">https://twitter.com/thatgirlvondra/status/1346937484928802816</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Daha sonra Kongre binasının içinde:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/frankthorp/status/1347029468699914240\">https://twitter.com/frankthorp/status/1347029468699914240</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>(Aslında, Kongre Binası’ndaki tüm heykeller kana bulanmış durumda – ancak kameralar yalnızca beyazlar tarafından dökülmüş olan kanı gösteriyor.)</p>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"sosyal-medya-savas-alani\"><a href=\"#sosyal-medya-savas-alani\"></a>Sosyal Medya Savaş Alanı</h1>\n\n<p>Trump ise, gerçekçi bir inkar [imkanını] elinde tutuabilmek için, saldırıyı açıkça onaylamaktan kaçınarak katılımcıları tebrik etti: “Bu yaşananlar, kutsal ve ezici çoğunlukla kazanılan seçim galibiyetinin, çok uzun zamandır kötü muamele ve haksızlığa maruz kalan vatanseverlerden acımasızca çalındığında ortaya çıkan olaylardır.” Olayı, yeni bir siyasi akımın ortaya çıkışını doğrulayan bir adım olarak tanımlayan bir mesaj ekledi: “Bu günü sonsuza dek hatırlayın”</p>\n\n<p>Yanıt olarak, Twitter ve Facebook sonunda Trump’ın hesaplarına ambargo uyguladı. Miting için çevrimiçi organizasyon alanlarından birinin moderatörleri de baskıyla karşı karşıya kaldı:</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/oneunderscore__/status/1347064563733295106\">https://twitter.com/oneunderscore__/status/1347064563733295106</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/jmpalmieri/status/1347064818944118784\">https://twitter.com/jmpalmieri/status/1347064818944118784</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Facebook aylar önce birçok <a href=\"https://crimethinc.com/2020/08/19/on-facebook-banning-pages-that-support-crimethinccom-and-the-digital-censorship-to-come\">anarşisti</a> zaten yasaklamıştı – ama yine de, Trump’ın başına gelen herhangi bir talihsizlik, totaliter çabalarının önünde hoş bir engel olsa da, bunun nihayetinde anarşistlerin ve sosyal hareketlerdeki diğer katılımcıların da kurumsal olarak daha fazla sansürlenmelerine yol açması kaçınılmazdır. Bu, şimdi alternatifler <a href=\"https://crimethinc.com/2020/12/21/surviving-the-social-media-crackdown-the-instagram-ban-and-how-to-keep-following-us\">oluşturmamızı ve [alternatifleri] teşvik etmemizi daha da gerekli</a> hale getiriyor.</p>\n\n<h1 id=\"cumhuriyetciler-bolunecek-mi\"><a href=\"#cumhuriyetciler-bolunecek-mi\"></a>Cumhuriyetçiler bölünecek mi?</h1>\n\n<p>Bu gösterinin bir sonucu olarak, Cumhuriyetçiler halihazırda etkili bir şekilde iki kampa ayrıldılar: Trump yanlısı aşırı sağ ve son dört yıldır onun başarılarından yararlanmalarına rağmen nihayet Trump’tan ayrılmaya zorlanan “merkezciler”.</p>\n\n<p>Trump’ın bugün gerici davayı ilerletmedeki en uğursuz başarılarından biri; O’nun etkisiyle aşırı sağa kaymış olan Cumhuriyetçilerin, ikiye bölünmüş parti tabanı tarafından -<a href=\"https://www.politico.com/news/magazine/2021/01/11/capitol-riot-self-coup-trump-fiona-hill-457549\">sadece açıkça anti-demokratik bir darbe girişiminde</a> onu desteklememeyi seçtikleri için- demokrasi kahramanları olarak selamlanabilecek olmalarıdır. Trump’tan desteklerini geri çeken Demokratlar ve Cumhuriyetçiler yeni bir iki partili siyasi merkezciliği pekiştirirken, bu merkezin orta noktası sadece birkaç yıl önce aşırı sağ olarak kabul edilirdi. Obama’nın 2008 seçimlerinde Cumhuriyetçi düşmanı olan John McCain’den şimdi Trump’ın tabanı tarafından nefret ediliyor, ancak [McCain] birçok Demokrat için bir kahraman.</p>\n\n<p>Bu bağlamda, Trump’ın Cumhuriyetçi Parti’nin merkezinden çıkışı, yalnızca aşırı sağın ülke çapındaki kazanımlarını pekiştiriyor, kutuplaştırıcı karakteriyle onları tüm birliklerden ayrıştırıyor. Eğer aşırı sağ şu an, düpedüz silahlı isyanla uğraşan <a href=\"https://twitter.com/astroehlein/status/1347069699138449408\">“Auschwitz Kampı”</a> yazılı aksesuar içindeki kuduz neo-Naziler tarafından temsil ediliyorsa, milyonlarca insanı sınır dışı etmek ve on milyonlarcasını evlerinden tahliye etmek isteyen kapitalistlerin, kendilerini ana akım bakış açısının son derece makul savunucuları olarak sunmaları daha kolay olacaktır. Washington’da dün yaşanan kaos, <a href=\"https://twitter.com/astroehlein/status/1347101071223697408\">Avrupa’daki aşırı sağ partilerin</a> şimdiden, kendilerini demokrasinin dehşete düşmüş savunucuları pozisyonunua sokmalarına imkan sağladı.</p>\n\n<p>Bazı Trump destekçilerinin 6 Ocak olaylarını uyanış çağrısı olarak deneyimlemesi tamamen mümkün. Ancak bu değişikliğin bir gelişmeye neden olması pek olası değil. Bazıları devlet demokrasisine ve hukukun üstünlüğüne gerçekten inandıklarına karar verebilirler; bu durumda, bağlılıklarını Lindsay Graham gibilerine kaydıracaklar ve en iyi ihtimalle, düpedüz anti-faşistlere olduğu kadar, faşistlere karşı da baskı yapılması çağrısında bulunacaklar. Polis baskısının muhattabı olmanın nasıl bir şey olduğunu nihayet öğrenen diğerleri, demokrasiden ve ayrıca polislerden nefret ettikleri sonucuna varacaklar, ancak bunu anarşistlerle tam tersi nedenlerden dolayı yapacaklar ve açıkça faşist olan gruplara katılacaklar.</p>\n\n<p>Diğer Cumhuriyetçilerden bu kopuş, güçlerini ve sahip oldukları meşruluk algısını büyük oranda azaltacağı için, Trump taraftarlarının işini zorlaştıracak. Ama bu, açık faşizme bir kitle tabanı oluşturmak isteyenler için gerekli bir adımdır. ABD siyasetinde, onlara önümüzdeki yıllar boyunca hizmet edecek olan, taraftar toplamak için bir iç mitos ve güç kullanmaya ihtiyaç duyduklarında bir gerekçe sunan, – şehitler ve rövanşist bir anlatımla tamamlanmış – faşist bir kutup kurdular. <a href=\"https://crimethinc.com/2016/11/09/president-trump-countdown-to-apocalypse\">Trump iktidara geldiğinde tartıştığımız gibi</a>, devlet bugün sıradan insanların karşılaştığı sorunları çözemezse, ırksal ayrıcalıkları nedeniyle, devlet tarafından terk edilenler ve ekonomik olarak sömürülenler arasında olmamaları gerektiğini düşünen, çaresiz ve haklarından mahrum edilmiş beyaz insanlardan taraftar toplamak için, kendilerini mevcut hükümetin düşmanları olarak konumlandırma stratejisini uygulayabilirler.</p>\n\n<p>Başka yerlerde tartıştığımız gibi, George Floyd ayaklanmasına yanıt olarak, Trump ve destekçileri toplumsal sözleşmeden çekildiler ve etkili biçimde “Ayrıcalıklarımızı korumazsak, bu bir iç savaştır.” ilanında bulundular.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2021/01/07/3.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"iktidarda-bir-basamak\"><a href=\"#iktidarda-bir-basamak\"></a>İktidar’da Bir Basamak</h1>\n\n<p>Aynı zamanda, <a href=\"https://crimethinc.com/2020/12/07/uprising-counterinsurgency-and-civil-war-understanding-the-rise-of-the-paramilitary-right\">geçen ay tartıştığımız gibi</a>, aşırı sağcı milisler kendilerini statükoya karşı isyancılar olarak tanımlasalar da, onları devletin kendisinin muhalifkleri olarak anlamak yanlıştır. Aksine – paradoksal olarak, Trump çevresindeki hareketin katılımcıları kendilerini hem <em>“derin devlet”in düşmanları</em>, hem de <em>devlet iktidarı taraftarları</em> olarak lanse etmeye çalıştılar. Sonuç olarak, itiraz ediyor gibi görünseler bile devlet içinden destek alıyorlar.</p>\n\n<p>Bunu yaparak, ya son derece beceriksiz bir darbe girişimi ya da yeni bir faşist partinin kurulması için kasıtlı olarak bir kılıf oluşturmuş olacaklarını anladıkları anda, <a href=\"https://twitter.com/steve_vladeck/status/1347054899998162945?s=20\">yedi senatör</a> ve meclis’teki 121 Cumhuriyetçinin tamamı – Meclisteki Cumhuriyetçilerin yarısından fazlası ve Temsilciler Meclisinin toplamda dörtte birinden fazlası – dünkü baskından sonra, seçimlerin onaylanması yönünde oy kullandılar. <a href=\"https://wvmetronews.com/2021/01/06/w-va-delegate-just-sworn-in-among-the-rioters-storming-u-s-capitol/\">Batı Virginia’nın Temsilciler Meclisinin</a> bir üyesi de dahil olmak üzere <a href=\"https://thehill.com/homenews/state-watch/533160-at-least-6-gop-legislators-took-part-in-trump-inspired-protests\">en az altı</a> seçilmiş makam sahibi, ülkenin dört bir yanından çok sayıda görev dışı polis memuruyla birlikte Kongre Binası’na yapılan baskına katıldı. Tüm bunlar, Trump çevresindeki hareketin yakın zamanda ortadan kalkmayacağına dair yeterli kanıt ve otoritelerinin bu yükselişe karşı, hareketi durdurabilecek bir çeşit güç elde etmeleri çok zor olacaktır.</p>\n\n<p>Temsilci <a href=\"https://twitter.com/skankledeuce/status/1347082316896632833\">Matt Gaetz</a> ve diğer Cumhuriyetçiler, <a href=\"https://crimethinc.com/2017/03/20/the-real-truth-about-fake-news-from-central-narratives-to-rival-heresies\">Trump’ın tiyatro senaryosundan bir sayfa alarak</a>, Kongre Binası’ndaki isyan eyleminin, bir şekilde sahtekar “antifa” aktörlerinin işi olduğu <a href=\"https://www.theverge.com/2021/1/7/22218601/matt-gaetz-antifa-capitol-hill-riot-xrvision-facial-recognition-washington-times-story-false\">şeklindeki absürt uydurmayı</a> yaydılar. Elbette, saldırının açıkça <a href=\"https://www.youtube.com/watch?v=Kyf3PUT8R_Y\">Trump destekçileri</a> tarafından gerçekleştirildiğini doğrulayan <a href=\"https://twitter.com/thedenature/status/1346920878475534338\">pek çok kanıt var</a>. Gaetz ve benzerleri, cesurca yaydıkları apaçık yalanlarla, sadakatlerini göstermenin ve itibarlı olmayı hala ciddiye alan eski moda politikacıların ve gazetecilerin gözlerine tükürmenin bir yolu olarak, kasten yalanlara inanıldığı ve yayıldığı bir zemin inşa ediyorlar. İnsanların gerçek olarak gördükleri şeyin yalnızca siyasi bağlantılarının bir unsuru olacağı, tersinin olamayacağı bir günün gelişini hızlandırmayı hedefliyorlar.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/RespectableLaw/status/1347055062284120064\">https://twitter.com/RespectableLaw/status/1347055062284120064</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<p>Ne yazık ki Gaetz, Kongre Binası’nı işgal eden Trump destekçilerinin siyasi kimlikleriyle ilgili olarak suları bulandırmaya çalışan, siyasi yelpazedeki çeşitli konumdaki çok sayıda insandan sadece biri. <a href=\"https://www.foxnews.com/opinion/capitol-attack-trump-supporters-deroy-murdock\">Fox News</a> ve Vanity Fair [isimli programa] katılan, uzmanlar Erin Burnett, Dana Bash ve politikacılar Marco Rubio ve <a href=\"https://twitter.com/ElaineLuriaVA/status/1346892789053861889\">Elaine Luria</a>, Trump destekçilerini “anarşistler” olarak tanımladılar- yakın zamanda kaçınılmaz olarak gerçekleşmesini beklediğimiz, faşist ve anti-faşistlerin Birleşik Devletler’in başına bela olan sorunlarda eşit suçlular ilan edilmesine erkenden başlandı.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/crimethinc/status/1346994180934004736\">https://twitter.com/crimethinc/status/1346994180934004736</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<h1 id=\"ve-anarsistler\"><a href=\"#ve-anarsistler\"></a>Ve Anarşistler?</h1>\n\n<p>DC’deki Trump destekçilerinin son iki toplantısından ders alan anarşistler ve anti-faşistler, yakın ilgi grupları içinde DC şehir merkezinde dolaşan siyahi aktivistlere ve faşistler ve diğer Trump destekçileri tarafından rastgele hedef alınma riski taşıyan diğerlerine yönelik acımasız saldırıları önleyebildiler. Ancak bu sevimsiz günde çok az iyi haber vardı.</p>\n\n<p>Anarşistler, 6 Ocak olaylarına yanıt verirken bir açmazda kaldılar. Devlet baskısını yöneten kurumları savunmak için hayatlarımızı riske atmak veya faşistlere bizi öldürmek ya da zarar vermek için fırsat sağlamak mantıklı değil. Öte yandan, tüm çatışma alanını isyancı bir aşırı sağa ve baskıcı bir polis devletine bırakırsak, birbirlerine ne kadar zarar verirlerse versinler, siyasi ufuk daralacaktır. Asgari bir program olarak, bu iki güç karşısında anti-otoriter bir alternatif yaratmalı, yeni eylem modelleri oluşturmalı ve savunmasızlığı en aza indiren müdahale noktaları bulmalıyız.</p>\n\n<p>Trump destekçilerinin aynı şeyi iki kez yapması muhtemelen mümkün olmayacak. 20 Ocak’ta Joe Biden başkan olarak göreve geldiğinde, Washington, DC’de muazzam bir polis ve asker yığınağı olacağını tahmin ediyoruz. Öte yandan, Trump destekçileri DC’de yaptıklarını ülke çapındaki eyalet başkentlerinde kopyalamayı deneyebilirler. Hem faşizme hem de devlet baskısına karşı çıkanlar, bu yeni senaryodaki en stratejik hedefleri belirlemek için en baştan başlamak zorunda kalabilirler.</p>\n\n<p>Yapmamamız gereken bir hata, tüm parçaların zaten oyun tahtasında olduğunu varsaymaktır. Bu doğru değil – henüz bir tarafa ya da diğerine sadık kalmamış geniş toplum kesimleri var. <a href=\"https://crimethinc.com/2020/10/21/between-electoral-politics-and-civil-war-anarchists-confront-the-2020-election\">İç savaşı</a> kışkırtma çabaları, hazır olmadan o noktaya varma olasılığımızı artırıyor. İç savaş kaçınılmaz olabilir, ancak eğer öyleyse bile, bu ağlar kurmaya odaklanmak ve hala zaman varken henüz taraf tutmayanlara hitap etmek için [bize] daha fazla neden veriyor.</p>\n\n<hr />\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/crimethinc/status/1346926794738335744\">https://twitter.com/crimethinc/status/1346926794738335744</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/RexChapman/status/1347077202156933121\">https://twitter.com/RexChapman/status/1347077202156933121</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2020/03/18/virusten-kurtulmak-anarsist-bir-kilavuz-krizdeki-kapitalizm-yukselen-totaliteryanizm-direnis-stratejileri",
      "url": "https://crimethinc.com/2020/03/18/virusten-kurtulmak-anarsist-bir-kilavuz-krizdeki-kapitalizm-yukselen-totaliteryanizm-direnis-stratejileri",
      "title": "Virüsten Kurtulmak: Anarşist Bir Kılavuz : Krizdeki Kapitalizm — Yükselen Totaliteryanizm — Direniş Stratejileri",
      "summary": "",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/header-tr.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/header-tr.jpg",
      "date_published": "2020-03-18T20:30:00Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:42Z",
      "tags": [
        "pandemic",
        "Coronovirus"
      ],
      "content_html": "<p>Pandemi önümüzdeki birkaç hafta içinde  geçmeyecek. Sıkı hapsedilme önlemleri bir ay önce gerçekleşen enfeksiyon sayısını azaltmakta başarılı olsa bile, önlemler askıya alınır alınmaz <a href=\"https://www.imperial.ac.uk/media/imperial-college/medicine/sph/ide/gida-fellowships/Imperial-College-COVID19-NPI-modelling-16-03-2020.pdf?fbclid=IwAR1o2uDdlENcYpUBO1WIcUkYVM4yhWi0ohcsLqK4usHt0bPKzJ2G1XbIi34\">virüs katlanarak tekrar yayılmaya devam edecektir</a>. Mevcut durumun aylarca devam etmesi muhtemeldir – ani sokağa çıkma  yasağı, tutarsız karantinalar, giderek daha da umutsuzlaşan koşullar –  ancak içindeki gerilimler kaynadığında neredeyse bir noktada formu  değiştirecektir. Bulunduğumuz duruma hazırlanmak için, kendimizi ve  birbirimizi virüsün oluşturduğu tehditten koruyalım, bu pandemik durum  hakkındaki risk faktörleri ve güvenlik hakkında detaylıca düşünelim ve  öncelikle, hiçbir zaman bizim refahımızı korumak için tasarlanmamış olan sosyal düzenin feci sonuçlarının üzerine gidelim.</p>\n\n<p><em><a href=\"https://archive.org/details/2019ncov/page/n3/mode/2up\">Bu metin</a>, virüsle başa çıkmak için tıbbi tavsiye sunmaktadır ve <a href=\"https://mutualaiddisasterrelief.org/when-every-community-is-ground-zero-pulling-each-other-through-a-pandemic/\">burada</a> da karşılıklı yardımın önemine değinmektedir. <a href=\"https://itsgoingdown.org/autonomous-groups-are-mobilizing-mutual-aid-initiatives-to-combat-the-coronavirus/\">ABD</a>‘de ve <a href=\"https://listling.org/lists/pwfjfkpjmesjjinm/solidarische-nachbarschaftshilfe\">Almanya</a>‘da karşılıklı yardım girişimlerinin bir listesini burada bulabilirsiniz.</em></p>\n\n<h1 id=\"virusten-kurtulmak\"><a href=\"#virusten-kurtulmak\"></a>Virüsten Kurtulmak</h1>\n\n<p>Uzun süredir devam eden anarşist  örgütlenme ve güvenlik biçimleri, pandemi ve neden olduğu paniğten  kurtulma konusunda çok şey öneriyor.</p>\n\n<h2 id=\"bir-yakinlik-grubu-olusturma\"><a href=\"#bir-yakinlik-grubu-olusturma\"></a>Bir Yakınlık Grubu Oluşturma</h2>\n\n<p>Karantina olasılığı bize zaten nasıl  yaşadığımızı anlatıyor. Sıkı sıkıya bağlı ailelerde ya da neşeli  kolektif evlerde yaşayanlar, kırılmış evliliklerden ve kendilerine büyük boş evlere sahip olanlardan çok daha iyi bir durumdadır. Bu, hayatta  gerçekten önemli olan şeyleri hatırlatıyor. Burjuva aile ev sahipliği  hayalinin temsil ettiği güvenlik modellerine ve onu yansıtan ABD dış  politikasına rağmen, <strong>beraberlik</strong> ve <strong>koruma</strong>, tüm dünyayı çevreleyen güvenlik türünden çok daha önemlidir.</p>\n\n<p>“Sosyal mesafe” tamamen izolasyon anlamına gelmemelidir. Toplumumuz bir grup atomize edilmiş bireye indirgenirse  daha güvenli bir halde olmayacağız. Bu bizi ne virüsten ne de bu durumun stresinden ya da <a href=\"https://twitter.com/crimethinc/status/1239687783675047936\"><strong>kapitalistlerin</strong></a> ve <a href=\"https://crimethinc.com/2020/03/12/against-the-coronavirus-and-the-opportunism-of-the-state-anarchists-in-italy-report-on-the-spread-of-the-virus-and-the-quarantine\"><strong>devlet otoritelerinin</strong></a> gerçekleştirmeye hazırlandıkları iktidarın ele geçirilmesinden korur.  Yaşlıların virüse karşı risk altında olmaları yüzünden zaten toplumda  tehlikeli bir şekilde izole edilmiş, onların başkalarıyla temasını  tamamen kesmek fiziksel veya zihinsel sağlıklarını koruyamaz. Hepimizin  hem güvenliği hem de hayattan zevk alma ve eyleme geçmeye dair kolektif  kapasitesi en üst düzeye çıkarılacak şekilde sıkı örülmüş gruplara  yerleştirilmesi gerekir.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/3.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Güvendiğiniz bir grup insan seçin, ideal  olarak günlük yaşamınızda bir arada olduğunuz, hepsi de benzer risk  faktörlerini ve risk tolerans seviyelerini paylaşan insanlar olsun.  Virüsten kurtulmanın temel yolu, merkezi olmayan anarşist organizasyona  dayalı bir <a href=\"https://tr.crimethinc.com/2017/02/06/how-to-form-an-affinity-group-the-essential-building-block-of-anarchist-organization\"><strong>yakınlık grubunuzdur</strong></a>. Onlarla aynı binada yaşamak zorunda değilsiniz; önemli olan, risk  faktörlerinizi kendinizi güvende hissettiğiniz kişilerle  sınırlamanızdır. Grubunuz çok küçükse, izole olursunuz ve özellikle  hastalanırsanız bir sorun olacaktır. Grubunuz çok büyükse, gereksiz  enfeksiyon riskiyle karşılaşırsınız.</p>\n\n<p>Bulaşma riskiyle nasıl başa çıkacağınıza  dair bir dizi ortak fikre ulaşıncaya kadar birbirinizle konuşun. Bu,  tamamen fiziksel izolasyondan, halka açık yüzeylere dokunduktan sonra el dezenfektanı kullanmayı hatırlamaya kadar herhangi bir şey olabilir.  Grubunuzda, hiç kimse virüse sahip olmadığı sürece, hala birbirinizi  kucaklayabilir, öpebilir, birlikte yiyecek hazırlayabilir, aynı  yüzeylere dokunabilirsiniz; mevcut risk düzeyini kabul ettiğiniz sürece, yeni bir risk faktörü ortaya çıktığında buna tahammül etmeye ve  iletişim kurmaya toplu olarak hazır olursunuz.</p>\n\n<p>Anarşistlerin güvenlik kültürü dediği şey budur – riski en aza indirmek için bir dizi ortak beklentiler oluşturma  uygulaması. Polis baskısı ve devletin gözetimi ile uğraşırken, bilmemiz gereken temel bilgiyi paylaşarak kendimizi koruruz. Bir virüsle uğraşırken,  bulaşmaların yayılabileceği vektörleri kontrol ederek kendimizi koruruz.</p>\n\n<p>Riskten tamamen kaçınmak hiçbir zaman  mümkün değil. Mesele, ne kadar risk taşıdığınızı belirlemek ve kendinizi bir şey ters giderse, gerekli gördüğünüz tüm önlemleri aldığınızı  bilerek pişman olmayacağınız bir şekilde idare etmektir. Hayatınızı bir  yakınlık grubuyla paylaşarak hem temkinli olmanın hem de şenliğin  nüvelerini elde edersiniz.</p>\n\n<p>“Sosyal mesafeye” rağmen diğer yoldaşlarla güvenli  dijital platformlar üzerinden düzenlemeye nasıl devam edeceğinize  ilişkin kaynaklar için <a href=\"https://www.systemli.org/en/2020/03/15/solidarity-as-infrastructure.html\">bunu</a> okuyun.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/2.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Merhamet değil dayanışma”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h2 id=\"bir-ag-olusturun\"><a href=\"#bir-ag-olusturun\"></a>Bir Ağ Oluşturun</h2>\n\n<p>Elbette, yakınlık grubunuz tek başına tüm ihtiyaçlarınızı karşılamaya yetmez. Hiçbirinizin güvenli bir şekilde erişemeyeceği kaynaklara  ihtiyacınız varsa ne olur? Ya hepiniz hastalanırsanız? Karşılıklı yardım ağındaki diğer yakınlık gruplarına bağlanmanız gerekir, böylece ağdaki  herhangi bir grup sorumluluğu kaldıramazsa, diğerleri yardımlarına  gelebilir. Kendinizi aynı risk düzeyine maruz bırakmaya mahal vermeden,  böyle bir ağa katılarak, kaynakları ve destekleri dolaşıma  sokabilirsiniz. Buradaki ana fikir, ağdaki farklı gruplardan insanlar  etkileşime girdiğinde, olabilecek riski en aza indirgemek için çok daha  sıkı güvenlik önlemleri uygulanacak olmasıdır.</p>\n\n<p>“Karşılıklı yardım” ifadesi son zamanlarda <a href=\"https://twitter.com/AOC/status/1240022784731947008\"><strong>politikacılar</strong></a> tarafından bile ortaya atıldı. Doğru anlamda, karşılıklı yardım, bir  yardım kuruluşunun yaptığı gibi başkalarına tek yönlü yardım sağlayan  bir programı tanımlamaz. Aksine, bir ağdaki katılımcı herkesin ihtiyaç  duyduğu şeyi almasını sağlamak için merkezi olmayan karşılıklı koruma  uygulamasıdır, böylece herkesin, diğerlerinin refahına yatırım yapmak  için bir nedeni vardır. Bu bir kısasa kısas meselesi değildir, zor  zamanlar boyunca bir toplumu sürdürebilecek bir çeşitlilik ve  dayanıklılık yaratan bir koruma ve kaynak alışverişidir. Karşılıklı  yardım ağları, uzun bir süre boyunca başkalarıyla karşılıklı güven  oluşturmak mümkün olduğunda en iyi şekilde gelişir. Ağdaki herkesi  bilmek veyahut sevmek zorunda değilsiniz, ancak ağdaki herkes, güven  hissinin yaratılması için yeterince çabalamalıdır.</p>\n\n<p>Böylesi bir sistemde, benzer kaynaklara erişime sahip, benzer  toplumsal sınıflardan insanların kendi kaynaklarının yatırımından en iyi geri dönüşü elde etmek için birbirleriyle yakınlaşmaları sosyal  tabakalaşmaya mahal verebilir. Ancak, farklı geçmişlere sahip gruplar,  çok çeşitli kaynak türlerine erişebilir. Bu zamanlarda, finansal servet, sıhhi tesisat deneyiminden, belirli bir lehçeyi konuşabilme  yeteneğinden veya kendinizi asla bulacağınızı düşünmediğiniz bir  topluluktaki sosyal bağlardan çok daha değersiz olabilir. Herkesin  karşılıklı yardım ağlarını mümkün olduğunca genişletmek için iyi bir  nedeni vardır.</p>\n\n<p>Buradaki temel fikir, onlardan korunmamız  veya onlar üzerindeki gücümüz değil, bizi güvende tutan başkalarıyla  olan bağlarımızdır. Özel bir yiyecek, teçhizat ve silah stokları oluşturmaya koşullanan bir çeşit kıyamet günü bekçileri, aslında  böylesi bir kıyamet için eksik taşları yerine koyuyorlar. Tüm enerjinizi bireysel çözümlere koyarsanız, çevrenizdeki herkesi hayatta kalmak için savaşmaya uğruna yalnız bırakırsanız, tek umudunuz rekabeti aşmaktır rakiplerinizi yenmek olur ve bunu başarsanız bile bu silahları kullanacak başka kimse  olmadığında, son kalan siz olacaksınız ve o silah sahip olduğunuz son  araç olacaktır.</p>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"riskle-nasil-iliskileniriz\"><a href=\"#riskle-nasil-iliskileniriz\"></a>Riskle Nasıl İlişkileniriz?</h1>\n\n<p>Yeni ve belki de ölümcül bir salgının ortaya çıkışı hepimizi riskle  nasıl ilişkilendiğimizi düşünmeye itmekte. Hayatlarımızı riske atmaya  neler değer?</p>\n\n<p>Düşününce, çoğumuz –diğer her şeyin eşit olması kaydıyla-  kapitalizmdeki rolümüzü oynamaya devam etmek için hayatımızı riske  atmanın değmeyeceği sonucuna varır. Öte yandan, birbirimizi korumak,  birbirimizle ilgilenmek, özgürlüğümüzü ve eşitlikçi bir toplumda yaşama  imkanımızı savunmak için hayatlarımızı riske atmaya değebilir.</p>\n\n<p>Tıpkı toplumdan tamamen izole olmanın yaşlılar için daha güvenli  olmaması gibi, riskten tamamen kaçınmak da bizi güvende tutmayacaktır.  Eğer ki sevdiklerimiz hastalanırken, komşularımız vefat ederken ve polis devleti özerkliğimizin her bir zerresini ellerimizden alırken kendi  derdimize düşersek daha güvende olmayacağız. Birçok farklı risk türü  vardır. Onurlu bir yaşam için ne çeşit riskler almaya hazır olduğumuzu  yeniden düşünmek zorunda kalacağımız zamanlar gelmekte.</p>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe credentialless=\"\" allowfullscreen=\"\" referrerpolicy=\"no-referrer-when-downgrade\" sandbox=\"allow-scripts allow-same-origin\" allow=\"accelerometer 'none'; ambient-light-sensor 'none'; autoplay 'none'; battery 'none'; bluetooth 'none'; browsing-topics 'none'; camera 'none'; ch-ua 'none'; display-capture 'none'; domain-agent 'none'; document-domain 'none'; encrypted-media 'none'; execution-while-not-rendered 'none'; execution-while-out-of-viewport 'none'; gamepad 'none'; geolocation 'none'; gyroscope 'none'; hid 'none'; identity-credentials-get 'none'; idle-detection 'none'; keyboard-map 'none'; local-fonts 'none'; magnetometer 'none'; microphone 'none'; midi 'none'; navigation-override 'none'; otp-credentials 'none'; payment 'none'; picture-in-picture 'none'; publickey-credentials-create 'none'; publickey-credentials-get 'none'; screen-wake-lock 'none'; serial 'none'; speaker-selection 'none'; sync-xhr 'none'; usb 'none'; web-share 'none'; window-management 'none'; xr-spatial-tracking 'none'\" csp=\"sandbox allow-scripts allow-same-origin;\" src=\"https://www.youtube-nocookie.com/embed/yUBN-sCHBWA\" frameborder=\"0\" loading=\"lazy\"></iframe>\n</figure>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"kriz-zamani-hayatta-kalmak\"><a href=\"#kriz-zamani-hayatta-kalmak\"></a>Kriz Zamanı Hayatta Kalmak</h1>\n\n<p>Net olalım: totalitarizm artık sadece gelecekte bizi bekleyen bir  tehdit değil. Şu an dünyada uygulanan önlemler kelimenin tam anlamıyla <strong><a href=\"https://abeautifulresistance.org/site/2020/3/17/pandemics-state-exception\">totaliterdir</a></strong>. Seyahat yasağı, 24 saatlik sokağa çıkma yasağı, <a href=\"https://www.thestar.com.my/news/world/2020/03/17/peru-deploys-military-to-slow-coronavirus-spread-chile-closes-borders\"><strong>sıkıyönetim</strong></a> ve diğer diktatörlük tedbirlerinin devletler tarafından dayatıldığını görüyoruz.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/5-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Bu, virüsün yayılmasından korunmak için önlem almamız gerekmediği  anlamına gelmez. Aslında hükümetlerin uyguladığı önlemlerin otoriter bir temele ve otoriter bir mantığa dayandığını kabul etmek gerekir. Orduya, polise, bankalara ve <a href=\"https://www.gq.com/story/trillion-dollar-stimulus-but-no-testing\"><strong>borsaya</strong></a> harcanan kaynakların, halk sağlığına ve insanların bu krizden  kurtulmasına yardımcı olacak kaynaklara aktarılandan çok daha fazla  olduğunu düşünün. <a href=\"https://www.tgcom24.mediaset.it/cronaca/milano-denunciato-un-senzatetto-violato-il-decreto-coronavirus_16077475-202002a.shtml\"><strong>Sokakta yaşamaktan tutuklanmak</strong></a>, henüz virüs testi yaptırmaktan daha kolay.</p>\n\n<p>Virüs nasıl yaşadığımız, ilişkilerimiz ve evlerimiz hakkındaki  gerçekleri gösterdiği gibi hâlihazırda otoriter bir toplumda  yaşadığımızı da göz önüne seriyor. Salgının patlayışı bunu sadece  görünür hale getirdi. Fransa, sokaklara <a href=\"https://www.aljazeera.com/news/2020/03/france-deploy-100000-police-enforce-coronavirus-lockdown-200316220916435.html\"><strong>100 bin polis</strong></a> sürmekte, <a href=\"https://crimethinc.com/2018/12/14/the-yellow-vest-movement-showdown-with-the-state-reports-from-the-clashes-in-paris-around-france-and-across-europe\"><strong>sarı yeleklilerin</strong></a> eylemlerde en zirve yaptığı dönemden 20 bin daha fazla. Sığınma  ihtiyacı olan mülteciler, ABD ile Meksika ya da Yunanistan ile Türkiye  arasındaki sınırlardan geri çevriliyor. İtalya ve İspanya’da, polis  çeteleri boş sokaklarda <a href=\"https://www.wumingfoundation.com/giap/2020/03/la-viralita-del-decoro/?fbclid=IwAR3IdaAIdtgEDzIPAbTsg9timbLk-BOKYxBmydvz94pSfQKyJ5224qSfJXQ\"><strong>koşu yapanlara</strong></a> saldırıyor.</p>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe src=\"https://player.vimeo.com/video/398582259?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0\" frameborder=\"0\" webkitallowfullscreen=\"\" mozallowfullscreen=\"\" allowfullscreen=\"\"></iframe>\n  <figcaption class=\"caption video-caption video-caption-vimeo\">\n    <p>Polis Sicilya’da koşu yapan bir kişiye saldırıyor.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Almanya Hamburg’da polis, birkaç yıldır öz-örgütlenmeyle kurulu olan bir mülteci çadırını tahliye etmek için <a href=\"https://www.mopo.de/hamburg/schliessung-in-hamburg-polizei-raeumt-lampedusa-zelt-wegen-corona-36421026\"><strong>bu durumu</strong></a> fırsat bildi. Karantinaya rağmen, Berlin’de polis anarşist bir kolektifin barını tahliye etmekle <a href=\"https://syndikatbleibt.noblogs.org/post/2020/03/14/schliesung-wegen-corona-raumung-bleibt-bestehen/\"><strong>tehdit ediyor</strong></a>. Başka bir yerdeyse baştan aşağı tıbbi salgın kıyafetiyle polis, <a href=\"https://www.insuedthueringen.de/region/suhl_zellamehlis/suhl/Polizei-holt-mit-Grossaufgebot-Stoerer-aus-Fluechtlingsheim;art83456,7180877\"><strong>bir mülteci merkezine baskın düzenledi</strong></a>.</p>\n\n<p>En kötüsü, tüm bunlar genel nüfusun örtük rızasıyla gerçekleşiyor.  Yetkililer sağlığımızı korumak adına, bizi öldürmek dahil, hemen hemen  her şeyi yapabilirler.</p>\n\n<p>Durum ciddileştikçe, polis ve ordunun giderek daha da öldürücü bir güç kullandığını göreceğiz. Dünyanın birçok yerinde, <a href=\"https://www.tag24.de/amp/thema/coronavirus/trotz-corona-angst-polizei-und-feuerwehr-feiern-grosse-party-1461169\"><strong>topluluk halinde serbestçe toplanma hakkına sahip olanlar sadece onlardır</strong></a>. Polis kitle halinde toplanabilen tek sosyal kurumu oluşturduğunda,  içinde yaşadığımız toplumun biçimini tanımlamak için “polis devleti”  dışında başka bir kelime bulunamaz.</p>\n\n<p>On yıllardır işlerin bu yönde ilerlediğine yönelik işaretler var.  Kapitalizm, eskiden çok sayıda işçinin endüstriyel emeğine bağımlı  olduğundan insan hayatını bugünkü kadar ucuz görmek mümkün değildi.  Kapitalist küreselleşme ve otomasyon işçilere olan bağımlılığı  azalttığından, küresel işgücü ekonominin işleyişi için o kadar da  gerekli olmayan hizmet sektörüne doğru kaymıştır. Hükümetler ise bu  güvencesiz ve düşük maaşlı hizmet sektörü çalışanlarının huzursuzluğunu  ve öfkesini bastırmak için militarize polis şiddetine her geçen gün daha da yüklenmektedir.</p>\n\n<p>Eğer salgın yeterince uzun sürerse, muhtemelen daha fazla otomasyon  göreceğiz, sürücüsüz arabalar burjuvaziye Uber sürücülerinden daha az  enfeksiyon tehdidi oluşturuyor. İşten çıkarılan işçiler baskı kurumları  (polis, ordu, özel güvenlik, paralı askerlik) ile birkaç kuruş kazanmak  için büyük risk almak zorunda kalan güvencesiz işçiler arasında seçim  yapmak zorunda kalacak. Dijital olarak ilintili ayrıcalıklı bir sınıf  izole bir şekilde sanal emek sarf ettiği, devasa bir polis devletinin de onları çoğu riski sırtlayan harcanabilir bir alt sınıftan koruduğu bir  geleceğe doğru hızla yaklaşmaktayız.</p>\n\n<p>Milyarder Jeff Bezos, Amazon’a 100 bin yeni çalışan alacağını duyurdu ve şirketinin de dünyanın her yerindeki yerel mağazaların işini  bozacağı öngörülüyor. Aynı şekilde Bezos, Whole Foods çalışanlarına,  Nisan ayında 2 dolarlık bir zam verse de sektörde karşılaştıkları  sürekli riske rağmen ücretli izin vermiyor. Kısacası çalışanlarının  hayatlarını hala değersiz görüyor, ancak ölümlerinin daha çok parayı hak ettiğini itiraf ediyor.</p>\n\n<p>Bu bağlamda, isyan çıkması kaçınılmaz. Muhtemelen nüfusu yatıştırmayı amaçlayan bazı sosyal reformlar göreceğiz, en azından salgının etkisini hafifletmek için geçici önlemler alınabilir. Ancak devlet, sağlığımızın koruyucusu olarak algılandığı müddetçe kimse devletsiz yaşamayı hayal  edemedikçe devlet de sürekli artan şiddetiyle üzerimize yüklenecektir.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/6-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Aslında, devletin kendisi bizim için en tehlikeli şeydir. Çünkü bizi  bu dengesiz risk dağılımlarıyla yüzleşmeye mecbur bırakan kaynakların  büyük ölçüde eşitsiz dağılımından sorumludur. Hayatta kalmak istiyorsak, sadece daha adil politikalar talep etmekle yetinemeyiz, aynı zamanda  devletin gücünün meşruiyetini yok etmeli ve onu zayıflatmalıyız.</p>\n\n<h2 id=\"direnis-stratejileri\"><a href=\"#direnis-stratejileri\"></a>Direniş Stratejileri</h2>\n\n<p>Direniş için hâlihazırda tabandan gelen birkaç strateji ile metni sonuçlandıracağız.</p>\n\n<h3 id=\"kira-grevleri\"><a href=\"#kira-grevleri\"></a>Kira Grevleri</h3>\n\n<p>San Francisco’da konut kolektifi “<strong><a href=\"https://twitter.com/crimethinc/status/1239791321927254016\">Station 40</a></strong>” krize tepki olarak tek taraflı kira grevi ilan ederek grev yolunu açtı:</p>\n\n<p>“Anın aciliyeti, kararlı ve kolektif eylem gerektiriyor. Bunu kendimizi ve  topluluğumuzu korumak ve dayanışmak için yapıyoruz. Şimdi her  zamankinden daha fazla, sömürülmeyi ve borçları reddediyoruz.  Kapitalistler için bu yükü omuzlamayacağız. Beş yıl önce mülk  sahibimizin bizi tahliye etme girişimine karşı koyduk. Komşularımızın  ve dünyadaki dostlarımızın dayanışması sayesinde kazandık.  Bir kez  daha o ağa sesleniyoruz. Kolektifimiz körfez bölgesinde (Bay Area) gece yarısından itibaren başlayacak olan Olduğun-Yerde-Barın eylemine  hazır. Şu anda bizim için en anlamlı dayanışma eylemi herkesin birlikte greve gitmesidir. Arkanızda olacağız, sizin de bizim arkamızda  olacağınızı biliyoruz. Dinlenin, dua edin, birbirinize iyi bakın.”</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/7.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Station 40 kira grevinde”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<p>Faturalarını ödeyemeyecek milyonlarca insan için bu zorunluluğun bir  gereğidir. Bir maaştan diğerine yaşayan milyonlarca insan işini ve  gelirini zaten kaybetti ve Nisan ayının kirasını ödemelerinin bir yolu  yok. Onları desteklemenin en iyi yolu, hepimizin greve gitmesi ve  yetkililerin ödeme yapmayan hiç kimseyi hedef almasına imkân  vermemektir. Bankalar ve ev sahipleri para kazanmanın bir yolu  olmadığında kiracılardan ve ipoteklerden (mortgage) faydalanmaya devam  edememelidir. Ortak akıl bunu gerektirir.</p>\n\n<p>Bu fikir zaten <strong><a href=\"https://twitter.com/MW_Unrest/status/1240351076542492679\">birçok farklı formda</a></strong> dolaşmaktadır. Avustralya’nın Melbourne kentinde, Dünya Endüstri İşçileri yerel şubesi <a href=\"https://www.megaphone.org.au/petitions/covid-19-rent-strike-pledge\"><strong>COVID-19 Kira Grevi Kampanyasını</strong></a> yürütüyor. <a href=\"https://www.rosecaucus.com/petitions\"><strong>Rose Caucus</strong></a>, salgın sırasında insanların kira, ipotek ve kamu hizmeti ödemelerini askıya almaları için <a href=\"https://twitter.com/RentStrike2020\"><strong>çağrıda</strong></a> bulunuyor. Washington eyaletinde, <a href=\"https://rentstrike.noblogs.org/\"><strong>Seattle Kira Grevi</strong></a> de aynı çağrıda bulunuyor. Chicago’daki kiracılar da <a href=\"https://twitter.com/RentStrikeATX/status/1241100235079901184\"><strong>Austin</strong></a>, <strong><a href=\"https://www.instagram.com/explore/tags/stlrentstrike/\">St. Louis</a></strong> ve <a href=\"https://www.jotform.com/form/200780899378169\"><strong>Teksas</strong></a>‘taki insanlarla birlikte kira <a href=\"https://www.hpherald.com/news/tenants-ask-mac-properties-to-cancel-april-rents-threaten-rent/article_8dee3d0a-6892-11ea-9e8f-d3163c106da0.html\"><strong>grevi tehdidinde</strong></a> bulunuyor. Kanada’da <a href=\"https://www.facebook.com/groups/KeepYourRent/\"><strong>Toronto</strong></a>, <a href=\"https://www.facebook.com/rentstrikekingston/\"><strong>Kingston</strong></a> ve Montreal’de de örgütlenmeler var. <a href=\"https://www.instagram.com/p/B90EEE5HXtW/\"><strong>Diğer örgütlenmeler</strong></a> de kira ve ipotek grevi çağrısında bulunan <a href=\"https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeypfyMWCtC5FG7h0kTKeNpgttbARcINd8zjIj7uiwHv-VFMA/viewform\"><strong>belgeler dağıttılar</strong></a>.</p>\n\n<p>Bir kira grevinin ülke çapında başarılı olması için, bu  inisiyatiflerden en az birinin, çok sayıda insanın katılmayı taahhüt  etmesiyle, kimsenin “kimsesiz ve çaresiz” bırakılmayacağından emin  olmasıyla yükselen bir ivme kazanması gerekecek. Yine de tek bir kitle  örgütünün yukarıdan büyük bir grev koordine etmesini beklemek yerine, bu çabaların taban seviyesinde başlaması en iyisidir. Merkezi örgütler  genellikle bir mücadele sürecinin başlarında uzlaşır ve bu tür  hareketlere güç veren özerk çabaları azaltır. Bu deneyimden daha güçlü  çıkmak için yapabileceğimiz en iyi şey, tepeden kararlardan bağımsız  olarak kendilerini savunabilecek ağlar kurmak olacaktır.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/18/4.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Kira grevi hemen şimdi”</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h3 id=\"isci-ve-ulasim-grevleri\"><a href=\"#isci-ve-ulasim-grevleri\"></a>İşçi ve Ulaşım Grevleri</h3>\n\n<p>Saint-Nazaire’deki Atlantik tersanelerinde yüzlerce işçi <a href=\"https://enoughisenough14.org/2020/03/17/saint-nazaire-france-walkout-at-atlantic-shipyards/\"><strong>greve geçti</strong></a>.  Finlandiya’da otobüs şoförleri, salgının bulaşmasına karşı güvenliği  arttırmak ve maruz kaldıkları riskleri protesto etmek için <a href=\"https://yle.fi/uutiset/3-11254744\"><strong>yolculardan ödeme almayı reddederek</strong></a>, toplu taşıma işleminin ücretsiz olabileceğini gösterdiler.</p>\n\n<p>Zor durumdaki güvencesiz işçi sınıfının  grevler ve iş kesintileri yoluyla güç göstermesi için iyi bir zaman  varsa, işte bu tam zamanıdır. Bu defa, genel nüfusun çoğu anlayışla  yaklaşacaktır çünkü işlerin kesintiye uğraması virüsün yayılma riskini  azaltabilir. Ücret artışı yoluyla belirli çalışanların bireysel  koşullarını iyileştirmeyi istemek yerine, en önemli şeyin işleri  kesintiye uğratabilen, sistemi tamamen altüst edebilecek ve alternatif  yaşamın ve ilişkilenmelerin devrimci başlangıçlarına yönelebilecek ağlar kurmak olduğuna inanıyoruz. Bu noktada, bu şartlar altında bile,  kapitalizmin ortadan kaldırılmasını hayal etmek, kapitalizmin tüm  ihtiyaçlarımıza adil ve eşitlikçi bir şekilde hizmet edilebileceğini  hayal etmekten daha kolaydır.</p>\n\n<h3 id=\"cezaevi-isyanlari\"><a href=\"#cezaevi-isyanlari\"></a>Cezaevi İsyanları</h3>\n\n<p><a href=\"https://g1.globo.com/sp/santos-regiao/noticia/2020/03/16/centenas-de-detentos-fogem-de-presidio-em-mongagua-sp-video.ghtml\"><strong>Brezilya</strong></a> ve İtalya cezaevlerindeki isyanlar, toplu kaçışlar da dahil olmak üzere birçok firarla sonuçlandı. Bu tutsakların cesareti bize, kamuoyunun  gözünden uzak tutulan, bu tür felaketler sırasında en çok acı çekecek  olan tüm hedefteki kitleleri hatırlatmalıdır.</p>\n\n<p>Ayrıca bize ilham da verebilirler: tüm  dünya bir hapishane hücreleri matrisine dönüştürülürken emirlere uymak  ve saklanmak yerine bu hapishaneden isyan çıkararak kaçmak için kolektif olarak hareket edebiliriz.</p>\n\n<blockquote class=\"twitter-tweet \" data-lang=\"en\">\n<a href=\"https://twitter.com/bnonews/status/1239708674626650115\">https://twitter.com/bnonews/status/1239708674626650115</a></blockquote>\n<script async=\"\" src=\"//platform.twitter.com/widgets.js\" charset=\"utf-8\"></script>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"ileri-okumalar-icin\"><a href=\"#ileri-okumalar-icin\"></a>İleri Okumalar için:</h1>\n\n<p><a href=\"https://www.ianalanpaul.com/ten-premises-for-a-pandemic/\">Bir Salgın için On Tesis</a> – “Bir salgın virüs koleksiyonu değil; insanlar arasında virüslerin aracılık ettiği sosyal bir ilişkidir.”</p>\n\n<p><a href=\"https://north-shore.info/2020/03/20/ask-a-diffferent-question-reclaiming-autonomy-of-action-during-the-virus/\">Farklı Bir Soru Sorun: Virüs Sırasında Hareket Özerkliğini Geri Kazanma</a></p>\n\n<p><a href=\"https://lundi.am/monologue-du-virus\">Monolog Virüs:</a> “El frenini bulamadığınız makineyi durdurmaya geldim.”</p>\n\n<p><a href=\"https://enoughisenough14.org/2020/03/18/fight-social-distancing-for-a-solidarity-based-and-militant-approach-to-the-virus/\">Virüse Karşı Dayanışma Temelli Bir Militan Yaklaşım İçin</a></p>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2020/03/12/korona-virusune-ve-devletin-oportunizmine-karsi-italyadan-mesaj",
      "url": "https://crimethinc.com/2020/03/12/korona-virusune-ve-devletin-oportunizmine-karsi-italyadan-mesaj",
      "title": "Korona Virüsüne ve Devletin Oportünizmine Karşı : İtalya’dan Mesaj",
      "summary": "",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/12/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/12/header.jpg",
      "date_published": "2020-03-12T17:04:00Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:42Z",
      "tags": [],
      "content_html": "<p>Bir yandan, yeni bir virüs hayatımızı tehdit ediyor; öte yandan, devlet  müdahalesi ve denetimi için yeni kriterler oluşturmak üzere bu fırsattan yararlanmayı kafaya koymuş milliyetçi ve otoriter rejimler  özgürlüğümüzü tehdit ediyor. Yaşam ile özgürlük arasında kurulmaya  çalışılan bu ikili karşıtlığı kabul edersek eğer, bu salgın geçtikten  çok sonra bile bunun bedelini ödemeye devam edeceğiz. Oysa bunlar  birbirlerinin içinde saklı, birbirlerine bağlı mefhumlar. Aşağıdaki  raporda, İtalya’daki yoldaşlarımız, ülkelerinde hüküm süren koşulları,  giderek şiddetini artıran krizin sebeplerini ve İtalyan hükümetinin,  gelecekteki krizleri daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramayacak  şekilde, iktidarını pekiştirmek için bu durumdan nasıl faydalandığını  anlatıyor.</p>\n\n<p>Halihazırda yetkililer, insanları hastalanmaktan korumak yerine virüsün yayılma  hızını denetlemeye yönelik bir strateji izliyorlar. Bu şekilde, sağlık  sistemindeki yığılmaları önleyebileceklerini umuyorlar. Hayatımızın pek  çok başka yönünde olduğu gibi, bu durumda da “kriz yönetimi” yürürlükte. Yöneticilerimizin, virüsten etkilenen herkesin hayatını korumak gibi  bir niyeti yok – bu virüs patlamadan çok önce, yoksullar için  tasalanmayı bırakmışlardı zaten. Daha ziyade, toplumun mevcut yapısını  ve bu yapı içindeki algılanan meşruiyetlerini korumanın peşindeler.</p>\n\n<p>Bu bağlamda, iki farklı felaket arasında ayrım yapabilmemiz gerekiyor: Bir yanda, virüsün kendisinin sebep olduğu felaket var; öte yanda ise,  mevcut düzenin, bu salgınla baş etme –ve baş etmeme– yönteminin  yarattığı felaket. Bizi kurtarmak için var olduklarına sorgusuz sualsiz  inanıp kendimizi mevcut iktidar yapılarına emanet edersek büyük bir hata yapmış oluruz. Yöneticilerimiz “sağlıktan” dem vurduklarında, bizim  beden sağlığımızdan ziyade ekonominin esenliğini kastediyorlar. Bu  duruma bir örnek vermek gerekirse, ABD Merkez Bankası, daha geçen gün,  borsayı canlandırmak amacıyla (500 milyar doları bankalara olmak üzere)  piyasalara 1,5 trilyon dolar aktardı ama ABD vatandaşlarının çoğu hâlâ  koronavirüs testi olamıyor.</p>\n\n<p>Liberaller de solcular da Trump hükümetinin aczini eleştirirken, daha fazla devlet müdahalesi ve merkezî kontrol talep ediyorlar, ki Trump da halefleri de kendi menfaatleri uyarınca hiç kuşkusuz bunu yapacaktır – ama sadece  salgına karşı değil, tehdit olarak algıladıkları diğer her şeye karşı.</p>\n\n<p>Temel sorun, sağlık konusunda, merkezî denetimi varsaymayan bir söylemimizin  olmaması. Siyasi yelpazenin bir ucundan diğerine, tüm sağlık ve güvenlik metaforlarımız, farkın dışlanması esasına dayanıyor (<em>sınırlar</em>, <em>ayrıştırma</em>, <em>tecrit</em>, <em>koruma</em>, vs.). Farkla pozitif bir ilişki kurmak (örneğin, ABD sınırları dışında  kalanlar da dahil olmak üzere herkesin sağlık hizmetlerinden  faydalanmasını sağlamak) amaçlanmıyor.</p>\n\n<p>Beden sağlığını, toplumsal bağları, insan onurunu ve özgürlüğü birbirleriyle  bağlantılı mefhumlar olarak kavrayacak bir esenlik anlayışına  ihtiyacımız var. Krizler karşısında geliştirdiğimiz çözümler, tiranlara  zaten sahip olduklarından daha fazla iktidar ve meşruiyet bahşetmek  yerine, karşılıklı yardımlaşmayı temel almalı.</p>\n\n<p>Tarihte bunun örnekleri var. Errico Malatesta’nın, üç yıllık hapis cezasıyla  karşı karşıya olduğu halde, 1884 yılında memleketinde patlak veren  kolera salgınını tedavi etmek üzere Napoli’ye döndüğünü biliyoruz.  Bizden önce gelenler, hiç şüphesiz, bu mesele hakkında kafa yormuş ve  adımlar atmışlardı ve biz de pekâlâ bugün bunlardan ders çıkarabiliriz.  Bundan yalnızca birkaç yıl önce, bazı anarşistler, <a href=\"https://www.anarchistagency.com/commentary/an-anarchist-response-to-ebola-part-one/\">ebola salgınına anarşist bir bakış açısıyla nasıl tepki verileceğini</a> analiz etmek gibi zorlu bir göreve soyundular. Sizleri, sağlığı devlet  denetiminden ayıran bir söylemin nasıl geliştirilebileceği (ve  özerkliğimizden feragat etmeden hep birlikte bu durumu atlatmak için ne  gibi adımlar atılabileceğimiz) üzerine düşünmeye, yazmaya ve tartışmaya  davet ediyoruz.</p>\n\n<p>Şimdilik, birkaç hafta daha öncesinden beri bu krizle yaşayan Kuzey İtalya’daki  yoldaşlarımızın gönderdiği aşağıdaki raporu sunmakla yetiniyoruz.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/12/2.jpg\" />\n</figure>\n\n<hr />\n\n<h1 id=\"salgin-gunlugu-milano\"><a href=\"#salgin-gunlugu-milano\"></a>Salgın Günlüğü, Milano</h1>\n\n<h2 id=\"subat-lombardiya\"><a href=\"#subat-lombardiya\"></a>16 Şubat, Lombardiya</h2>\n\n<p>İtalyan hükümeti, bugün, enfeksiyonun yayılmasını denetim altına almaya yönelik ilk kararnameyi çıkarttı.</p>\n\n<p>Milano, saat 19:00: Bütün okulların ve toplanma yerlerinin kapatılacağına dair  endişe hızla yayılıyor ve halkı ele geçiren panik duygusuyla birleşerek  sahte-apokaliptik anların yaşanmasına sebep oluyor. Sanki savaşın  eşiğindeymişiz gibi, süpermarketlere hücum ediliyor; insanlar bol  miktarda solunum maskesi ve dezenfektan satın alıyor (incecik kâğıttan  maskeler, güvenliği temsil eden bir toteme dönüşmüş durumda). Bağırış  çağırışlar duyuyoruz; ağlayan insanlar görüyoruz; kitlesel paniğe tanık  oluyoruz.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/12/3.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Kısıtlamalarla ilgili tevatürler duyulduktan sonra Milano, hiçbir zaman durmayan o  büyük şehir, korkudan felce uğradı. Ama aradan birkaç saat geçtiğinde  şehir yine eski canlılığına kavuşmuştu. Hatta, duyurunun yapıldığı günün ertesi sabahı, virüs korkusundan ziyade Milano’nun dillere destan gece  hayatını (“Milano da bere”) kaçırma endişesi ortalığı kaplamıştı. Barlar ve tavernalar akşam 18:00’den sabah 06:00’ya kadar kapalı – anlaşılan  virüs, gece vardiyası yapan proleterler gibi akşamları işbaşı yapıyor.  Buna karşın, restoranlar açık – demek ki, içki içmeye gidince  hastalanıyorsunuz ama yemeye gidince virüs, saygıdan size dokunmuyor.  Aynı zamanda, okullar, üniversiteler ve diğer bütün toplanma yerleri  kapatıldı.</p>\n\n<h2 id=\"subat-sonu\"><a href=\"#subat-sonu\"></a>Şubat Sonu</h2>\n\n<p>Bir hafta geçti ve Milano, taşranın New York’u olma heveslisi bu kent,  durmuyor. Aynı şekilde virüs de ilerliyor ve paniğin daha da artmasına  neden oluyor. Virüsün bulaştığı insanların da ölümlerin de sayısı  artıyor – her ne kadar kurbanların büyük kısmı kalp-damar  hastalıklarından mustarip yaşlı insanlar olsa da. Her yerde yine tecrit  uygulanıyor – okullar, sinema ve tiyatrolar kapalı, öpüşmek ve sarılmak  yasak – ama barlar, restoranlar, alışveriş merkezleri ve toplu taşıma  açık.</p>\n\n<p>Olağanüstü halin merkezinde virüs yok; <em>asıl</em> olağanüstü hal, bu “kozmopolit” şehirde hastalığı ilk yayan kişi, hayat pahalılığıyla mücadele etme mecburiyeti içindeki işçileri çaresizliğe  sürükleyen ve son haftalarda “akıllı çalışma” [ağ bağlantısı üzerinden  evden çalışma] adı altında yeni bir biçim alan ekonomik  güvencesizliktir: İtalya’da daha önce hiç uygulanmamış olan bu yöntem,  hiç kuşku yok ki, yeni taşeron sözleşmeleri ve dışardan tedarik  düzenlemeleriyle önümüzdeki yılın yeni köleleştirme trendi olacak.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2020/03/12/4.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Başbakan Giuseppe Conte imzalı kararname Resmi Gazete’de yayınlandığına göre,  şimdi ne olacak? Lombardiya bölgesinde virüsü kontrol altında tutmak  için ilave kısıtlama ve önlemlerin süresi 3 Nisan’a kadar uzatılacak.  Hem bölgeye giriş çıkışlar için hem de bölge içinde seyahat etmek için  özel izne ihtiyacımız olacak; insanlar kendi kendilerini karantinaya  almaya çağrılıyor; tüm okul ve üniversiteler kapandı – okumanın önemi  olmadığını zaten hepimiz biliyoruz, fırsat bu fırsat, zaten yıllar süren bütçe kesintilerinden bitap düşmüş veli ve öğrencileri neden karmaşaya  sürüklemeyelim? Bar ve restoranlar, müşterilerin birbirlerinden bir  metre uzaklığı koruyabilmeleri şartıyla sabah 6 ile akşam 18:00 arası  açık olacak; tiyatrolar, spor salonları ve diskotekler kapandı ama tüm  büyük spor etkinlikleri seyircisiz devam edecek (burası İtalya –  futbolsuz yaşanmaz); tüm kamusal toplantılar yasaklandı; düğün ve cenaze töreni yasak; orta ve büyük ölçekli alışveriş merkezleri, sadece  haftasonu ve resmî tatillerde kapalı olacak.</p>\n\n<figure class=\"video-container \">\n  <iframe credentialless=\"\" allowfullscreen=\"\" referrerpolicy=\"no-referrer-when-downgrade\" sandbox=\"allow-scripts allow-same-origin\" allow=\"accelerometer 'none'; ambient-light-sensor 'none'; autoplay 'none'; battery 'none'; bluetooth 'none'; browsing-topics 'none'; camera 'none'; ch-ua 'none'; display-capture 'none'; domain-agent 'none'; document-domain 'none'; encrypted-media 'none'; execution-while-not-rendered 'none'; execution-while-out-of-viewport 'none'; gamepad 'none'; geolocation 'none'; gyroscope 'none'; hid 'none'; identity-credentials-get 'none'; idle-detection 'none'; keyboard-map 'none'; local-fonts 'none'; magnetometer 'none'; microphone 'none'; midi 'none'; navigation-override 'none'; otp-credentials 'none'; payment 'none'; picture-in-picture 'none'; publickey-credentials-create 'none'; publickey-credentials-get 'none'; screen-wake-lock 'none'; serial 'none'; speaker-selection 'none'; sync-xhr 'none'; usb 'none'; web-share 'none'; window-management 'none'; xr-spatial-tracking 'none'\" csp=\"sandbox allow-scripts allow-same-origin;\" src=\"https://www.youtube-nocookie.com/embed/Gr0Nsrz7W3s\" frameborder=\"0\" loading=\"lazy\"></iframe>\n</figure>\n\n<p>Ortalama bir İtalyan, özgürlüğü üzerindeki bu kontrol ve kısıtlamalar karşısında ne yapar? Güneye gidemeyeceği için paniğe kapılarak Pulcinella gibi  davranır: tren istasyonu ve otogarlara hücum eder; böyle yaparak,  karantina altındaki Kuzey İtalya’yla birlikte, 8 Mart itibariyle hâlâ  “güvenli” olduğu düşünülen Puglia, Kalabriya, Sicilya gibi bölgelere  virüsün yayılacak olmasını umursamaz. Bu akşam [9 Mart] yüzlerce insan  kırmızı bölgeden kaçmak için tren garı ve otogarlara akın etti, istasyon polisleri insanları sakinleştirmek için duruma müdahale etti.</p>\n\n<p>Bir taraftan, koronavirüs taşıyanlar başta olmak üzere, kişisel sorumluluk  üzerinde aşırı bir vurgu olduğunu görüyoruz; öte taraftansa devlet yeni  kurallar dayatmak için acil durumu bahane ediyor. Kamu hastanelerinde  yapılan kesintilerden söz etmiyorlar (son 10 yılda 45 bin hastane  kapatıldı); başta hekim ve hemşireler olmak üzere ön saflardaki  çalışanların durumundan söz etmiyorlar; sağlık sektörü üzerindeki  olumsuz etkilerden söz etmiyorlar: diyaliz ve şeker hastalığı tedavisi  gibi düzenli tıbbi kontrollerde aksamalardan, ağır sağlık durumu  olanlardan bahsetmiyorlar – tüm ekonomik kaynakların “acil duruma” sevk  edilmesiyle birlikte bu insanlar zaten en düşük düzeye çekilmiş  haklarından dahi mahrum ediliyor.</p>\n\n<p>Peki şimdi ne olacak? Bu “acil durumların” tarihsel sonuçları ne olacak? Son yıllarda İtalya’da her ne isim altında olursa olsun “olağanüstü durum”  geçtikten sonra bile ortadan kalkmayan bir dizi baskıcı kanunun  oluşturulduğunu gördük.</p>\n\n<p>Bu ülkede olağanüstü halin yaratılması ve istismar edilmesi bizler için  çok vahim sonuçlar yarattı. Mafyaya ve sözümona “terörizme” karşı savaş  bahanesiyle yetkililer “özel yasalar” geçirdiler […]; 1992’de ise,  şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezasını getirdiler. Burjuva  demokrasisinin giderek artan otoriter eğilimlerinin belki de en bariz  örneğiydi bu. Analizi genişletmek için, son 20-30 yılda yoksulların ve  statükoya şu ya da bu biçimde karşı çıkanların nasıl kriminalize edilip  baskıya maruz bırakıldıklarını incelememiz gerekir.</p>\n\n<p>Keza, “holiganlarla mücadeleye yönelik özel kanunlar”, 2006’dan itibaren,  taraftarlar arasında en “gayri makbul” kesim sayılan ve polisle  çatışmaya eğilimli olan yoksul banliyö gençlerini hedef almaya başladı.  Bu kanunlar sözümona organize futbol kulüplerindeki “tehlikeli  holiganları” hedef alıyordu, ama yıllar içinde grevleri ve toplumsal  hareketleri bastırmak için de kullanıldılar.</p>\n\n<p>Böylece, neredeyse sessiz sedasız geçirilen “Conte Kararnamesi”yle alelacele  yürürlüğe konan ve “akıllı çalışma” koşullarında çalışanlar aleyhine  işverenin elini güçlendiren kanuna geliyoruz. Bu tür kararnameler  aracılığıyla, koronavirüsün yarattığı acil durumla açık bir bağlantısı  olmayan birçok yöntemle, milyonlarca insanın haklarına el atıyorlar.</p>\n\n<h2 id=\"mart\"><a href=\"#mart\"></a>11 Mart</h2>\n\n<p>Dışarı çıkış izin belgesi üzerinde tahrifat yapanlarla ilgili yeni ve daha  sert önlemler yürürlüğe kondu: suçüstü yakalanmanız halinde tutuklanarak altı yıla kadar hapis yatabileceksiniz. Karantinayı ihlal edenler “halk sağlığına karşı kasıtsız cinayet”le suçlanabilecek; karantinayı ihlal  edenler arasında, yaşlı veya risk altındaki kişilerin ölümüne sebep  olacak şekilde, öksürük ve ateş gibi COVID-19 belirtileri gösterenler  ise “kasten cinayet”le suçlanıp 21 yıla kadar hapis yatabilecek. Gerekli önlemleri almadan veya başkalarını bilgilendirmeden COVID taşıyan  insanlarla temas eden, onlarla sosyal ilişkilerini sürdürmeye veya  birlikte çalışmaya devam eden kişiler için de aynı şey geçerli.</p>\n\n<p>Ama bu tür bir baskı ayaklanmaya da yol açabilir. Hükümetin, görüşe ve  havalandırmaya çıkma vs. gibi bazı haklarını almasına karşılık tutsaklar ayaklandı. 9 Mart itibariyle 50’den fazla tutsak ayaklanmalarda firar  etti, 6 mahkûm ise öldürüldü. Salgın sırasında bile ceza davaları  görülmeye devam ediyordu ama tutsakların mahkemeye çıkması yasaklandı –  muhtemelen virüsü kapıp hapishane sisteminde sıkışmış insanlar arasında  yaymalarından endişe ediliyordu.</p>\n\n<h2 id=\"mart-1\"><a href=\"#mart-1\"></a>12 Mart</h2>\n\n<p>Alışveriş merkezi, eczane ve bakkallar dışında iki hafta boyunca her yer  kapatıldı. Tecrit ve karantinayla dünyadan yalıtılmış haldeyiz.</p>\n\n<h2 id=\"mart-2\"><a href=\"#mart-2\"></a>13 Mart</h2>\n\n<p>Dizleri üstüne çöktürülmüş İtalya’da nihayet bir isyan ruhu canlanıyor gibi. Bu akşam 18:00  için kararlaştırılmış, <a href=\"https://www.commondreams.org/news/2020/03/16/kind-triumph-spirit-locked-down-italians-singing-balconies-inspire-hope-across-world\">güruh halinde şarkı söyleme eyleminden</a> bahsetmiyoruz – balkona çıkıp şarkı söyleme, tüm dünyaya  “başarabiliriz” deyip her şey güzel olacak mesajı verme çağrısı değil  söz ettiğimiz. Başka bir şey. <a href=\"https://stream24.ilsole24ore.com/video/italia/bonometti-salute-garantire-e-produzioni-sicurezza-scioperi-irresponsabili/ADkKHuC\">Patronlar “grev sorumsuzluktur” diyor.</a> İşçiler “işyerlerinde güvenlik önlemi yok” diyor. “Biz gözden  çıkarılabilir değiliz” – “Önemsiz sayılıp ölüme yollanan askerler  değiliz” diyorlar. İtalya’nın fabrikalarından bu şarkılar yükseliyor.  Kuzeyden güneye, sendikalar ve işçiler <a href=\"https://www.3bmeteo.com/giornale-meteo/cronaca-video-meteo--genova-sotto-la-pioggia--sciopero-improvviso-per-coronavirus-322978\">gövde gösterisi yapıyor</a> ve koruyucu önemler alınması için <a href=\"https://ilmanifesto.it/la-paura-e-la-rabbia-chiudiamo-ora-anche-noi-prima-che-sia-troppo-tardi/\">kendiliğinden greve gidiyor</a>. Bu da bir şeydir.</p>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/2018/09/03/is-mitolojisi-gozlerinizi-saatlerde-tutturacak-ve-dirsek-curutturecek-sekiz-mitc",
      "url": "https://crimethinc.com/2018/09/03/is-mitolojisi-gozlerinizi-saatlerde-tutturacak-ve-dirsek-curutturecek-sekiz-mitc",
      "title": "iŞ Mitolojisi : Gözlerınızı saatlerde tutturacak ve dırsek çürüttürecek sekız mıtç.",
      "summary": "",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/header.jpg",
      "date_published": "2018-09-03T15:10:00Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:42Z",
      "tags": [],
      "content_html": "<h1 id=\"is-gereklidir\"><a href=\"#is-gereklidir\"></a>iŞ GEREKLİDİR</h1>\n\n<p>Bu durum “iş” demekle neyi kastettiğinize göre değişir.</p>\n\n<p>Ne kadar çok insanın kendileri için bahçıvanlık, balıkçılık, marangozluk, aşçılık ve hatta bilgisayar programcılığı yapıp, bundan zevk aldığını düşünün. Peki ya böyle bir aktivite bütün ihtiyaçlarımızı karşılayabilseydi ne olurdu?</p>\n\n<p>İnsanlar yüzyıllarca, teknolojik gelişmelerin insanlığı çalışma ihtiyacından kurtaracağını iddia etti. Bugün atalarımızın hayal dahi edemeyeceği yeteneklere sahibiz ama bu tahminler hâlâ gerçekleşmedi. ABD’de, aslında birkaç jenerasyon öncesinden daha uzun saatler çalışıyoruz – fakirler hayatta kalabilmek için, zenginler rekabet edebilmek için. Diğerleri umutsuzca iş arıyor, tüm bu gelişmenin sağlaması gereken rahat boş zamanların tadını zar zor çıkarıyor. Kemer sıkma yöntemlerine ve durgunluk mevzusuna rağmen şirketler kayıtlı kazançları rapor ediyor, zenginler her zamankinden daha da zenginleşiyor ve muazzam miktarda mal sadece atılmak için üretiliyor. Bir sürü zenginlik var ama bu zenginlikler insanlığı özgürlüğüne kavuşturmak için kullanılmıyor.</p>\n\n<p>Nasıl bir sistem aynı anda hem refah üretir hem de işin çoğunu yapmamızı önler? Serbest piyasanın savunucuları toplumumuz bu şekilde organize olduğu müddetçe başka bir seçeneğin olmadığını iddia eder.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/2-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Buna rağmen bir zamanlar, zaman çizelgeleri ve güç yemeklerinden önce, her şey iş olmadan yapılıyordu. İhtiyaçlarımızı karşılayan doğal dünya henüz paylaştırılmamış ve özelleştirilmemişti.</p>\n\n<p>Bilgi ve yetenekler lisanslı uzmanların harici tutulan çalışma alanı değildi, zengin kuruluşlarca rehin tutulan zaman verimli çalışma ve tüketilecek boş zaman olarak ayrılmamıştı. Bunu biliyoruz çünkü iş sadece birkaç bin yıl önce icat edildi, ama insanlar yüz binlerce yıldır buradalar. Bize hayatın “ıssız, fakir, pis, yabani ve kısa” olduğu söylendi – ama bu öykü bize hayat tarzının kökünü kazıyanlardan geliyor; bu tarzı uygulayanlardan değil.</p>\n\n<p>Bu durum, işleri eskisi gibi yapabileceğimizi ya da yapmamız gerektiğini söylemiyor; sadece şu anki hâlde olmak zorunda olmadığını söylüyor. Eğer en eski atalarımız bugünkü bizi görebilselerdi, büyük ihtimalle bazı icatlarımız için heyecanlanacak ve bazılarındansa korkacaklardı. Ama kesinlikle onları nasıl uyguladığımızı görünce şoka uğrayacaklardı. Biz bu dünyayı emeğimizle bu hâle getirdik ve belirli bir engel olmadan elbette daha iyi hâle getirebiliriz. Bu durum, öğrendiğimiz her şeyden vazgeçmeliyiz anlamına gelmiyor. Sadece işe yaramadığını öğrendiğimiz her şey-\nden vazgeçmek anlamına geliyor.</p>\n\n<h1 id=\"is-verimlidir\"><a href=\"#is-verimlidir\"></a>iŞ VERİMLİDİR</h1>\n\n<p>Birisi işin verimli olduğunu güçlükle inkâr edebilir. Sadece birkaç yüz yıl önce çarpıcı bir biçimde bütün dünya yüzeyini kapladı.</p>\n\n<p>Ama bu tam olarak neyi üretiyor? Milyonlar tarafından kullanılan tek seferlik yemek çubukları, bir kaç sene içinde modası geçmiş olacak laptoplar ve cep telefonları. Kilometrelerce çöp atıkları ve tonlarca kloroflorokarbonlar. Başka bir yerde iş gücü ucuzlar ucuzlamaz paslanacak fabrikalar. Milyonlar yetersiz beslenmeden muzdaripken stok fazlalarıyla dolu olan çöplükler, sadece zenginlerin karşılayabileceği ilaç tedavileri; arzuları kâr amacına, ihtiyaçları da mülkiyet haklarına bağlayan bir toplumda çoğumuzun romanlara, felsefelere ve sanat akımlarına ayıracak\nzamanımız yok.</p>\n\n<p>Peki bütün bu üretim için kaynaklar nereden geliyor? Yağmalanmış ve sömürülmüş ekosistemlere ve topluluklara ne oluyor? Eğer iş verimliyse, bir o kadar da yıkıcıdır. İş, malları havadan sudan üretmiyor; bu bir hokkabazlık hareketi değil. Bunun yerine, biyosferden ( bütün canlıların ortak malı olan hazineden) hammaddeyi alır ve onları piyasa mantığıyla canlandırılmış ürünlere dönüştürür. Dünyayı bilanço tablosu açısından görebilenler için bu bir gelişmedir ama geri kalanlarımız onların sözlerine inanmamalıyız.</p>\n\n<p>Kapitalistler ve sosyalistler her zaman işin değer üreteceğine güvenmişlerdir. İşçiler başka bir olasılığı da göz önünde bulundurmalıdır; iş, değeri tüketir. İşte bu yüzden ormanlar ve kutuplardaki buzullar, hayatımızın saatleriyle yan yana tüketiliyor: işten eve geldiğimizde vücudumuzda olan ağrılarla aynı doğrultuda olan küresel boyuttaki hasarlar.</p>\n\n<p>Eğer bütün bu şeyler olmasaydı ne üretmemiz gerekecekti? Mutluluğun kendisine ne dersiniz? Yaptığımız şeylerin öncelikli amacının servet toplamak veya rekabette üstünlük sağlamak yerine, hayatta en iyisini yapmak ve onun gizemlerini keşfetmek olduğu bir toplumu hayal edebilir miyiz? Tabii ki böyle bir toplumda da maddi mallar yapabiliriz ama çıkar mücadelesi olmaması şartıyla. Festivaller, ziyafetler, felsefe, romantizm, yaratıcı meşguliyet, çocuk yetiştirme, arkadaşlık, macera gibi kavramları boş zamanlarımıza sıkıştırdığımız şeyler olarak değil de hayatımızın merkezi olarak görebilir miyiz?</p>\n\n<p>Bugün işler tam tersinde gidiyor - bizim mutluluk fikrimiz üretimi teşvik etmek üzerine kurulmuş. Şaşılmayacak ürünler bizi dünya dışına sıkıştırıyor.</p>\n\n<h1 id=\"is-servet-yaratir\"><a href=\"#is-servet-yaratir\"></a>iŞ SERVET YARATIR</h1>\n\n<p>İş; basitçe daha önceden sadece fakirlik olan yerde zenginlik yaratmaz. Tam tersine, başkalarının masraflarını zenginleştirdiği sürece, iş; yoksulluk yaratır, daha da fazlası, buna doğrudan orantılı olarak kâr sağlar. Yoksulluk nesnel bir durum değildir, kaynakların eşit olmayan bir şekilde dağıtımından kaynaklanan bir ilişkidir.</p>\n\n<p>İnsanların her şeyi eşit bir şekilde paylaştıkları toplumlarda yoksulluk diye bir şey yoktur. Kıtlık olabilir ama başkaları ne yapacaklarını bilemeyecek kadar çok şeye sahipken, kimse hiçbir şeyi olmadan gitmeye saygısızca mecbur bırakılmamıştır. Kâr biriktirildiğinden ve toplumda etki yaratmak için gerekli olan en düşük servet eşiği gittikçe yükseldiğinden, yoksulluk gittikçe zayıflatıcı bir hâl alıyor. Bu sürgün; dışlandığın hâlde bir toplumun içinde kalmaya devam ettiğin için sürgünün en acımasız türü. Ne dahil olabilirsin ne de başka bir yere gidebilirsin.</p>\n\n<p>İş sadece zenginliğin yanında fakirlik yaratmaz, yoksulluğu enine boyuna yayarken bir kaçının elinde olan zenginliğe yoğunlaşır. Her bir Bill Gates için bir milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşamalıdır, her bir Shell Oill için bir Nijerya olmalıdır. Ne kadar fazla çalışırsak emeğimizden o kadar kâr biriktiriliyor ve sömürücülerimize kıyasla daha da fakirleşiyoruz.</p>\n\n<p>Böylece servet yaratmaya ek olarak, iş; insanları fakirleştiriyor. Bizi fakir yapan bütün diğer yolları çok önceden bile hesaba katabildiğimiz çok açıktır; özdeğerlendirmemizden, boş zamanımızdan, sağlıktan, kendi kariyerimizden ve banka hesaplarımızdan öte bir yoksunluk: ruh yoksunluğu.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/6-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"gecinmek-icin-calismalisin\"><a href=\"#gecinmek-icin-calismalisin\"></a>GEÇİNMEK İÇİN ÇALIŞMALISIN</h1>\n\n<p>“Yaşam maliyeti” değerlendirmeleri yanıltıcıdır - zaten ortada çok küçük bir geçinme olayı var! “Çalışmanın maliyeti” demek daha uygun olur ve çalışmanın maliyeti ucuz değil.</p>\n\n<p>Hepimiz ev temizlikçilerinin ve bulaşıkçıların ekonomimizin omurgası olmak için ne ödediğini biliyoruz. Yoksulluğun bütün belaları - bağımlılık, parçalanan aileler, sağlık yoksunluğu vb. şeyler -beklenenden farklı değil; bunlardan kurtularak bir şekilde zamanında emek sarf edenler; çalışan mucizelerdir. Bu gücü kendi işçileri için kâr sağlamaktan başka bir şeye uygulamakta özgür olsalardı, neleri başarabileceklerini düşünün.</p>\n\n<p>Piramitte yükselebilecek kadar bahtı açık çalışanları için ne dersiniz? Daha yüksek bir maaşın daha fazla para böylece daha fazla özgürlük demek olduğunu düşünürdünüz ama bu kadar kolay değil. Her iş saklı bir maliyet gerektirir; tıpkı bir bulaşıkçının her gün işten eve otobüs bileti ücreti ödemek zorunda olması gibi, kurumsal bir avukatın birdenbire bir yerlere uçabilmek zorunda olması, resmi olmayan iş toplantıları için bir şehir kulübünde üyeliğini sürdürmesi ve içinde misafirlerini eğlendirebileceği küçük bir köşke sahip olması gerektiği gibi. Orta sınıf çalışanlar için para biriktirip, hazır öndeyken işten ayrılıp bu hengameden kurtulmanın bu kadar zor olmasının sebebi işte bu, yani basitçe ekonomide öne geçmeye çalışmak yerinde saymaktan ibaret. En iyi ihtimalle, daha süslü bir koşu bandına terfi edebilirsiniz ama üzerinde kalabilmek için daha hızlı koşmaya başlamanız gerekecektir.</p>\n\n<p>Ve bu çalışmaların finansal maliyetleri en ucuz hâlleridir. Bir ankette yoldan geçen insanlara hayallerindeki hayatı yaşamak için ne kadar paraya ihtiyaçları olduğu sorulmuş ve hepsi yaklaşık olarak şu anki gelirlerinin iki katını söylemiş. Yani para (bağımlılık yapan bir uyuşturucu gibi) sadece elde etmesi maliyetli bir şey değil ayrıca tatmin ediciliği git gide azalan bir şey. Ve hiyerarşide ne kadar yukarı çıkarsanız aynı yerde kalabilmek için o kadar fazla savaşmanız gerek. Zengin yönetici başa çıkılmaz tutkularından ve vicdanından vazgeçmeli, emeği onun rahatını sağlayan talihsizlerin daha fazlasını hak ettiğine kendini ikna etmeli; sorgulama, paylaşma, kendini başkalarının yerinde görme gibi dürtülerini kontrol altına almalıdır -eğer almazsa öyle ya da böyle daha acımasız bir rakip onun yerini alır. Mavi yakalı işçiler de beyaz yakalı işçiler de kendilerini hayatta tutan işlerini ellerinde tutabilmek için kendilerini öldürmek zorundadır, bu sadece bir fiziksel ve zihinsel tahrip sorusudur.</p>\n\n<p>Bunlar birey olarak ödediğimiz maliyetler ama ayrıca bütün bu çalışmayı ödeyecek küresel bir ücret de var. Çevresel maliyetin yanında işle alâkalı hastalıklar, yaralanmalar ve ölümler var; her yıl binlerce insanı öldürmek, ölmeyenleri sağlık kulüplerine üye yapmak için hamburger satıyoruz. AB Emek Departmanı 11 Eylül saldırısında hayatını kaybedenlerin iki katının 2001 yılında işle alakalı yaralanmaya maruz kaldığını rapor etti ve bu işle alâkalı hastalanmaların hesaba katılmamış hâli. Her şeyden önce, bütün diğer bedellerden daha fazla olan, asla kendi hayatımızı nasıl yönetebileceğimizi öğrenememe, eğer bize kalmış olsaydı, bu gezegendeki zamanımızla ne yapacağımız sorusunu cevaplama şansının asla verilmemiş olmasının bedeli var. İçinde insanların fazla meşgul, fazla fakir ya da fazla bastırılmış olduğu bir dünya için durularak ne kadar şeyden vazgeçtiğimizi asla bilemeyeceğiz.</p>\n\n<p>Bu kadar pahalıysa neden çalışıyoruz? Herkes sebebini biliyor, hayatta kalabilmek için ihtiyacımız olan kaynakları elde etmek için başka bir yol yok ya da bu konuda katılacak bir toplum bile yok. Başka tarz bir hayatı mümkün kılan eski sosyal formların hepsinin kökü kurutulmuş, onlar fatihler, köle ticaretçileri ve ne dokunulmamış ekosistem ne gelenek ne de kabile bırakmamış kuruluşlar tarafından damgalanmışlar. Kapitalist propagandanın tam tersine, özgür insanoğlu başka bir seçeneği varsa çok az bir ücret için fabrikalara doluşmuyor, ad duyulmuş markalı yazılım ve ayakkabılar için bile.</p>\n\n<p>Çalışmada, alışverişte ve fatura ödemede her birimiz bu aktiviteleri gerektiren koşulları idame ediyoruz. Kapitalizm biz pazaryerindeki bütün enerjimizi ve ustalığımızı, marketteki ve borsadaki bütün kaynaklarımızı ve medyadaki bütün dikkatimizi ona yatırdığımız için var. Daha kesin olmak gerekirse, kapitalizm bizim günlük aktivitelerimiz o olduğu için var. Ama eğer başka seçeneğimiz olduğunu hissetseydik onu yeniden üretmeye devam eder miydik?</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/8-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"is-bir-tatmin-yoludur\"><a href=\"#is-bir-tatmin-yoludur\"></a>İŞ BİR TATMİN YOLUDUR</h1>\n\n<p>Tam tersine, insanların mutluluğa ulaşmasını engellemektense, işe teşvik ediciler en kötü şekilde kendilerini inkâr ediyor.</p>\n\n<p>Öğretmenlere, patronlara, piyasanın taleplerine boyun eğmeye, - hukuk kurallarından, ebeveyn beklentilerinden, dinsel yazıtlardan, sosyal kurallardan bahsetmiyoruz bile- bebeklikten itibaren isteklerimizi beklemeye almaya şartlandık. Emirlere uymak bilinçsiz bir reflekse dönüştü, en üstün yararlarınıza olsun ya da olmasın; işi uzmanına bırakmak ikinci doğamız olmuş durumda.</p>\n\n<p>İşleri kendimiz için yapmak yerine zamanımızı satmaya, hayatımızı nasıl değerlendireceğimize göre değil, karşılığında ne alacağımıza göre yaşamaya alıştık. Hayatlarımızı saat saat satan serbest çalışan köleler olarak, kendimizi hepimizin bir kıymeti olduğuna inandırdık ve bu kıymet bizim değer ölçümüz oldu. Bu anlamda alınıp satılan şeyler olduk, aynı tuvalet kâğıdı ve diş macunu gibi. Bir zamanlar insanoğlu olan şeyler şimdi işçiler, aynı önceden domuz olan şeyin şimdilerde domuz pirzolası olması gibi. Hayatlarımız yok oldu, onları parayı harcadığımız gibi harcadık.</p>\n\n<p>Genellikle bizim için değerli olan şeylerden vazgeçmeye o kadar alışırız ki feda etmek, bir şeyi gerçekten önemsediğimizi göstermenin tek yolu olur. Kendimizi fikirlere, sebeplere ve başkasına olan aşka, kurban ederiz -bunların bize mutluluğu bulmamızda yardımcı olması gerekirken.</p>\n\n<p>Aileleri örnek alalım, aileden biri en çok kim bir şeylerden vazgeçecek diye hastalıklı bir yarışmaya giriyor. Memnuniyet sadece ertelenmiyor, bir sonraki jenerasyona aktarılıyor. Sonunda, büyük olasılıkla boşa zahmetle, yıllar boyunca biriktirilen mutluluğu yaşamanın sorumluluğu çocuklara boyun eğiyor, yine de reşit olduklarında, eğer sorumluluk sahibi yetişkinler olarak görülüyorlarsa, onlar da etten kemiğe kadar çalışmaya başlayabiliyor.</p>\n\n<p>Ama bu sorumluluk bir yerde durmalı.</p>\n\n<h1 id=\"is-inisiyatif-asilar\"><a href=\"#is-inisiyatif-asilar\"></a>İŞ İNİSİYATİF AŞILAR</h1>\n\n<p>İnsanlar bugünlerde çok çalışıyor, orası kesin. Piyasadaki performans için kaynaklara erişim bağlantısı, eşi benzeri görülmemiş üretime ve teknolojik gelişmelere sebep oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse; bizim kendi yaratıcı kapasitemize erişimi o kadar tekelleştirmiş ki çoğu insan sadece hayatta kalmak için değil aynı zamanda sadece yapacak bir şeyleri olsun diye çalışıyor. Ama bu nasıl bir inisiyatif aşılar?</p>\n\n<p>Hadi gezegenimizin yüzleştiği en ciddi krizlerinden biri olan küresel ısınmaya geri dönelim. Onlarca yıl reddedişin ardından, politikacılar ve iş adamları sonunda bu konuyla alâkalı harekete geçiyorlar. Peki ne yapıyorlar? Bunu paraya çevirmenin yollarını arıyorlar! Karbon emisyon kredileri, ‘temiz’ kömür, ‘yeşil’ yatırım firmaları -sera gazlarını önlemenin en etkili yolunun bunlar olduğuna inanarak mı? Kapitalist tüketiciliğin sebep olduğu felaketin daha çok tüketime teşvik edebilmesi çok ironik ancak işin ne tarz bir inisiyatif aşıladığı ile ilgili fazla şeyi açığa vurur. Dünyadaki yaşamın sonunun gelmesini engellemekle yüzleşen nasıl bir insan bundan çıkarının ne olacağını sorabilir?</p>\n\n<p>Eğer toplumumuzdaki her şey başarı kârı güdüsüyle yürütülseydi, bu zaten en başından inisiyatif değil başka bir şey olurdu. Gerçekten inisiyatiften konuşunca, yeni davranış değerleri ve modları başlatmak en uyuşuk işçisi için bile girişimci iş adamları tarafından düşünülemez bir şey. Peki eğer sizin yaratıcı güçlerinizi kiralayan iş, inisiyatifinizi sarsıyorsa?</p>\n\n<p>Bunun kanıtı işyeri sınırlarının da ötesinde, işe bir gün bile geç kalmayan insanlardan kaçı müzik grubu alıştırmalarına geç kalır? Okul için bütün ödevleri zamanında yetiştirebiliyorken, kitap kulübü için okunması gereken kitabı zamanında okuyamıyoruz; hayatımızda gerçekten yapmak istediğimiz her şey eninde sonunda yapılacaklar listesinin sonunda yerini alıyor. Taahhütler aracılığıyla takip etme yeteneği, kendimiz dışında, harici ödüller ya da cezalarla ilişkilendirilen bir şeye dönüşüyor.</p>\n\n<p>Bir dünya düşünün ki insanların yaptıkları her şeyi kişisel olarak gerçekleştirmek istedikleri için yaptığı bir dünya olsun. İlgisiz elemanlarını motive etmekle uğraşan her bir işveren için, aynı projeler üzerine eşit bir şekilde bağlanmış insanlarla çalışmak ütopik bir düşünce. Ama bu patronsuz ve maaşsız hiçbir işin yapılamayacağı anlamına gelmiyor -sadece işin inisiyatifimizi nasıl baltaladığını gösteriyor.</p>\n\n<h1 id=\"is-guvenlik-saglar\"><a href=\"#is-guvenlik-saglar\"></a>İŞ GÜVENLİK SAĞLAR</h1>\n\n<p>Hadi işinizin sizi asla yaralamadığını, hastalandırmadığını ve zehirlemediğini varsayalım. Hatta ekonominin senin işini ve birikimlerini parçalamayıp elinden almayacağını ve senden daha kötü durumda olan herhangi birinin seni incitemeyeceğini ve soyamayacağını varsayalım. Hâlâ işten çıkarılamaz olduğunuzdan emin olamazsınız. Günümüzde kimse hayatı boyunca aynı işveren için çalışmıyor; bir yerde, yerinize daha genç, daha ucuza çalışan ya da yurtdışından destek alan biri gelene kadar, bir kaç yıl çalışırsınız. İşinizde en iyisi olduğunuzu kanıtlamak için belinizi kırarsınız ancak yine de dışarıda kurumaya bırakılmış olarak bulursunuz kendinizi.</p>\n\n<p>İşvereninize kurnazca kararlar vermesi konusunda güvenmek zorundasınız ki böylece maaş çeklerinizi yazabilsin, çünkü onlar sadece etrafa para saçıp, size maaş veremezler. Ama asla bu kurnazlığı ne zaman sizin aleyhinize kullanacaklarını bilemezsiniz; şu anda hayatınızı yaşayabilmek için güvendiğiniz bu insanlar, şuan da bulundukları yere duygularıyla hareket ederek gelmediler. Eğer kendi işinizde çalışıyorsanız, piyasanın ne kadar vefasız olabileceğini biliyorsunuzdur.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/19-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Gerçek güvenliği ne sağlayabilir? Büyük ihtimalle insanların birbirini kolladığı uzun ömürlü bir topluluğun, mali teşviktense karşılıklı yardımlaşma odaklı bir topluluğun parçası olmak. Ve günümüzde bu tarz bir topluluk oluşturmanın baş engeli nedir?</p>\n\n<p>İş.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/12.jpg\" />   <figcaption>\n    <p>“Kariyer” kelimesinin İngilizcedeki fiil anlamı: Belirli bir yönde yüksek hızla ve kontrolsüz bir şekilde hareket etmek: Araba karayolunda kontrolsüzce ilerledi ve bir çitten geçti.</p>\n  </figcaption>\n</figure>\n\n<h1 id=\"is-sorumluluk-ogretir\"><a href=\"#is-sorumluluk-ogretir\"></a>İŞ SORUMLULUK ÖĞRETİR</h1>\n\n<p>Tarih boyunca en büyük adaletsizliğe kim maruz kaldı? İşçiler. Mutlaka bu durumdan, ilk söyleyenler onlar olduğu için, onların sorumlu olduğunu söylemek şart değil.</p>\n\n<p>Bir maaş almak, sizi kendi yaptıklarınızın sorumluluğunu almaktan alıkoyar mı? Çalışmak böyleymiş hissi vermeyi güçlendiriyormuş gibi gözüküyor. “Sadece emirleri uyguluyordum” savunması, milyonlarca işçinin marşı ve mazereti olmuş durumda. İşyerinde birinin vicdanını kontrol etmedeki gönülsüzlüğü (aslında bir nevi paralı asker olmak), türümüzün başının etini yiyen belaların çoğunun kökünde yatıyor.</p>\n\n<p>İnsanlar emir almadan da bir çok berbat şey yaptı. Sadece kendisi için hareket eden bir kişiyi ikna edebilirsiniz, o kişiye kendi kararlarından sorumlu olduğunu kabul ettirebilirsiniz. Diğer bir yandan işçiler, sonuçlarını düşünmeyi reddederek hayal edilemeyecek kadar aptalca ve yıkıcı şeyler yapabilir.</p>\n\n<p>Tabii ki asıl sorun işçilerin yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almayı reddetmesi değil, asıl sorun sorumluluk almayı yasaklayıcı bir şekilde pahalılaştıran ekonomik sistemde.</p>\n\n<figure class=\"\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/14-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<p>Çalışanlar zehirli atıkları nehirlere ve okyanuslara atıyor.\nÇalışanlar yemek için inekleri öldürür ve maymunlar üzerinde\ndeneyler yapar.\nÇalışanlar kamyon dolusu yiyeceği çöpe atıyorlar.\nÇalışanlar ozon tabakasına zarar veriyorlar.\nSizin her hareketinizi güvenlik kameralarından seyrediyorlar.\nKira ödemediğinizde sizi tahliye ediyorlar.\nVergilerinizi ödemediğinizde hapse atıyorlar.\nEv ödevinizi yapmadığınızda veya zamanında çalışmaya gelmediğinizde sizi küçük düşürüyorlar.\nÖzel hayatınızla ilgili bilgileri kredi raporlarına ve FBI dosyalarına giriyorlar.\nSize hız cezası fişleri veriyorlar ve arabanızı çekiyorlar.\nStandartlaştırılmış sınavlar, çocuk gözaltı merkezleri ve ölümcül enjeksiyonlar uyguluyorlar.\nİnsanları gaz odalarına götüren askerler de çalışandı,\nTıpkı Irak ve Afganistan’ı işgal eden askerler gibi,\nıpkı kendilerini hedef alan intihar bombacıları gibi -cennette maaşını almayı uman Tanrı’nın çalışanlarıdırlar.</p>\n\n<figure class=\"portrait\">\n<img src=\"https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/2018/09/03/15-tr.jpg\" />\n</figure>\n\n<h1 id=\"bu-kadari-yeterli\"><a href=\"#bu-kadari-yeterli\"></a>BU KADARI YETERLİ!</h1>\n\n<p>Güven fonuna sahip şımarık bir velet olmadığınızı kanıtlamak için</p>\n\n<p>—Bu diğer herkesin harcaması pahasına yapması demek olsa bile!</p>\n\n<p>Bunun dışında kalan her şey sorumsuz, intihara meyilli,</p>\n\n<p>tanrı aleyhine bir günah, fakir ebeveynlerine bir ihanet,</p>\n\n<p>başka bir seçeneği olmayan piçlerin suratına bir tokat,</p>\n\n<p>ve gözetim altında kalma şartlarını ihlâl etmektir-</p>\n\n<p>kendi yolunuzu karşılamak zorundasınız!</p>\n\n<p>Şimdi</p>\n\n<p>oraya geri git</p>\n\n<p>ve</p>\n\n<p>çalışmaya başla!</p>\n\n<p>Şu konuda açık olalım; işi eleştirmek, emeği, çabayı, hırsı ve bağlılığı reddetmek demek değildir. Her şeyin eğlenceli ve kolay olmasını talep etmek anlamına da gelmiyor. Bizi çalışmaya mecbur bırakan güçlere karşı savaşmak zor bir iş. Tembellik; işin bir alternatifi değildir, ancak yan ürünü olabilir.</p>\n\n<p>Sonuç basit; hepimiz kendimize uygun olduğunu düşündüğümüz potansiyelimizden en iyi şekilde yararlanmayı ve kendi kaderimizin efendisi olmayı hak ediyoruz. Hayatta kalmak için bu şeyleri kendimizden uzaklaştırmaya zorlanmak çok trajik ve küçük düşürücü. Bu şekilde yaşamak zorunda değiliz.</p>\n\n<p>Peki eğer hiç kimse çalışmasaydı? Tersaneler boşalır ve montaj hatları bir bocalamaya gülümserdi, en azından kimsenin gönüllü olarak üretmediği şeyleri yapanlar. Televizyonla pazarlama son bulurdu. Zenginlik ve ünvan adına diğerleri üzerinde hakimiyet kuran değersiz bireyler daha iyi sosyal yetenekler geliştirmek zorunda kalırdı. Petrol yayıntısı ve trafik karışıklığı son bulurdu. Kağıt paralar ve iş başvuruları, insanlar tekrar paylaşmaya ve takasa geri döndüğü için, yangın başlatıcı olarak görülürlerdi. Çimenler ve çiçekler kaldırım çatlakları arasından yükselirdi ve en sonunda meyve ağaçlarına dönüşürlerdi.</p>\n\n<p>Ve hepimiz açlıktan ölürdük. Ama biz gerçekten kağıt işleriyle ve performans evrimleriyle geçinmiyoruz değil mi? Para için yaptığımız ve ürettiğimiz çoğu şeyin hayatta kalmakla bir alakası yok ve hayatımıza bir anlam dahi katmıyor.</p>\n\n"
    },
    {
      "id": "https://crimethinc.com/1997/04/11/siyasetin-bok-gibi-sikici",
      "url": "https://crimethinc.com/1997/04/11/siyasetin-bok-gibi-sikici",
      "title": "Siyasetin Bok Gibi Sıkıcı",
      "summary": "Gerçekle yüzleş: Siyasetin bok gibi sıkıcı. Doğru olduğunu sen de biliyorsun. Eğer öyle olmasa, her ağzını açtığında herkes kaçacak delik arar mıydı?",
      "image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/1997/04/11/header.jpg",
      "banner_image": "https://cdn.crimethinc.com/assets/articles/1997/04/11/header.jpg",
      "date_published": "1997-04-11T07:00:00Z",
      "date_modified": "2024-09-10T03:55:59Z",
      "tags": [],
      "content_html": "<p>Gerçekle yüzleş: Siyasetin bok gibi sıkıcı. Doğru olduğunu sen de biliyorsun. Eğer öyle olmasa, her ağzını açtığında herkes kaçacak delik arar mıydı? Neden anarko-komünist tartışma grubuna katılım tüm zamanların en düşük seviyesinde? Neden ezilen işçi sınıfı gözünü açıp da dünyayı kurtarma savaşında sana katılmadı?</p>\n\n<p>Anlaşılan yıllarca onları mağduriyetleri hakkında eğitmeye uğraştıktan sonra şimdi de içinde bulundukları durumdan ötürü onları suçlar hale gelmişsin. Kapitalist emperyalizmin ayakları altında ezilmek istiyor olmalılar, yoksa neden siyasi davanla hiç ilgilenmesinler ki? Neden masa başında it kılı postal tüyü meseleler için çene çalarken, titizlikle düzenlenmiş ve kumanda edilmiş eylemlerde önceden belirlenmiş sloganlar atarken ya da anarşist kitapçılarda vakit öldürürken sana hiç eşlik etmediler? Neden kıçlarını kırıp da Marksist ekonomik teoriyi tüm yönleriyle kavramak için gerekli terminolojiyi hatmetmediler?</p>\n\n<p>Gerçek şu ki: Siyasetin onlar için çok sıkıcı çünkü alakasız ve saçma. Vadesi çoktan dolmuş eylem biçimlerinin -yürüyüşler, elde tutulan pankartlar, mitingler- hiçbir somut değişim yaratamayacak kadar etkisiz olduğunu çünkü statükonun öngörülebilir bir parçası haline geldiğini görüyorlar. Ağzında sakız gibi çiğnediğin Post-Marksist jargonundan tiksiniyorlar, çünkü toplumsal sistemi deşifre eden bir silah değil, aksine salt akademik-entelektüel gevezelik olduğunu bal gibi de biliyorlar. Bütün o “fraksiyon çatışmaları”nın, örgüt içi hiziplerin, incir çekirdeğini doldurmayacak teoriler üzerinde sonu gelmeyen tartışmaların; her gün karşı karşıya geldikleri dünyada hiçbir gerçek değişim yaratamayacağını anlıyorlar. Başa kim gelirse gelsin, kanunda ne yazarsa yazsın, entelektüeller hangi “izm” altında birleşirse birleşsin bunun hayatlarının içeriğinde hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini biliyorlar. Onlar -ve biz, çok iyi biliyoruz ki mevcut bıkkınlığımız bu “siyaset”lerin hiçbirinin hayatlarımızda herhangi bir değişimin anahtarı olamayacağının kanıtıdır. Sanki hayatımız yeterince sıkıcı değilmiş gibi!</p>\n\n<p>Ve bunu sen de biliyorsun. Kaçınız için siyaset bir sorumluluktur? Kalbinizde yapmak istediğiniz milyonlarca şey varken, tamamen zorunluluk hissiyle iştirak ettiğiniz bir şeydir? Gönüllü çalışmaların- bu gerçekten en sevdiğin boş zaman hobilerinden biri mi yoksa yapmaya mecbur olduğun bir iş mi? Neden diğer insanları da bu “gönüllü çalışmalar”da görev almaları için ikna etmek bu kadar zor? Her şey bir yana, içten içe sanki siyaset yapman gerekiyormuş gibi hissettiren bir suçluluk duygusuyla tüm bu “sorumluluk”ları üstleniyor olabilir misin? Bir ihtimal, “gönüllü çalışma”nı renklendirmek için (bilerek ya da bilmeyerek) otoritelerle başının belaya girmesine, kendini tutuklattırmaya gayret ediyorsun: Bir işe yarayacağından değil de, biraz heyecan yaşamak için, gürültü patırtılı eski zamanların romantizmini azcık canlandırmak için. Hiç dini bir ayine, köklü temelleri olan bir mıymıntılığa, sadece statükonun devamlılığını sağlamaya yarayan bir eyleme katıldığını hissettin mi? Hiç gizliden gizliye bu olağanüstü sıkıcı ve durağan “siyasi sorumluluk”larından kaytarmak için can attığın oldu mu?</p>\n\n<p>Kimsenin siyasi mücadelende sana katılmamış olması şaşırtıcı değil. Muhakkak hiç takdir görmese de zor ve ağır bir iş yaptığını, ama nihayetinde birinin bunları yapması gerektiğini düşünüyorsun. El-Cevap: HAYIR!</p>\n\n<p>Gerçekte bu sıkıcı ve mıymıntı siyasetinle hepimizi bunaltıyorsun. Çünkü aslında siyasetten daha önemli bir şey yoktur. Ama kelimenin gerçek anlamıyla siyaset: Kimin eyalet meclisinde vekil olup aynı kararnameleri imzalayacağını ve aynı sistemi muhafaza edeceğini tayin eden Amerikan tipi “demokrasi” ve hukukun siyaseti DEĞİL. “Radikal solla ilişki kurdum çünkü önemsiz detaylarla ilgilenip kılı kırk yarmaya ve ulaşılamaz bir ütopyayla ilgili bir kamyon yazı yazmaya bayılıyorum” anarşistinin siyaseti de DEĞİL. “Yüce dava” uğrunda senden kendini feda etmeni isteyen herhangi bir lider ve ideolojinin siyaseti hiç DEĞİL. Fakat gündelik hayatın siyaseti. Siyaseti (birey olarak) erkek ve kadınların somut, günlük yaşantısından ayırdığın zaman “kel ilgiye kel alaka” bir nitelik kazanır. Bu itibarla siyaset, ancak, ipe sapa gelmez teorilerle uğraşacak kadar imkanı olan varlıklı ve konforlu entelektüellerin elinde oyuncak olur. Siyasete bir “sorumluluk” ve “zorunluluk” hissiyatıyla katılırsan, siyaseti kendi içinde eğlenceli ve maceralı bir oyun değil de sıkıcı ve donuk bir sorumluluk olarak ele alırsan, hayatları yeterince sıkıcı olan insanları da korkutur ve kendinden uzaklaştırırsın. Siyaseti ruhsuz, cansız bir şeye, korkunç bir sorumluluğa dönüştürdüğünde; insanları sırtındaki yüklerden kurtarmak bir yana, insanların sırtına yeni bir yük eklemiş olursun. Ve böylece, siyasete en çok ihtiyaç duyan insanlar için siyasetin içini boşaltır ve anlamsızlaştırırsın. Çünkü herkesin kendi hayatını değerlendirmeye, hayattan ne istediğini ve bunu nasıl elde edeceğini düşünmeye hakkı vardır. Fakat sen onlara siyaseti; sefil, dışa kapalı, amaçsız bir orta sınıf/bohem oyunu gibi gösteriyorsun: Halihazırda yaşadıkları somut hayatla hiçbir bağı bulunmayan amaçsız bir oyun.</p>\n\n<p>Siyasetten ne anlamalıyız? Yiyecek ve barınak elde etmek için yaptığımız faaliyetlerden keyif alıp almadığımızı. Çevremiz, komşularımız ve iş arkadaşlarımızla kurduğumuz günlük ilişkilerden tatmin olup olmadığımızı. Her günümüzü arzu ettiğimiz gibi yaşayıp yaşamadığımızı. Ve “siyaset” salt bu soruların tartışılmasından ibaret olmamalıdır: Aksine şimdi, şu andan başlayarak hayatlarımızı iyileştirmek için harekete geçmek olmalıdır. Başlı başına eğlenceli, ilgi çekici ve neşeli bir faaliyet- çünkü sıkıcı, bunaltıcı ve baskıcı siyasi faaliyetler sadece bıkkınlık, yorgunluk ve baskının sürdürülmesine yol açar. Ertesi gün işbaşı yaptığımızda bize hiçbir faydası olmayacak konular üzerinde saatlerce tartışarak daha fazla zaman kaybedilmemeli. Otoritelerin nasıl başa çıkacaklarını çok iyi bildikleri öngörülebilir ritüel protestolara artık yer yok, potansiyel gönüllülere Cumartesilerini harcamak için hiç neşeli ve ilgi çekici gelmeyen sıkıcı ritüel protestolar yok- açık ve net, bunlar bizi hiçbir yere ulaştırmayacaktır. Bir daha asla, kendimizi “yüce dava” uğrunda feda etmeyeceğiz. Bundan sonra Biz, dostlarımız ve hayattaki mutluluğumuz bizim “dava”mız olmalı!</p>\n\n<p>Siyaseti amacına uygun ve ilgi çekici yaptığımızda, gerisi gelir zaten. Fakat kasvetli, tamamen teorik ve ritüelleştirilmiş bir siyasetten değerli hiçbir şey çıkmaz. Bu; günlük hayatımızda bizimle doğrudan bağı bulunmayan insan, hayvan ve ekosistemlerin akıbetiyle asla ilgilenmeyelim demek değildir. Fakat siyasetimiz somut temeller üzerinde yükselmelidir: Pratik olmalıdır ve neden çaba harcamaya değer olduğu herkes için açık ve net biçimde anlaşılmalıdır, başlı başına eğlenceli olmalıdır. Daha biz hayatımızdan keyif almıyorken başkalarına nasıl faydamız dokunabilir?</p>\n\n<p>Somut olması için bir örnek üzerinden açıklayalım: Öğleden sonra mesai çıkışında, iş yerlerinden israf edilen yemekleri toplayıp değerlendirmek ve karnını doyurmaya parası olmayan muhtaçlara dağıtmak iyi bir doğrudan eylemdir, fakat bunu yapmaktan keyif aldığın sürece. Bunu arkadaşlarınla yaparsan, bunu yaparken yeni arkadaşlar edinirsen, birine aşık olursan, fıkra anlatırsan ya da sadece bir kadının maddi ihtiyaçlarını karşılamasına vesile olmaktan gurur duyarsan, bu iyi bir politik eylemdir. Fakat bir öğleden sonrayı kimsenin okumadığı tabloid bir solcu gazetesindeki köşe yazarının “anarko-sendikalist” sözcüğünü kullanmasına itiraz eden öfkeli bir reddiye yazmakla harcarsan bu hiçbir boka yaramaz, ve bunu sen de biliyorsun. Belki de “siyaset” için yeni bir sözcük bulmanın zamanı gelmiştir, çünkü bu sözün içini o kadar boşalttınız ki, sayenizde “siyaset” artık kulağa küfür gibi geliyor. Artık hiç kimsenin hatırı için hayatlarımızı iyileştirmekten bahsetmeyi bir kenara bırakmamalıyız. Ve size -hiçbir taviz vermediğimiz ve hemen karşılanmasını istediğimiz- taleplerimizi sunuyoruz, çünkü en nihayetinde, sonsuza dek yaşamayacağız, değil mi?</p>\n\n<ol>\n  <li>\n    <p>Siyaseti yeniden gündelik hayatımızla ilgili ve alakalı hale getirin. Siyasi ilgimizin odağı gündelik hayattan uzaklaştıkça bizi daha az alakadar edecek, bize daha sahte ve baskıcı gelecektir, ve iyice bıkkınlık verecektir.</p>\n  </li>\n  <li>\n    <p>Her siyasi faaliyet, kendi içinde neşeli ve ilginç olmalıdır. Daha fazla sıkıcılıkla sıkıcılıktan kaçamazsınız.</p>\n  </li>\n  <li>\n    <p>İlk iki adımı başarıyla tamamlamak için silbaştan yeni siyasi yaklaşımlar ve yöntemler yaratılmalıdır. Eskilerin modası çoktan geçti ve boku çıktı. Belki de hiçbir zaman işe yarar değillerdi ve bu yüzden dünya bugün bu halde.</p>\n  </li>\n  <li>\n    <p>Keyfinize bakın! Sıkılmak için hiçbir gerekçe yok… Ve sıkıcı olmak için de!</p>\n  </li>\n</ol>\n\n<p>“Devrim”i bir oyun yapmak için bize katılın: En yüksek bahisler için oynanan, keyifli ve kaygısız bir oyun!</p>\n\n"
    }
  ]
}